Türkistan'da Tarihi Bir Türk Şehri: Merv

Dr. Mehmet Can 22.10.2012 6997
B
ugünkü Türkmenistan’ın toprakları içerisinde bulunan Merv şehri, Türk - İslam tarihinin en önemli kültür ve medeniyet merkezlerinden biri olarak tanınmaktadır Merv'de. Hoca Yusuf Hemedâni hazretleri gibi büyük evliyalar ve Harezmi gibi pek çok büyük âlimler yetişmiştir.

Merv tarihte iki büyük felaketle karşılaşmıştır:

1221 yılındaki Moğol istilası Merv’in hayatını yaklaşık 200 sene geriye itmiştir. Moğollar Merv’de yüz binlerce insan öldürmüştür. Çoluk- çocuk ile birlikte 300-400 sanatkâr da esir olarak götürülmüştür. Merv şehri tamamen yıkılmıştır. Bundan sonra şehir bir daha eski haline ulaşamamıştır.

Merv İkinci olarak da 1884’te Rusların eline geçmiştir. Çarlık Rusyasının yıkılmasından sonra ise Sovyet Rusya’nın Komünist idaresi altına girmiştir. Komünizim zamanında da pek çok cami ve türbe yıkılmıştır.

Merv bugün ise 1991 senesinde bağımsızlığına kavuşmuş olan Türkmenistan devletinin bir ilidir. 

Merv tarihte kütüphaneleri, türbeleri ve kaleleri ile ünlü bir şehir idi. Şimdi bunlara bir göz atalım:

Kütüphaneler

Tarihte Merv’in çok zengin kütüphaneleri vardı. Bu kütüphanelerde binlerce kitap bulunmaktaydı. Meşhur Arap seyyahı Yakut Merv’deki kütüphanelerden şöyle bahsetmektedir:

“ Ben Merv’den  1219 yılında ayrıldım. O devirde Merv en parlak çağını yaşamaktaydı… Ben Merv’den ayrıldığımda orada on tane çok zengin kütüphane bulunmaktaydı. Ben camide bulunan iki kütüphaneden bahsetmek istiyorum. Bunlardan birisi ‘Aziziye’ kütüphanesidir. Bu, Sultan Sencer’in muhafızlarından ‘Aziz-Al-Din Ebu’ Bekir Atik Al-Zincâni Reyhâni’nin ismi ile ilgilidir. Bu kütüphanede 12.000 cilt civarında kitap bulunmaktadır. Öteki kütüphanenin ismi ‘Kemâliye’ dir. Bu Nizam al- Mülk al- Hasan İbn İshak’ın yaptırdığı kütüphanedir. ‘Samani’nin ismini taşımakta olan iki kütüphane daha vardır. Ayrıca ‘Amidiye’ ve ‘Ömeriye’ kitaplıkları, ‘Mecel Mülk’ ün kütüphanesi de mevcut idi. Benim evimde o kütüphaneden ödünç alınan kıymetli 200 dinarı aşan kitapların iki yüzden fazlası bulunmaktaydı”

Türbeler

Merv’de pek çok cami ve türbe de  Moğollar ve Komünizm zamanında yıkıldı. Sadece Sultan Sencer türbesi günümüze kadar gelebildi. Türbeyi ziyaret eden  Doç. Dr. Yüksel Sayan, türbenin ihtişamını şöyle dile getiriyor:

“Türbe koca bir harabeliğin ortasında zamana inat, hala bütün ihtişamıyla dimdik ayakta durmakta. Şehrin uğradığı bunca felakete rağmen bu yapının böylesine ayakta kalması şaşırtıyor insanı. Fakat yaklaşınca bu binanın ayakta kalmasının tesadüf olmadığı kolayca anlaşılıyor. Zira yapı muhteşem bir mimarlık ve mühendislik eseri olduğunu hemen fark ettiriyor. 5 m kalınlığındaki duvarları ve ince bir statik hesabıyla onun üzerine oturtulan, içten kaburgalı (Nervürlü) 17 m çapındaki kubbesi böyle bir direnişin belki ilk ip uçlarını ele veriyor. Türbe bu özellikleriyle sanat tarihi çevrelerinde yalnız Merv’in değil aynı zamanda 12. yy İslam dünyasının en önemli mimari anıtı  olarak kabul edilmektedir.

Sultan Sencer’in 1153’de oğuzlara esir düşmeden önce kendisi için yaptırıp “ Ahiret evi ” anlamında “ Dar’ül ahiret ” adını verdiği bu türbe duvarında Serashlı mimar Muhammed bin Atsız’ın imzasını taşıyor. 13. yüzyılın coğrafyacısı Yakut türbenin turkuaz renkli çinilerinin bir günlük yoldan göründüğünü söylüyor. Yazık ki dış kubbenin tamamen yıkılması ile onlardan eser kalmamış.  Aynı şekilde etrafında yer alan ve belki devrinin en büyük külliyesini oluşturan yapılarda zamana ve olaylara yenik düşmüşler. Son yıllarda Türkiye devleti ecdada ve tarihe olan vefasını bu türbeyi restore ettirerek göstermek istemiş ve yapının restorasyonunu 2004 yılında tamamlamıştır.”

Sultan Sencer’in türbesi Türk mimarlık sanatının eşsiz örneklerindendir. Türbenin yapımında kullanılan metod Avrupa’da ancak 300 yıl sonra kavranılmış ve uygulama alanına koyulabilmiştir. Yani Sultan Sencer’in türbesinde kullanılan yöntem 300 yıl sonra Rönesans mimarı Flippo Brunellesko tarafından “ Santa Maria” kulesinin yapımında kullanılmıştır.

Kaleler

Merv aynı zamanda da bir kaleler şehridir. Günümüzde “Erk Kale”, “ Sultan Kale”, “ Şehriyar Kale”, “ İskender Kale”, “ Şayım Kale” ve  “ Abdullah Han”, “ Bayramali Han” gibi yeni Merv kalelerine bakıldığında ister istemez insanı tarihin derinliklerine götürmektedir. Gerçekten de bu dev eserleri ziyaret edipte hayran kalmamak imkânsızdır. Fransız arkoloğu Prof. Paul Benart bu dev kaleler karşısında dehşete düşmüş olanlardan birisidir. Kalenin üstüne çıkıp etrafı gözetleyen Prof. Bernart ıslık çalarak “muazzam” demekten kendini alamamıştır. 

Kaynak:  -Dr. Güçmurat Soltanmurat: Bilig. – Eski Merv Çevresine Kültür Felsefesi
             Açısından Bir Bakış                                                                                     
             - Doç. Dr. Yüksel Sayan- Merv Seyahati

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür