Türkler'in Anadolu'ya Yerleşmelerinin Türk ve Dünya Târihi Bakımından Önemi

Fehamettin Başar 29.01.2013 6166
T
ürk târihinin en önemli dönüm noktalarından birisi de hiç şüphesiz Anadolu’nun Türkler tarafından fethedilerek burasının yeni bir Türk vatanı hâline getirilmesidir. Bu büyük târihî hâdise yalnız millî târihimiz bakımından değil dünyâ târihi bakımından da büyük neticeler doğurmuştur. 

Türkler Anadolu’nun târihinde yeni bir devir açmışlardır. Daha, Büyük Selçuklu devleti kurulmadan önce Çağrı Bey kumandasındaki Oğuzlar 1018 yılında Doğu Anadolu’ya bir nevî keşif seferi yapmışlardır. Büyük Selçuklu devletinin kurulmasından sonra ise şuurlu ve düzenli bir şekilde fetih hareketi başlamıştır. Çok kısa sürede Doğu Anadolu’nun büyük bir kısmı fethedildiği gibi Türk akıncıları Marmara kıyılarında görünmeğe başladılar. 

26 Ağustos 1071 Cuma günü Sultan Alpaslan’ın Bizans’a karşı kazandığı Malazgirt zaferi Anadolu’nun kaderini kesim olarak tâyin ediyordu. Bu büyük zaferden sonra Anadolu’da bir çok Türk beyliği kurulmuş, bunlardan daha önemlisi ise Anadolu’nun batı ucunda Bizans İmparatorluğu’nun batı ucunda Bizans İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’un yakınında İznik merkez olmak üzere Türkiye Selçuklu devleti kurulmuştur. 

Anadolu’nun Selçuklular tarafından fethinin başlıca iki mânâsı vardır:


1- Bu fetih neticesinde İslâmlık İspanya’da gerilerken, Anadolu’da ve Balkanlar’da yeni ülkeler kazanmıştır.

2- Bu fetihler neticesinde Anadolu’da, ana vatandan binlerce kilometre uzakta yeni bir Türk vatanı meydana gelmiştir. Târih boyunca birbirinden çok uzak coğrafî sahalarda aynı zamanda bir çok siyâsî teşelkürler kuran Türkler’in XX. asırda sâdece bu yeni vatanda müstakil bir devlete sâhip olmaları, bu fethin ne derecede mühim olduğunu ve fetih sâyesinde elde edilen Türk vatanının ehemmiyetini göstermeye kâfidir.

Bu ehemmiyetten başka Anadolu, dünyâ târihinin tanıdığı üç büyük imparatorluktan biri olan Osmanlı İmparatorluğu’nun doğup gelişmesine imkân hazırlaması bakımından da önemlidir. 

23-24 Mayıs 1040 târihindeki Dandanakan savaşı ile devlet olarak ortaya çıkan Selçuklular kısa zamanda Batı’ya doğru yayılmaya başlamışlardır. 

Bizans Üstünlüğünü Kaybetti

Sultan Alparslan’ın 26 Ağustos 1071 târihinde kazandığı Malazgirt savaşı Anadolu’yu Türk’e yurt yapan zaferler serisinin ilki idi. Türk orduları Malazgirt’ten sonra 1072’de Kayseri’de, 1073’te Paflagonya’da, 1074 yılında Antakya’da kalabalık Bizans ordularını yenilgiye uğratmışlardır. Türkler’in Anadolu’yu fethi ile Bizans’ın Anadolu’daki hâkimiyeti kalkmıştır. Yine Anadolu’nun Bizans’ın elinden alınması ile bu devletin gerileme devri başlamıştır.

Anadolu’nun Türk yurdu hâline gelmesi neticesinde Bizans İmparatorluğu’nun batı devletleri üzerindeki üstünlüğü de ortadan kalkmıştır. Nitekim Türkler’in Anadolu’da ilerlemeleri üzerine Batı devletleri harekete geçmiş ve bu Türk fetihlerini durdurmak için I, II ve III. Haçlı seferlerini açmışlardır. Batıdan gelen ve Bizans kuvvetleriyle birleşen bu haçlı ordularına karşı Türkler Anadolu’yu ve İslâmiyeti müdâfaaya devam etmişlerdir.

 Anadolu Selçuklu Sultan I. Mesûd 1146 yılında Konya’da Bizans ordularını, 1147 yılında da II. Haçlı ordusunu Eskişehir yakınlarında mağlûp etmiştir. Ancak Bizans imparatorları Anadolu’yu Türkler’den geri almak için çalışıp durmuştur. Nihâyet 17 Eylül 1176 târihinde Bizans İmparatoru Manuel ile Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan arasında yapılan Myrıokefalon-Karamıkbeli savaşında da Türkler büyük bir başarı kazanmışlardır. Bu mağlûbiyetten sonra Bizans’ın Anadolu’yu yeniden fetih ümitleri tamâmen ortadan kalktı. I. Haçlı seferinden sonra devâm eden Bizans ilerlemesi bu savaşla durdurulmuş, Türkler için Anadolu’daki mücâdele kesinlik kazanmıştır. 

Bu savaş Anadolu’daki Türk hâkimiyetinin dünyâya ilânıdır. Bu savaş Bizans İmparatorluğu’nun dünyâ devletleri arasındaki yerini daha da sarsmıştır. Bizans İmparatorluğu’nun batıdaki üstünlüğü artık kalmamıştır. Bunun sonucu olarak da Batı devletleri birleşerek 1204 yılında Bizans’ın taht merkezi İstanbul’u ele geçirerek bir Lâtin devleti kurmuşlar.

Mynokefalon (Karamıkbeli) zaferi Türkiye Selçuklu sultanlığına İslâm âleminde ve Batı Hıristiyan dünyâsında büyük itibâr kazındırmıştır. 

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür