Türkistan Terimi, Coğrafi ve Siyasi Sınırı

Prof. Dr . Alaâddin Yalçınkaya 21.02.2011 8332

T
ürkistan kavramını veya sınırlarını anlamak için genel kabul gören şekliyle “Türk Dünyası” kavramını tarif etmemiz, buradan hareketle Türkistan'ın ve alt bölgelerinin sınırlarını çizmemiz gerekir.

Daha çok etnik bir kavram olan “Türk Dünyası”, Türklerin değişik boylarının bulunduğu ülkeleri ihtiva eder. Genellikle de bulunduğu ülkeler veya bölgeler, buradaki etnik ağırlıkları sözkonusu ise, Türklerin boy ismi ile anılır. Türkistan'daki bağımsız Türk cumhuriyetleri ile Rusya federasyonu ve Kafkasya'daki birçok muhtar bölgelerin durumu böyledir.

Türk dünyası dört bölgeye ayrılır: 

1- Altay-Sibirya Türkleri: Altay, Baraba, Çulım, Dolgan, Hakas, Karagas, Koybal, Kumandı, Sabir, Sagay, Şor, Telen-git, Televüt, Tobol, Tofalar, Tuva, Yakut.

2- Batı Türkleri: Ahıska, Azerbaycan, Balkanlar (Batı Trakya, Bulgaristan, Romanya, Yugoslavya), Irak, îran (Afşar, Azerî, Halaç, Hamse, Horasâni-Boçagçı, Kaçar, Karacadağ, Karagözlü, Karakoyunlu, Karapapak, Karayi, Kaşgay, Şâhseven, Türkmen), Kıbrıs, 12 Ada, Suriye, Türkiye.

3- Doğu Avrupa Türkleri: Gagauz, İdil-Ural (Başkurt, Çuvaş, Kazan, Mişer), Kafkasya (Karaçay-Malkar, Kumuk, Nogay, Stavropol Türkmenleri), Karayim, Kırım (Kırım Tatarları, Belorusya Tatarları, Litvanya Tatarları, Polonya Tatarları, Kırınçak).

4- Türkistan Türkleri: Afganistan, Doğu Türkistan (Kazak, Kırgız, Salar, Sarı Uygur, Uygur), Karakalpak, Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen.

Türkistan’ın Sınırları

Tarih boyunca Türkistan adiyle bir devlet veya hanlık kurulmadığı halde, Orta Asya'nın büyük bir bölümünü oluşturan ve eski çağlardan beri Türklerin anayurdu olarak kabul edilen ülkeye Türkistan denmiştir. Genellikle değişik isimler altında kurulan çok sayıda Türk, İslâm veya Moğol devletlerinin sınırları değiştikçe, Türkistan'ın zihinlerdeki sınırları da değişmiştir. Bununla beraber ilk çağlardan gü-nümüze kadar geçerli olan belli bir Türkistan sınırlarını tarif etmek mümkündür.

Türkistan'ın sınırlarını belirlemeden önce bu konudaki kavram kargaşasına temas etmek gerekmektedir. Türkistan, Orta Asya, İç Asya, Merkezi Asya, Turan, Türkili, Sovyet Türkistanı, Çin Türkistanı, Sovyet Orta Asyası, İran veya Afganistan Türkistan’ı, Doğu Türkistan, Batı Türkistan... gibi kullanımlar sözkonusudur. Şüphesiz bu listede bulunan isimler daha da arttırılabilir.

 Bu kadar çok isimlerin kullanılması da aslında başlıbaşına kavram kargaşası olarak kabul edilmemelidir. Bununla beraber yukarıdaki listede yer alanlardan eşanlamlı olanlar ile aralarında parça bütün ilişkisi olanları belirtmemiz ve eşanlamlı olmadığı halde biri-birlerinin yerine kullanılan isimlerle ilgili sıkça yapılan hataya ve kavram kargaşasına işaret etmemiz gerekir.

Konunun önemini Rusya ve Çin'in takip ettiği politikalardan anlıyoruz. Her iki ülke de bu husustaki kavramlara mutlak bir isim olarak bakmamakta, fakat baskıcı bir devlet politikası şeklinde, yılları hatta rejimleri aşan kararlılıkla bazı isimleri yasaklatmakta, bazılarını zor ile kullandırmakladır. 

Bu ülkelerin ısrarla üzerinde durdukları, yani "isim önemli değil” deyipte geçmedikleri bir hususu, bu konunun araştırmacıları geçiştirmemelidirler. Rusya'da son yıllara kadar uygulanan politika, Türk ve Türkçe deyince kasd olunan Anadolu Türk'ü ve Türkçesi idi. Rejim doğrultusunda ideoloji üretmek isteyen birçok araştırmacılar, buradaki Türkler için “Türk dillerinde konuşanlar”  tâbirini kullanmışlardır. Yani Türk boylarının bazılarının tesadüfen Türkçe konuştuklarını, aslında Türklükle bir münasebetlerinin olmadığın iddia etmişlerdir.

Biçuri'nin (1777-1853) bu husustaki tesbiti açıktır: Hazar denizi ile Kûh-ı Nûr dağları arasında bir millet yaşar.Bunlar Türkçe konuşurlar ve İslâm dinine inanırlar. Bu insanlanlar kendilerini Türk olarak takdim ederler ve onların ülkesi Türkistan diye anılır.

Orta Asya Tabiri İlmi Yönden Yanlış

Bölgenin Rusya ve Çin tarafından istilâsından sonra, kararlı bir şekilde Ruslaştırma, asimilasyon ve değişik Türk boylarını ayrı birer millet göstererek aralarındaki her türlü kültürel ve tarihi bağları koparma, böylece "böl, yönet" politikasını sürdürmelerinin bir neticesi olarak, özellikle "Türk, Türkçe, Türkistan" gibi kelimeler her türlü resmi yazışmalardan çıkarılmıştır.

1917 ihtilalinden sonra yavaş yavaş yaygınlaştırılan ve İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra da tamamen Türkistan yerine kullanılan "Orta Asya" ilmî yönden yanlış kavram olduğu gibi, bu ismin daha önce kullanıldığına da pek rastlanmaz.  Halbuki, ilk defa belli bir idâri birim ismi olarak "Türkistan" tâbiri, Ruslar tarafından kullanılmıştır.

Ruslar 1865'e kadar işgal ettikleri topraklara, idaresi Orenburg valiliğinde kalmak üzere "Türkistan Vilâyeti" adını vermiştir. Böylece asırlardan beri yurt anlamında kullanılan Türkistan, ilk defa idarî bir birim sıfatını kazanmıştır.

1860'larda ABD'nin Rusya nezdindeki büyükelçisi olarak Petersburg'da ikâmet eden ve Rusya'nın Asya kısmındaki bölgelerde uzun seyahatlerde bulunarak hatıratını yazan Schuyler, çağdaşları veya kendisinden sonraki birçok oryantalistlerin aksine Türkistan kelimesini "i" ile yani Türkçe telefuzunu vurgulayarak kullanır. Bununla beraber, "Türkestan" şeklinde yazıldığında, buradaki "e"nin "i" sesiyle telaffuz edildiğini unutmayalım.

1867'de yeni işgal edilen bölgelerle beraber, merkezi Taşkent olmak üzere, Orenburg'dan ayrılarak, “Türkistan Vilâyeti” yerine Türkistan Genel Valiliği ihdas edildi. Daha sonra değişik tarihlerde Batı Türkistan'daki bu vilayet bölündü, başka vilayetler ihdas edildi. Ve son olarak 14 Ekim 1924 tarihinde, Türkistan kelimesi, Sovyet Rusya siyâsî literatüründen tamamen çıkarıldı.

Sincan Uygur Bölgesi Tabiri de İlmî Değil Siyasi

Bundan sonra Türkistan adınım geçtiği başka bir devletle karşılaşıyoruz. Bu Doğu Türkistan Cumhuriyetidir. Bu devlet 1944-1949 yılları arasında yaşamıştır.' Bugün Çin yönetimi altında olan bu bölge için Çin hükümeti ısrarla "Sincan Uygur Özerk Bölgesi" ismini kullanmaktadır.

Totaliter ve baskıcı bu iki yönetimin çok yönlü asimile programlarının bir parçası olan isimler üzerindeki baskılarının geçici olduğunu, bu itibarla bilimsel çalışmalarda isim tesbiti için göz önünde bulundurulması gereken kıstasların başında tarihî ve etnik gerçekler olması gerektiği kanaatindeyiz. Özellikle araştırmamıza konu olan dönem açısından bu daha da önemlidir. Çünkü inkâr edilemeyen bir gerçek var: İlk yıllarda, Türkistan ismi istilâcı ülkeler tarafından da yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Gerek Türk halkları arasında gerekse Batı literatüründe Türkistan kelimesinin kullanılmamasının, onun yerine "Orta Asya"nın empoze edilmesinin hiç sıradan bir kelime değişikliği olmadığı üzerinde duran Dr. Baymirza Hayit şöyle demektedir:

 "Türkistan 1925 yılından beri Sovyet terminolojisinde 'Orta Asya ve Kazakistan' olarak geçmektedir. Türkistan'ı halkların karışabileceğim ispatlamak için bir deney sahası olarak göstermek isteyen Rusya, bu ülkenin ismini reddederek Türkistanlılar arasındaki aynı millete mensup olma şuurunu yok etmek istemekte, Türkistan'ı Rus sömürgeciliğinin temel unsuru yapma gayretleri içinde 'Türkistan' isminin kullanılmasına hiçbir şekilde tahammül edememektedir. Hayret verici ve yanlış bir şekilde bazı Batılı araştırmacılar da 1950'den bu yana, bir Sovyet tabiri olan Orta Asya'yı kullanmakta, böylelikle Batı Kamuoyunda ve İslâm âleminde 'Türkistan' kelimesinin unutulmasını sağlayarak Sovyet görüşüne hizmet etmektedirler. Türkistan Orta Asya'yı meydana getirmemekte; Orta Asya toprakları içinde bulunmaktadır..."

Türkistan'ın sınırlarını, incelediğimiz dönem açısından genel hatlarıyla, tesbit edebildiğim en açık şekilde, Barthold'dan şöyle nakledebiliriz:

"Türkistan, Avrupa-Asya kıtasının batımerkezî kısmında, büyük bir alanı işgal eden, eskiden beri Turan veya Türkistan denilen memlekettir ki, bu da Türklerin yurdu demektir. Bu ülke, batıda Ural nehri ve Hazar denizi, doğuda Altay dağı ve Çin hududu yani Doğu Türkistan veya Kaşgar'ın doğu sınırları, güneyde İran ve Afganistan, kuzeyde Tobol, Tomsk vilâyetleri (Sibirya) arasındadır.. " Tamamı 5.340.066 kilometre kare olan Türkistan'ın bugün Çin hâkimiyeti altında olan Doğu kesimi 1.503.563 ve batı kesimi ise 3.836.503 kilometrekaredir.”

Türkistan, tarih boyunca belki coğrafî yapının da sebep olduğu siyâsî oluşumlar sonucu Doğu ve Batı diye ikiye ayrılmıştır. Yukarıda daha çok coğrafi şekillerle ifâde edilen Türkistan'ın, bugünkü siyâsi sınırları gözönünde bulundurulduğunda, Doğu Türkistan.  (Sincan Uygur Özerk Bölgesi), Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Afganistan'ın kuzey bölgesinden ibaret olduğu görülür. Bu durumda, Rus ihtilalinden sonra empoze edilen ve bazı kaynakların kullandığı “Sovyet Orta Asyası” gerçek adı olan “Batı Türkistan”, yukarıdaki listeden Doğu Türkistan'ı çıkardığımızda kalan ülkelerden ibarettir.

 

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür