Türk'ün Batı'ya Bitmeyen Koşusu

Yılmaz Öztuna 29.10.2011 2737
A
lp Er Tunga’dan bu yana 2.700 yıldır Avrasya’da devletler kurmuş, devletler batırmış bir milletiz. Çin kaynaklarında Türk kelimesi ve ilk Türk hakanının adına ait kayıt Milâd’dan önce 1766 yılına aittir. Günümüzden 3.777 yıl öncesi. Anayurdumuz bugünkü Kazakistan’ın doğu bölgesidir. Fakat Çin’in kuzeyine, bugünkü Moğolistan’a yerleşmişiz. Esas Türk devletini orada kurmuşuz. Hakanlarımız bugün Moğolistan denen ülkenin orta-kuzeyinde, Baykal Gölü güneyinde otururlardı.

Çinliler çoktu. Biz azdık. Binlerce yıl süren bir Türk-Çin mücadelesi geçti. 2.200 yıl önce Çin Seddi, bizim için yapıldı. 439 yılında dağlarla kapalı dar Ergenekon vadisine bile sığındık. 535 yılında Göktürk hakanlığını kurmak üzere Ergenekon’dan çıktık.

Ergenekon, Çin kaynaklarında geçen tarihî bir olaydır. Asla bizden çokluk olan Çin’e yutulmadık. Dirençli bir milletiz. Teşkilât dehamız ve devlet kavramımız emsalsizdir.Göktürkler ve Uygurlar’dan sonra gelen ve hep aynı Açina veya Mete hanedanına mensup bulunan Karahanlılar’dan Satık Buğra Han, 921 yılında Abdülkerim adını alarak "Hanefî" ve "Mâtürîdî" mezheplerinden İslâm’ı Türk Hâkanlığı’nın tek resmî dini ilân etti.

Horasan Erenleri

Önceki asırlarda İslâm âlemine çoktan girmiştik ama, şimdi temel Türk devleti Müslüman olmuştu. Karahanlılar, Kâşgar’da oturuyorlardı. Şimdi gözleri hemen batılarında başlayan İslâm âlemine çevrildi. Batı Türkistan’ı, Mâverâünnehr’i, Semerkand ile Buhârâ’yı aldılar. Bir buçuk asır içinde kuzey- doğudan güney-batıya kaymıştık. Orta Doğu’ya gelmiştik. Mâverâünnehr’e egemen olmuştuk. Bundan böyle bütün tarihî maceramız İslâm dünyası içindedir ve bu dünyanın Doğu Anadolu’da aldığımız sınırlarını Viyana’ya götüreceğiz.

Bütün Türk tarikatlarının pîri olan ve Türkistan’ın tamamının Gök Tanrı’dan Allah’a geçişinde hâkim rol oynayan Hoca Ahmed Yesevî’nin Horasan Erenleri denen müridleri, devamlı, batıya akan Türk’ün manevî rehberleri sıfatıyla birlikte geliyorlardı. Yesevî’nin adını taşıdığı Yesi veya Türkistan şehri, Sır Deryâ boyunda, bugünkü Kazakistan’ın güneyindedir.

Yunus Emre ise Karaman ilinde ve Sakarya boyunda... Yesevî, Yunus’un şeyhinin şeyhinin şeyhidir. Mevlânâ ise aynı yıllarda, Güney Türkistan’ın Belh şehrinden gelip Konya’ya yer leşmiştir. Hacı Bektaş Veli keza Horasan erenlerinin en büyüklerindendir.

Boğazlara Dayandık

1040 yılında büyük hâkanlık tahtına oturan Selçukoğulları, bizi Batı Türkistan’dan aldılar. Horasan ve İran’ı aşırtarak 1071’de Anadolu’ya soktular. 1071’de Malazgirt’te dünya tarihinin akışını değiştirdik. Doğu Anadolu’nun ucunda idik. 1074’de Türkiye devletini, İznik taht şehri olmak üzere Marmara’nın, Boğazlar’ın yanı başında kurduk. 3 yıl içinde Malazgirt’ten Üsküdar’a gelmiştik. Türkiye devletinin kurucusu ve ilk devlet başkanımız Anadolu Fâtihi -Selçuklu prenslerinden Sultan Süleyman Şâh, Üsküdar’dan karşı yakadaki Ayasofya kubbesini seyretti... Avrupa ayağa kalktı ve haydi Haçlı Seferleri...

Bütün Avrupa, Bizans imparatoru, Almanya imparatoru, Fransa kralı, Anadolu topraklarında idi. Çeyrek asırlık Türkiye devleti idik ve Türkistan’dan henüz çok fazla Türk gelmemişti. Tası tarağı toplayıp Türkistan’a mı döndük?... Yoo... Birinci, İkinci ve Üçüncü Haçlı seferlerinin cehennemî, müttefik Avrupa ordularına karşı bizi sırasıyla Süleyman Şâh’ın oğlu Birinci Sultan KılıçArslan, onun oğlu Birinci Sultan Mes’ud ve onun oğlu İkinci Sultan Kılıç Arslan savundu. Haçlılar’ın nefesi kesildi. Bizi Anadolu’dan atamadılar.

Devletimizin adı Avrupalılar’a göre daha 1090 yılında Turchia (Türkiye) idi. Bu adı bize Avrupalılar o tarihte verdi. Biz vermedik. Biz kendimize Selçuklu Devleti diyorduk.

Sürekli Batıya Doğru

840 yılında Baykal Gölü’nün güneyinden, Doğu Sibirya eteklerinden, Uzak Doğu’dan ayrıldıktan sadece 234 yıl sonra Üsküdar’da, Boğaziçi’nde idik. Elhamdülillah Karadeniz’e, Ege’ye, Akdeniz’e çıkmıştık. Açık denizlere erişmiştik. Sürekli batıya giderek, arkamızdaki köprüleri yıkarak, İslâm kılıcını elimize alarak, devlet kurmak azmiyle Anadolu’ya gelmiştik.

Malazgirt galibi Sultan Alp Arslan’ın oğlu Sultan Melik Şah, Karadeniz ve İskenderun Körfezi’nde Akdeniz’e ilk ulaştığı iki seferinde, kılıcını çekip bu denizlerin sularına daldırmış, oracıkta şükür namazına durmuştu. Milletinin geleceğini değişmilleti idik. Avrupa’nın yanı başında idik. Şüphesiz Avrupa’ya bin yıl önce dalmış, nice devletler kurmuştuk. Ama şimdi, "Devlet-i Ebed-Müddet"’i kurmak Anadolu’yu anayurt tutmak üzere buralarda idik. Geçip gitmeyecektik... Osmanlı Türkleri sıfatımızla da sürekli batıya gittiğimizi, denizlerde Cebelitarık’tan Atlantik’e intikal ettiğimizi hatırlatmakla yetiniyorum.

1402’de taht şehrimizi Bursa’dan Edirne’ye ve 1453’te İstanbul’a getirdik. Tam bir Avrupa devletiyiz. 1683’ten bu yana Avrupa, gerçi bizi güneydoğuya sürmek için asırlık mücadelesine başladı. Ama Avrupa devleti sıfatımıza halel gelmedi.

Adriyatikten Çin Seddi'ne

Peki Adriyatik’ten Çin Seddi’ne sloganı yanlış mı idi? Hayır! Hem doğru, hem bize lâzımdır. Zira Türk dünyasının sınırlarını işaret ediyor. Kardeş kavimlerin her türlü yaklaşımını önlemek, tarihin en kaba metodlarına başvurulsa bile, mümkün değildir. Biz, Avrupa ile doğumuzda uzanan Türk, hattâ güneyimizde uzanan İslâm âlemi arasında gerçek köprüyüz. Ama Türkiye olarak, biz Avrupalı’yız. Türk ve Müslüman Avrupalı’yız. Biz olmadan Avrupa, coğrafya bakımından yoktur. Tarih bakımından hiç yoktur.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür