Türkistan'da Muhteşem Türk Mimarisi

Numan A. Ünal 14.10.2009 4423
A

ta yurdumuz büyük Türkistan, bir zamanlar ilim, irfan ve medeniyet merkezi idi. Dünyanın en büyük âlimleri burada yetişti, en kıymetli kitaplar burada yazıldı.

  Türkistan’da ecdâdımız ilimde olduğu gibi mimaride de dünya şaheserleri meydana getirdi. Orta Asya’nın sert iklim şartlarına, zelzelelere, harplere ve Sovyetlerin kasdî yıkımlarına rağmen, halen pek çok muhteşem Türk mimarî eseri camiler, medreseler, türbeler, ayaktadır. Her biri güzellikleri, ihtişamları ve zerâfetleri ile görenleri şaşırtmaktadır.

  Komünist rejimin dağılmasından sonra Türkistan’da ilk defa Türk mimarî eserlerini araştıran, Doç. Doç. Dr. Yüksek Mimar Gözde Ramazanoğlu olmuştur. Orta Asya’nın zor iklim ve tabiat şartlarında  Gözde Ramazanoğlu çok büyük bir azim ve gayret göstererek, pek çok zorluklara katlanarak, tarihî Türk mimarî eserlerini büyük bir dikkat ve titizlikle incelemiştir.

  Yüksek Mimar Gözde Ramazanoğlu, araştırmaları sonunda hazırladığı ve Kültür Bakanlığı’nca neşredilen “Orta Asya’da Türk Mimarîsi” isimli eserinde özetle şunları ifade ediyor:

  “Eserleri gördükçe hayretler içinde kaldık. Mimarlık Fakültesi’nde, Sanat Tarihi’nde görmediğimiz, öğrenmediğimiz tablolarla karşılaştık. Sanat Tarihi, Mimarlık Tarihi, Türk Sanatı Tarihi’nde de görmemiştik. Ama buralar kapalı bir kutu idi, rejim (komünist) müsaade etmezdi.

Onlar da Bizimdi, Onlar da Bizdendi…

  Orta Asya’da gördüğümüz eserler genel olarak çok süslü, çok gösterişli idi. Bildiğimiz binalardan o kadar farklılar ki şaşkınlığa uğradığımızı itiraf etmeliyiz. Şaheserler gördük, ama kıskanmadık. Çünkü bunları yapanlar da Türk’tü… Bizlerdendi…

  Orta Asya’daki medreseler baştanbaşa çini ile bezenmiş. Bu ilme verilen kıymetin göstergesidir. Bir Uluğ Bey çıkıyor (bizler her nedense Uluğ Bey’i bilmeyiz de Kopernik’i biliriz). Uluğ Bey yılın 365 gün 6 saat 10 dakika 8 saniyede döndüğünü hesap ediyor. Bugün, 365 gün 6 saat 9 dakika 9.6 saniye olarak hesaplanıyor.

  Orta Asya’daki tetkiklerimde beni en çok üzen şey, Uluğ Bey gibi bir bilginin okullarımızda okutulmadığı oldu. İlim adamını tanımamız için mutlaka âlimin Avrupalı olması gerekiyor hissine kapıldım…  Avrupa’da ilk rasathane 1674 yılında kurulmuştur. Uluğ Bey Rasathanesi’nin yapımı ise 1429…”

Registan Meydanı’nda Dünya Mimarî Şaheserleri

  Semerkant’ın Registan Meydanında üç muhteşem medrese var. Bunlar; Uluğ Bey, Şir Dor ve Tillia-Kari medreseleridir. Bunların her biri gerçekten dünya şaheseridir. Görenleri, güzelliği ve ihtişamı ile adeta büyülemektedir. Gözde Ramazanoğlu bu üç medrese hakkında da şunları yazıyor:

  Burası bir “Kültür Sitesi”, “Üniversite Kampüsü”, “İlim Merkezi” olarak tarif edilebilir. Ancak biz “İlim Sitesi” tabirini uygun bulduk. Registan Meydanını "Kadîm-î Semerkant’ın Yüreği” olarak tanımlıyorlar.

  Meydana adım attığımız anda binaların her birinden yayılan “Ben daha güzelim” diyen dalgaları algılamaya başlıyoruz. Önce bu dalgaların çarpması, sonra detayları kaçırmama çabasının yorgunluğu ile bitap düşüyoruz. Meydanı terk ederken ayaklarımızın sürükleniyor olması, bu kaprisli güzellerin bizi tekrar çekmesini engelleyemiyor…

Dünyanın En Güzel Meydanı

  Araştırmacı yazar Ersin Gürdoğan da “Zamanı Aşan Şehirler” isimli kitabında diyor ki:
Olaf Caroe, “Venedik’te San Marko meydanı hariç, Avrupa’daki hiçbir meydan onunla boy ölçüşemez” diyor. Kim ne derse desin, neresinden bakılırsa bakılsın, güzellikte dünyada hiçbir meydan Registan Meydanı ile yarışamaz. Saatlerce bakılsa yine de güzelliğine doyulmaz. Ben kendi payıma bir tabloyu seyreder gibi uzun bir süre bakmaktan kendimi alamadım.

Muhteşem Semerkant

Şair ve yazar Yavuz Bülent Bakiler “Türkistan Türkistan” adlı kitabında Semerkant’ın ihtişamını şöyle dile getiriyor:

Semerkant Türk’ün ruh güzelliği!

Bin türlü güzellik, bin türlü esrar.

Semerkant, sular, serin rüzgârlar, unutulmaz hâtıralar beldesi.

Semerkant, akıllara durgunluk veren câmilerin, ölümü bile bin defa güzelleştiren çok zarif türbelerin, çinili medreselerin ve her biri bir ayrı masal dünyasından çıkıp gelmiş gibi sevimli Türk evlerinin boy verdiği muhteşem bir şehir…

  Bizim mimarimizin vazgeçilmez güzelliklerinden biri olan yeşil ve serin bahçeleri, Semerkant’ta huzurla seyrettim. Şimdi kendi kendime düşünüyorum:

  Büyüklüğü, güzelliği zenginliği, inceliği, mükemmelliği...  ifade eden “muhteşem” kelimesi olmasaydı, Semerkant şehrinden bahsederken acaba hangi sıfatı kullanırdık diyorum. Anlatmak ne kadar zor? Semerkant’ın ihtişamı karşısında kelimeler ne kadar renksiz, ne kadar boynu bükük, ne kadar cansız kalıyor?



Kaynaklar :  Gözde Ramazanoğlu- Orta Asya’da Türk Mimarîsî
               Ersin Gürdoğan – Zamanı Aşan Şehirler
               Yavuz Bülent Bâkiler- Türkistan Türkistan

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür