Türkistan’ın Büyük Dava Adamı Dr. Baymirza Hayit’in Hazin Vatan Ziyareti

Prof.Dr. Ayfer Kaynar 19.11.2020 1484
P
resim

rof. Dr. Ayfer Kaynar ve yakın dostları  Dr. Baymirza Hayit ile   Özbekistan’a  birlikte yaptıkları seyahatte karşılaştıkları hazin vakayı aşağıdaki makalede okuyacaksınız:

Dr. Baymirza Hayit’in vatan hasreti, Sovyetlerin dağılma sürecinden sonra Özbekistan Yazarlar Birliği Çolpan ödülüne layık görülmesiyle son buldu. Ayrılışından 50 yıl sonra vatana dönüş, doğduğu topraklara kavuşmak onun hayatındaki sarsıcı dönüm noktası oldu.

Uçakta son derece heyecanlıydı. Aklından neler geçiyordu bilinmez ama herhalde karışık duygular içindeydi. Toprağa ayak basınca eğildi ve toprağı öptü. Taşkent havaalanına iner inmez etrafımızı devlet yetkilileriyle sarılmıştı bile! Resmi davetler, toplantılar kendisine gösterilen izzet ikram sanki geçen yılların telafisi gibiydi.

Taşkent’teki protokol ziyaretlerinden sonra nihayet Baymirza amcanın doğduğu yerlere, Fergana vadisine ulaştık. Tam bir Türk köyü! Dediğine göre evi aynı duruyormuş hatta okulu bile! Aile çok sıcak karşıladı. Torununun sünnet düğünü için beklemişlerdi. Köyde davul-zurna (Kenney Sünney) çalınarak dostlar davet edildi, pilavlar pişti.

Bu arada Baymirza amca sürekli Türkistan fikrini vurgulayan konuşmalar yapıyor halk da heyecanlanıyordu. Ama uzun sürmedi, bu istihbarat, kraldan fazla kralcılar tarafından ilgili yerlere ulaştı ve “bize derhal Özbekistan’ı terk edin” haberi geldi. Ne olduğunu anlayamadan etrafımızdaki bütün yetkililerin yok olduğunu fark ettik. Haberi aldığımız günün akşamüstü Fergana’dan Taşkent’e hayatlarımızdan endişe ettiğimiz çok zorlu çok uzun ve çok tehlikeli bir yolculuğa çıktık.

Şehre ulaştığımızda gün ağarıyordu. Sabahın alacasında Baymirza Hayit’in Taşkent’in bir meydanında bir taşın üstüne çöküşünü unutamam. Vatandan ikinci kere, hem de bu şekilde ayrılmak çok ağır gelmişti! Biraz bekledik ama artık hızla gerçekler dönme zamanıydı. Biletlerimizi değiştirdik ve ertesi sabah İstanbul’a döndük.

Baymirza amca ve Ruth teyze yakın dostları Aksüyek ailesinin misfiri olarak Kumburgaz’daki yazlıklarında kendilerine gelmeye çalıştılarsa da bu hadise, Baymirza Hayit açısından hayatındaki üçüncü kırılma noktası olmuştur. İlki vatandan ayrılışı, ikincisi ise –doğumundan haberinin olmadığı– oğlu Bekmirza ile bizim evdeki ilk ve son görüşmesidir.

Davetimizle İstanbul’a gelen Bekmirza’yı Baymirza amca ile ve Sirkesi garında karşıladık. Bu karşılaşmayı düşünmek bile gözlerimin dolması için yeterli. Yaşadıkları derin acıların ruhlarında açtığı, artık kabuk tutmuş derin yaralarıyla, iki yetişkin insanın, bir baba oğulun karşılaşması ancak sessiz ve uzun bir kucaklaşmaydı. Bu trajediyi başka türlü aşmaya, hiç kimsenin gücü olmadı.

İki hafta boyunca koskoca adam bir küçük çocuk gibi babasının yanında uyumak istedi. Bu öyle bir iki haftaydı ki Baymirza amca  o sevgi dolu sıcak kişiliği ile geçen yılları telafi etmek için adeta çırpındı. Onun sağlık problemleriyle ilgilendi. Ne yazık ki yıllar sonra varlığını öğrendiği ve tanıdığı iki haftalık oğlu, İstanbul’dan hepatite bağlı karaciğer kanseri teşhisiyle ayrıldı. Kara tren giderken Bekmirza neredeyse yarı beline kadar sarkarak son defa babasını görmeye çalışıyordu.

 

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür