Türkistan Kandilleri

Meryem Aybike Sinan 15.08.2020 1903
resim
T
ürk milletinin var oluş hikâyesi Türkistan’da başlamıştır.

Türkistan, Anadolu’ya Yesevi mayasını çalan coğrafyadır, Türk tarihinin alın yazısıdır, kültürümüzün, irfanımızın, dilimizin, töremizin, türkülerimizin, edebiyatımızın filizlendiği, yeşerdiği atalar yurdudur. 

Türkistan’ı “Uluğ Türkistan” yapan ise bağrında yetişen Türkistan Piri Hoca Ahmet Yesevi ve peşi sıra gelenlerdir. Yesevi hazretleri, bugün Kazakistan’a bağlı Türkistan Sayram’da dünyaya gelmiştir.

Gerek Kazakistan gerekse Özbekistan bölgesinde hakikat meşalesini yakan ve meşaleyi diyar diyar dolaştıran çok sayıda mutasavvıf dünyaya gelmiş, Türk milletinin hem maddi hem de manevi tarafını şekillendirmişlerdir. Öyle ki cenk meydanlarında Bahadırlar, Cilasınlar, Alpler işte bu mana ile ALPEREN olmuşlardır.

Türkistan, yüzyıllarca işgal altında kaldı, esir düştü, bütün birikimleri sömürüldü ve nefessiz bırakıldı. Dil, din, töre, tarih, kültür, edebiyat… Türk milletinin bütün maddi ve manevi varlığı Çarlık Rusya’sının, Sovyetlerin ve Çin’in silahlı tasallutu altına girdi. 

Bunca yasaklamalara rağmen, bunca baskıya, işkenceye, sürgüne rağmen bugün Türkistan dimdik ayakta ise işte bahsettiğimiz o Türkistan kandillerinin yüzü suyu hürmetinedir.

Bu kandillerden birisi Abay Kunanbay…
Bugün kardeş Kazakistan için çok önemli bir şahsiyet olan Abay Kunanbay’ın doğum yıl dönümü. 10 Ağustos 1843 yılında Semey’de Jiydebay Yaylası’nda doğmuş olan bu bilge düşünür ve şair, Semey medresesinde eğitimini tamamladıktan sonra uzun yıllar kadılık yapar.

Abay’ın hayalindeki insan “İnsan-ı Kâmil” olma yolunda kendini manada, sanatta, düşüncede, ilim ve irfanda donatan insan modelidir. Öyle ki bir toplumu kalkındıran kişiler o milletin aydınlarıdır. Halk cahil kalmışsa o aydınlar gerçek aydın değildir.

“Adımı insan koyduğu için
Nasıl cahil olayım?
Halkım cahil olduktan sonra
Nereye gidip donayım?”

Kazak halkının yüzyıllar sonra kendine dönmesini, maddi ve manevi anlamda gelişimini tamamlaması için Kazakistan Cumhuriyetinin Kurucu Cumhurbaşkanı Elbası Nursultan Nazarbayev, Abay’a ve öğretilerine ayrı bir önem vermiş ve Abay’ın dünya görüşü ışığı çerçevesinde Kazakistan’da dev çalışmalar yapmıştır.

Kazakistan önceki gün, 10 Ağustos gününü “Abay Kunanbay Günü” olarak bayram günleri listesine aldı. Bozkırın ulu bilgesini böylesine önemseyen Kazakistan Devleti, Kazak halkını yeni baştan millî kültüre davet eden Abay Kunanbay hakkında çok önemli çalışmalar yürütüyor.

Elbası Nazarbayev, Kunanbay hakkında şunları söylüyor:

“Kazak halkının manevi hazinesine büyük katkılarda bulunan bir bilge olmakla birlikte, Kazakların millîleşmesi uğruna büyük emek veren bir düşünürdür.”

Abay hem şiirle hem irfanla hem felsefeyle hem musikiyle ilgilenmiş, halkını daima doğruluğa, iyiliğe çağırmıştır. Abay’ın gerek Kara Sözler’inde gerekse diğer şiir kitapları ve nasihatlerinde Kazak halkına çok ciddi eleştiriler vardır. Kazak halkının okumaması, bilimle ve sanatla ilgilenmemesi, birbirlerine düşmesi, yöneticilerin basiretsiz ve cahil olması, halkı bir araya toplayamaması kabilinden yığınla eleştiri, hiç kuşkusuz var olan sorunlara dikkat çekmektir.

Artık ne Türkistan’da ne Türkiye’de topluma ışık olacak kandiller yetişiyor. Yesevi Ocağını harlamak gerektir diye düşünenlerdenim. Gelecek on senelerde millî ve manevi meselelerde zor zamanlarımız olabilir zira kendi millî kimliğini koruyabilen toplumlar ayakta kalacaktır.

10 Ağustos gününe binaen Kazakistan’da bugün “Abay Günü” olarak kutlanıyor. Bizler de bu büyük Türk bilgesini rahmetle anıyoruz…





İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür