Türkistan'nın Tarihî Türk Şehri Göktepe'de Rus Faciası

S.Necibullah Yıldırım 05.11.2012 5129
G
öktepe, bugünkü Türkmenistan’ın kuzeybatısında tarihî bir Türkmen şehridir. Ruslar, bu kaleyi alarak bütün Türkistan’a hâkim olmak istiyorlar ancak üstün silah güçlerine rağmen bir türlü ele geçiremiyorlardı.

    1877–1878 Osmanlı-Rus savaşı yani 93 harbi, Osmanlı Devleti’nin tarihinde karşılaştığı en büyük mağlubiyet ve felaketlerden biridir. Rus kuvvetleri doğuda Erzurum’a, batıda İstanbul’da Yeşilköy’e dayandılar. Bu büyük felaket, Osmanlı Devletinin yıkılışının başlangıcı olduğu gibi, bütün Türkistan’ın işgalinin de başlangıcı olmuştur.

    Göktepe’yi düşüren Ruslar, daha sonra bütün Türkistan’ı işgal ettiler.

     Osmanlılar Savaşı Kaybedince…

   
1877 baharında Kızıl-Arvat’a kadar ilerleyen Rus orduları, o sırada 1877–1878 Osmanlı Rus harbinin başlaması üzerine Osmanlılarla savaşmak için Kafkasya’ya geri çekilince, Türkmenler kısa bir nefes alma fırsatı buldular. Ancak bu savaşı Osmanlıların kaybetmesi üzerine Rus orduları daha yüksek moral ve takviye birlikler ile Hazar Denizi’nin doğusuna geçmeye başladılar.

    1879 yaz aylarında Rus orduları, Türkmenistan topraklarında doğuya doğru ilerlemeye başladı. Türkmen topraklarını işgal ile görevlendirilen bu ordu; topları, mitralyözleri ve seri ateş eden modern tüfekleriyle büyük bir silah üstünlüğüne sahipti.

    Türkmenlerin ellerindeki yegâne silah ise kendi imalâtları olan doldurma tüfekleri ile bellerindeki kılıçlardan ibaretti. Bu sebeple Türkmen birlikleri, üstün ateş gücüne sahip Rus orduları karşısında tutunamayarak bölgedeki tek müstahkem mevki olan Göktepe kalesine kadar çekildi.

     Bozgun!

   
9 Eylül 1879 sabahı Göktepe’ye taarruz eden Ruslar, ağır topçu ateşi altında Türkmenlere çok büyük zâyiat verdirdiler. Akşama kadar devam eden topçu ateşi altında özellikle sivil halk, yaşlılar, kadınlar ve çocuklardan büyük kayıplar verildi.

    Ancak akşamüzeri son bir taarruz ile kale surlarını geçerek Türkmenlerle göğüs göğse savaşa giren Rusları acı bir sürpriz bekliyordu. Çünkü büyük bir vatan sevgisine ve ayrıca yakın dövüş kabiliyetine sahip olan Türkmenler, bu göğüs göğse muharebede Ruslara büyük kayıplar verdirerek bozguna uğrattılar. Ruslar bu beklenmeyen mağlubiyet karşısında sadece Göktepe kalesini terk etmekle kalmayıp, Hazar Denizi’ne kadar da geri çekildiler.

    Ruslar Yeniden İlerliyor!

    Fakat ertesi yıl Rusya hem ordu komutanını ve hem de önceki yıl Türkmenlerle göğüs göğse savaşta büyük bir moral çöküntüsü yaşamış olan askerlerini değiştirerek daha büyük çaptaki yeni birlikler ve yeni bir komutan ile Hazar Denizi’ni geçerek Türkmen topraklarında tekrar ilerlemeye başladı.

    Türkmenler, Rus ordusunu yine Göktepe kalesinde karşıladı. Ancak bu defa Rus ordu komutanı, Türkmenlerle yakın savaşı göze alamadı ve uzak mesafeden kale duvarlarının dibine kadar kanallar açtırıp kalenin etrafına ve duvarların altına çok sayıda mayın döşetti.

     Göktepe Düşüyor, Facia Başlıyor…

   
Rus ordusunun yakın savaşa girmeyeceğini ve kaleyi işgal etmek için yapılan hazırlıkları anlayan Türkmenler, 1881 Ocak ayında zaman zaman kaleden çıkarak yaptığı hücumlarla Rus birliklerine ağır kayıplar verdirmeye başladılar.

    Bu arada kalenin altına mayın döşeme işlemini tamamlayan Ruslar, 29 Ocak günü Türkmenlerin Aşkabat’a çekilmesini önlemek için Göktepe kalesinden Aşkabat’a bağlanan yolu da süvari birliklerine kestirdikten sonra, kesif bir topçu ateşi başlattılar. Akşama kadar top ateşi altında perişan olan kale, akşamüzeri, daha önce yeraltından döşenen mayınların da art arda patlamasıyla feci bir katliama sahne oldu.

    Bu arada top ateşi ve mayın patlamalarından kurtularak Aşkabat’a doğru kaçmakta olan kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan halk, önceden yolu kesen Rus askerlerinin mitralyöz ateşi altında bir başka katliamın kurbanı olurken, Göktepe kalesinin yiğit savunucuları da son nefeslerine kadar mücadele ederek şehit düştüler.

    Tarihin kaydettiği bu en haksız, en adaletsiz ve en namertçe savaşta Rusların kaybı 300 kişiyi bile bulmazken, Türkmenler 6500 kişisi kalenin müdafaasında ve 28.000 kişisi de Aşkabat yönüne çekilen halka uygulanan katliamda olmak üzere toplam 34.500 kişilik bir can kaybı verdiler.

    Göktepe’nin düşmesinden sonra Aşkabat’a kadar rahatça ilerleyen Rus orduları 1884 Ocak ayına kadar Türkmenistan topraklarının tamamını işgal etti.


İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür