Uydurmacılık ve Kelime Türetme

Prof. Dr. Faruk K. Timurtaş 16.05.2011 4759

B
irçok kimseler bilerek veya bilmeyerek yeni kelime meydana getirmek ile uydurmacılığı birbirine karıştırıyorlar.

Diyorlar kî: “Her dilde uydurmacılık vardır. Yeni kelimeler uydurulur. Dili özleştirme akımına uydurmacılık denmez.” Bu düşünce ve görüş doğru değildir. Bir dilde o dilin yapısına ve gramer kaidelerine uygun olarak yeni kelimeler meydana getirilmesi "Uydurmacılık olmayan" bir harekettir. Bu iş kelime türetmektir. Buna dilbiliminde "kelime yapımı" (kelime teşkili, kelime meydana getirme) adı verilir. Başka dillerdeki yeni kelimeler bu şekilde teşkil edilmektedir. Bu işin uydurmacılıkla bir ilgi ve münasebeti yoktur. Bu yolla yeni kelimeler meydana getirmek Türkçe için de gereklidir ve dilimiz buna çok elverişlidir.

 Türkçede de her zaman yeni kelime ve terimler yapılmıştır, yapılacaktır. Mühim olan nokta bunların dil yapısına uygun olup olmamasıdır. Yeni bir kelime dilin kaidelerine uygun olarak teşkil edilmişse, uydurma bir kelime değildir. Yaşama şansına sahip olarak doğmuş bir kelime demektir. Uydurma kelimeler için Ölçü ise, herhangi bir kaideye bağlı olmamaktır.

Buna dil ilminde "soysuz, piç" kelimeler denir. "Öztürkçecilerin" ortaya sürdüğü birçok kelimelere uydurma damgası vurulması, bu kelimelerin Türkçenin bünyesine uygun olmamasından ileri gelmektedir. Bir kelimenin uydurma olmaması için, kökünün bilinmesi ve ekinin işlek olması gerekir. “Bütün dillerde yeni kelimeler ancak işlek eklerle, bilinen köklerden teşkil eder.” 

Dilimizin gramerini iyi bilmeyen “Öztürkçecilerin” türettikleri kelimeler çoğu zaman yanlış olmaktadır. Bu kelimelere uydurma denmesi işte bu yüzdendir. Yeni meydana getirilen bir kelimenin doğru ve güzel olabilmesi için, yalnız şekil bakımından gramer kaidelerine uygun olması yetmez. Ayrıca ses, mânâ ve mefhum bakımından da doğru, uygun ve elverişli olması icab eder. 

Öztürkçe diye ortaya çıkarılan kelimelerin büyük bir kısmı ya şekil ve ses, veya mânâ ve mefhum bakımlarından yanlıştır. Bunu örnekleriyle açıklamaktayız.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…