Türkçe'yi Sel Götürüyor

Hayrettin Çakmak 19.11.2023 702
P
rof. Dr. Ziyaettin Fahri Fındıkoğlu, bir yazısında şöyle demişti: Türkçeyi sal'a bindirip sel'e verdiler Fındıkoğlu hoca Fransızcadan esinlenip  sal ve sel eklerinin alınmasına ve Arapçanın (î) aidiyet ekinin yerine konulmasına şiddetle itiraz etmiştir. Hatta Arapçadan (î) ekinin alınmasına bile ihtiyaç olmadığını söylemiştir. Bunu söylerken Türkçede on ayrı şekilde isimden sıfat yapmanın mümkün olduğunu söyler. Yavuz Bülent Bakiler'den birkaç misal verelim:  

Arapça (î) ekiyle Ruhî,  Fransızca (sel) ekiyle Ruhsal diyeceğine

Bu ekleri kullanmadan Ruh (hâli)  diyebiliyoruz.

Türkçede (ce) ekiyle isimden sıfat yapılır (Dinî, Dinsel) yerine Dince diyebiliyoruz.

Y. Bülent Bakiler bu mevzuda misallerini on ayrı şekilde sıralıyor. Biz bu kadarla iktifa edelim. Ama Arapça olduğu için zinhar (î) ekinin atılması lazımdır düşüncesi ile “sel ve sal” eklerinin alınması, dilimizi gerçekten “sel” e vermiştir.

Bu uydurukça seven kesim “sal ve sel” eklerinin dilimizde mevcut olduğunu söyler,  Kumsal ve Uysal kelimelerini delil olarak gösterirler. Bu durum elma ile armudu toplamaktan farksızdır. “Kumsal” da ki “sal” bir ek değil «kıyı, kenar» manasında müstakil bir kelimedir. Bu anlamdaki sal, TDK Kişi Adları Sözlüğü’nde de kayıtlıdır.

Fazla teknik açıklamaya girmeden sözün özü dersek; Cumhuriyetin ilk yıllarında mazi ile bağımızı koparıp dilimizi Frenk diline çevirmek isteyen tasfiyeciler (uydurukça dilciler) böyle bir ek uydurmuştur. Sonradan buna kılıf bulmak için sonu sal/sel gibi seslerle biten kelimeler delil gösterilmiştir. Karşı görüş sahibi dilciler delil gösterilen bütün kelimelerin her birini tek tek inceleyip iddialarını çürütmüştür.

Dilimizi Fransız boyası ile boyadığımız bu “sel ve sal” ekleri de çok yanlış olarak kullanılıyor. Yavuz Bülent Bakiler’ den naklen

Meselâ: Kamu alanı diyeceğine yanlış bir şekilde kamusal alan diyoruz.

Ev artıkları, sanat çalışmalarım, elektrik akımı gibi doğru ifadeleri çarpıtıyoruz: evsel artıklar, sanatsal çalışmalarım, elektriksel akım" diyoruz.

Meselâ bizim bir Bölge Valimiz var. Bu doğru bir tamlamadır. Ama Bakan, Cumhurbaşkanı ne zaman o Bölge Valimize gitse, ondan mutlaka Bölgesel sorunlar hakkında bilgi almaktadır. Bölgesel sorun ifadesi yanlıştır. Eğer bu ifade doğru ise Bölge Valimize de Bölgesel Vali dememiz gerekir.

Bizim bankalarımız ev alanlara ev kredisi veriyor. Tarımla uğraşanlara da Tarımsal kredi açıyor. Tarımsal kredi ifadesi doğru ise: Ev kredisi demek yanlıştır. Evsel kredi dememiz gerekecektir. Bazı kimseler sanıyorlar ki, Fransız’ın bu sel-sal eki hangi kelimenin kuyruğuna yapıştırılırsa, o kelimeyi derhal Öz Türkçe yapıyor.

Mesela Tarih Arapça bir kelimedir. Tarihsel deyince öz Türkçe mi oluyor?

Kent:  Farsça bir kelime, Kentsel yapınca nur topu gibi Öz Türkçe mi oldu.

Şair Orhan Yamak’tan sel ve sal ekli öz Türkçe (uydurukça) mısralar

Buyruklarına anık önsezilerim vardı duyuşsal
Övüncümdün, içsel tin üşümelerime em bilişsel
İmgelerimin düşsel gönenciydin en sezişsel
Açınımlarımın iyesiydin  en yaraşık ve işlevsel

(Buyruk: Emir, talimat Anık: hazır, amade Duyuşsal: Manevi açıdan kişinin pek çok farklı değerini gösteren unsur Övünç: Kıvanç, övünme İçsel: içten gelen Tin: Ruh Em: İlaç, merhem Bilişsel: zekânın işleyişiyle ilgili İmge: hayal, Düşsel: düş ile ilgili hayali Gönenç:  refah. Sezişsel: sezme feraset Açınım: Gelişme. İnkişaf İye: Sahip Yaraşık: Uyma, uygunluk İşlevsel: İş görme, fonksiyonel)

Yukarıdaki şiirde kullanılan dilden bir şey anlayan varsa beri gelsin! Şiirde geçen kelimeleri, konuşmalarında ve yazılarında kullanan bir kesim oluğunu unutmayalım.

Birde Nazım Hikmet’in (Ocak 1921) İstanbul’un fethi ile ilgili mısralarına bakın.

İslam'ın beklediği en şerefli gündür bu, 
Rum Konstantiniyye’ si oldu Türk İstanbul'u
Cihana karşı koyan bir ordunun sahibi, 
Türk'ün genç padişahı, bir gök yarılır gibi
Girdi Eğrikapı'dan kır atının üstünde, 
Fethetti İstanbul'u sekiz hafta üç günde
O ne mutlu, mübarek bir kuluymuş Allah’ın!, 
Belde-i Tayyibe’yi fetheden padişahın,
Hak yerine getirdi en büyük niyazını, 
Kıldı Ayasofya’da ikindi namazını!
İşte o günden beri Türkün malı İstanbul, 
Başkasının olursa, yıkılmalı İstanbul!

Necip Fazıl’ın Sakarya türküsü (1949) uzun olduğu için iki kıtasını aldım

Rabbim isterse sular büklüm büklüm burulur
Sırtına Sakarya'nın Türk tarihi vurulur

Eyvah eyvah Sakarya’m sana mı düştü bu yük
Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük

Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya
Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya

Bana kefendir yatak sana tabuttur havuz,
Sen kıvrıl ben gideyim son peygamber kılavuz

Yol onun varlık onun gerisi hep angarya,
Yüzüstü çok süründün ayağa kalk Sakarya!

Farkı fark ettik sanırım. İkisi Türkçe biri uydurukça üç şiir; dilimize bulaştırılan uydurukça virüsünün tahribatını anlatmaya yetmiş olmalı.
 






İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…