Türkler Ata Yurdu Orta Asya'dan Anadolu'ya Nasıl Geldiler?

Yılmaz Öztuna 03.12.2011 6402

Orta Asya’nın neresinden Anadolu’ya geldik?

1
071 Malazgirt muharebesiyle Anadolu’yu Bizans’tan fetheden ve Türk’ün ikinci anayurdu hâline getiren Selçuklular’ın yurdu, Aral gölü kuzeyi ve Aral ile Hazar arasında Üst Yurt denen bölgededir. Burası bir milyon kilometrekareye yakın bir bozkırdır.

Bugünkü Kazakistan’ın güneybatı bölgesidir. Burada Türkler’in Oğuz denen ve en büyük boyu, çok daha doğudan, bugünkü Moğolistan topraklarından gelerek bir devlet kurmuş ve Gök Tanrı dinini bırakarak Müslüman olmuştu.

Selçukoğulları denen ve Dünya tarihinin akışını değiştiren ulu hânedan, bu Oğuz devleti içinde Kınık boyunun beyleri idi. Aynı zamanda irsî olarak devletin sübaşılık denen ordu komutanlığını ellerinde tutuyorlardı. Selçukoğulları, yabgu titrini taşıyan Oğuz hükümdarı ile anlaşmazlığa düştüler. Oğuzlar’ın peşlerine taktıkları kısmı ile Sır Deryâ nehrini güneye doğru atlayıp Mâverâünnehr’e geçtiler. Oradan Horasan’a ilerlediler. 1040 yılında Türk büyük hâkanlık tahtı, Selçukoğulları’ndan Sultan Tuğrul Bey’e geçti.

Açık denizlere çıktık

Bugünkü İran’ı, Irak’ı, Kafkasya’yı da fetheden Selçukoğulları’nın Oğuzları, Anadolu’ya girdiler. Sultan Tuğrul Bey’in yerine geçen yeğeni Sultan Alp Arslan, Malazgirt’te Bizans ordusunu yok ederek Anadolu’nun fethini hazırladı.

Sultan Alp Arslan’ın yerine geçen oğlu Sultan Melik-Şah, önce Kafkasya’da Karadeniz’in doğu kıyılarına ulaştı. Kılıcını ordusunun gözleri önünde Karadeniz sularına batırıp çıkardı. Cenâb-ı Hakk’a şükretti.

Sultan Melik-Şah, birkaç yıl sonra Suriye’de Akdeniz’in doğu kıyılarına ulaştı. Kılıcını ordusunun gözleri önünde Akdeniz sularına batırıp çıkardı. Cenâb-ı Hakk’a şükretti.

İlk Defa Donanmalar Kuruldu

Selçuklular, hem Karadeniz’de, hem Akdeniz’de bir ara Ege Denizi’nde (Çaka Bey) ayrı donanmalar kurdu. 11. asrın son yıllarıdır. Türklerin daha önceki tarihlerinde aslâ donanma diye bir şeyi yoktur. Ne yapmışlarsa çok kudretli orduları ile yaptılar. Donanma sahibi tek Türk devleti Selçuklu-Osmanlı yani Türkiye devletidir.

Bu suretle Türkler, 840 yılında bugünkü Moğolistan’dan, yaşlı gözlerle ebediyen bıraktıkları tarihî başkentleri Ötüken’den ayrılıp 1074’de İznik’e ve Üsküdar’a geldiler. 234 yıllık muhteşem bir yürüyüştür. Daima ve hiç hedef şaşmadan batıya doğru gitmişlerdir. Sonra açık denizlere, Atlas ve Hind Okyanusları’na, hatta Açe’de Pasifik’e çıktılar.

Dünya Tarihinin Akışı Değişti

Bizans, Anadolu’yu bırakıp Balkanlar’a ve Güney İtalya’ya çekildi. Türk’ü açık denizlerden atmak için Haçlı Seferleri başladı.

Aynı zamanda 1056’dan itibaren İslâm dünyasında 4 asırdan fazla süren Arap üstünlüğü dönemi yerini 9 asra yakın sürecek olan Türk üstünlüğü dönemine bıraktı. Hilâfet Türk himayesine geçti. Abbâsî halifelerini artık -önce Bağdad, sonra 1516’ya kadar Kahire’de- Türk hükümdarları tayin etmeye başladılar ve halifelik kurumunu sadece rûhânî bir sembol hâline getirdiler.

Malazgirt’ten sonra Sultan Alp Arslan ve yerine geçen oğlu Sultan Melik-Şah, Anadolu’nun fethi için kuzenleri Selçuklu prenslerinden Kutalmışoğlu Süleyman-Şah’ı görevlendirdiler. Süleyman-Şah, Anadolu’yu 3 yılda fethetti. 1074 yılında Sultan Melik-Şah, Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurulmasına izin veren tarihî fermânını kuzeni Süleyman-Şah’a gönderdi. Taht şerhi İznik olmak üzere (sonra Konya’ya götürüldü) Türkiye Devleti kuruldu. Anadolu Fâtihi Selçukoğlu Birinci Sultan Süleyman-Şah, Türkiye devletinin ilk hükümdarı oldu.

Yeni kurulan devlete Avrupalılar hemen o yıllarda Turchia yani Türkiye dediler. Bu imparatorluğa, sahipleri olan Selçuklular ve onların halefi Osmanlılar, hânedânın adıyla Selçuklu ve Osmanlı dedikleri hâlde Avrupa dillerinde bu devlet için 11. Asrın sonlarından 1922’ye kadar çok daha fazla Türkiye (Turquie, Turkey, Türkei vs.) kullanıldı.

İstanbul Dünya'da İki Kıtada Tek Başkent

Başkent 1402’de  Bursa’dan Edirne’ye ve 1453’de İstanbul’a taşındı. İstanbul, iki kıt’a üzerinde kurulan bütün dünyanın tek şehridir. Başka iki kıt’a üzerinde hiçbir şehir yoktur. Osmanlı İmparatorluğu kendisini, Asya ve Afrika kıt’alarında da geniş ülkeleri olan bir Avrupa devleti olarak gördü. Avrupa, Osmanlı İmparatorluğunu bu şekilde bir Avrupa devleti olarak kabul etti. Bütün 15-20. Asırlar Avrupa yayınlarına bakılabilir.

1856 Paris Andlaşması, Osmanlı Devletini resmen 7 Avrupa büyük devletlerinden biri olarak kabul etti (ve Avrupa dışında hiçbir devleti büyük devlet olarak kabul etmedi. Birleşik Amerika ile Japonya’nın büyük devlet statüsünde tanınması 19. Asrın sonlarındadır).

Bu iki kıt’alı devletimiz, Şark dediği Asya ile ilişkilerini hiç gevşetmedi. Ama Garb dediği Avrupa’ya ağırlık verdi. Ötüken’den Viyana’ya, sürekli batıya doğru giderek ulaştığını hiç unutmadı.


 

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür