Türkistan Birliği

Necip Yıldırım 12.01.2021 1759
resim
T
ürk Milliyetçiliği, sadece Türkiye ile sınırlı değildir. Türkistan’da yaşayan herkesi şamildir. Ufkunu Türkiye Cumhuriyetinin çıkarlarıyla sınırlandırmış olanlar, davayı Türkistan sathında savunmayanlar Türk Milliyetçisi olamazlar. Türk milliyetçiliğinin vesayetten kurtulma vakti gelmiştir. 

Türkçülük denilince, maalesef, vatan evlatlarını kışın ortasında Allahü Ekber dağlarına gönderen; elinde kılıçla müphem Turancılık sevdasıyla kuru şovenizm yapan maceraperestler anlaşılmaktadır. Tanzimat’tan bugüne, Turancılık ve Türk milliyetçiliği Fransız Devriminin gayr-i meşru çocuğu olarak algılandı. Bu yaftadan kurtulmamız lazım. 

Son üç asırda dünyada müşahede edilen ırkçılık, faşizm, biyolojik nasyonalizm gibi aşırı yorumlar, milliyetçilik karşısında belli bir önyargının oluşmasına yol açmıştır. İfrat seviyesindeki bütün bu yorumlar reddedilmelidir. Türk Milliyetçiliği, imaj tazeleyerek bu ön yargı tortusunu üzerinden atmalıdır. 

Türk Milliyetçiliği için bir kültürel muhteva aranacaksa;  medeniyetimizin en olgun meyveleri olan Selçuklular, Gazneliler, Timurlular ve Osmanlılar gibi Türk-İslam devletlerinde aranmalıdır. Kaşgar’dan Viyana’ya, Sibirya’dan Kabil’e bütün Türkistan’ı tek paydada birleştirebilecek yegâne kültürel arka plan sadece ve sadece Türk-İslam medeniyetinde mevcuttur. Bugün gelinen nokta itibarıyla, Türk-İslam çizgisinin dışına veya öncesine gitmenin hiçbir pratik faydası yoktur, olmayacaktır. 

Milliyetçi olmak, liberal ve demokratlığı reddetmeyi gerektirmez. Bugün Avrupa’da inşa edilmekte olan “Avrupalılık” bilinci nihayetinde “Avrupa Milliyetçiliği”dir. Avrupa’daki bu kimlik tanımlamasının, modern dünyada kabul gören demokratik ve liberal değerler üzerine inşa edildiği göz ardı edilmemeli. 

Küçük hesapları bir kenara bırakarak, milli sınırları aşan bir vizyonla, liberal-demokratik bir yaklaşımla Türkistan Milliyetçiliğini tasavvur edemeyen bir Türk Milliyetçisi a) bütün Türkistan’ı kucaklayamaz, b) güncel olmaz, c) çağdaş dünyanın genel geçer değerleriyle çatışır ve d) kabul görmez. 

Çin devleşirken; Avrupalılar AB’yi inşa ederken; Hindistan hızla yükselirken; İran (Tacikistan’dan Kuzey Afrika’ya) Şii İmparatorluk kurmaya çalışırken; Ruslar eski nüfuzlarını sürdürmek için bütün yolları denerken ve dahi Araplar Körfez Birliği gibi oluşumlarla birlik olmaya gayret ederken Türkistanlıların gaflet uykusunda milliyetçilik rüyaları görmeleri büyük bir felakettir. 

Türk devletlerinin dâhil olduğu, Şanghai İşbirliği Örgütü, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Türk Konseyi gibi çeşitli bölgesel oluşumlar vardır. Fakat bugüne kadar, bütün Türkistan’ı temsil eden bir kuruluş mevcut değildir. 

Türkistan coğrafyasında yaşamakta olan bütün Türklerin özlem duyması gereken kuruluşun adı, Türkistan Birliği’dir. 

Bu fikre “hayalperestlik” diyenleri Avrupa Birliği tarihini yeniden okumaya davet ediyorum. 1945 yılında birisi çıkıp bugünkü AB’yi anlatsaydı, o zamanki insanlar ne düşünürlerdi? Birinci ve ikinci dünya savaşlarında Avrupalılar birbirlerini boğazlıyorlardı. Kavgalı olmayan yoktu. 50 yıl gibi kısa bir süre içinde, tek bayrak ve tek para birimi etrafında birleştiler; bütün farklılıklarını muhafaza ettiler; sınırlarını kaldırdılar ve bugün bile bütünleşme yönündeki ilerleyişi kararlılıkla devam ettiriyorlar. 

Türkistan’ın Avrupa’dan nesi eksik? Biz birbirimizi boğazlamadık. Dilimiz, kültürümüz, dinimiz, geçmişimiz bir… Kahramanlarımız aynı, destanlarımız ortak. Bir tek şey kalıyor geriye “ortak istikbal tasavvuru”. Bu ortak gelecek ideali de Türkistan Birliği’dir. 

Avrupa Birliği'nin kurulabilmiş olmasının en büyük sebebi birlik davasına gönül verenlerdir: Adenauer, Churchill, Gasperi, Hallstein, Monnet, Schuman, Spaak, Spinelli ve diğerleri… Ne devletler, ne ordular ne de para... AB’yi kuran hiç birisi değil. Sadece ve sadece samimiyetle inanan dava sahibi kişiler. 

Türkistan Birliği önce gönüllerde kurulmalıdır. 

Bu makalede kast edilen Türkistan Birliği'nin hemencecik kuruluvermesi değildir. Bütünleşme süreci, ince uzun bir yoldur. Bu hedefin başarılmasını devletlerden beklemek yanlış olur. Önce bizlerin bu davaya fert fert inanması gerekiyor. Bütün Türkistan sathında, vatandaşlar, akademisyenler, STK’lar, dernekler, vakıflar, medya ve diğer kurum ve kuruluşlarca bir sivil farkındalık başlamalıdır. Başarmak için önce inanmak gerekiyor. Biz inanıyoruz, ya siz?

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür