Türkçe’nin Yozlaşması

Yalçın Özer 07.02.2021 1623
T

ürk Dil Kurumu Bakanı sayın Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, 1995 başından itibaren, bir kampanya başlattıklarını belirtiyor. “Dilimizdeki yozlaşmanın durdurulması” gayesini taşıyan bu kampanya için basın ve TV’lerden destek istiyor. Sevgili Ahmet Bican Hoca’nın gönderdiği yazıya ekli bir de liste var. Bu listede günlük dilimize artık iyice girmiş bulunan yabancı kelimelere teklif edilen Türkçe karşılıklar bulunuyor.

Türkçe geçtiğimiz dönemde, “Dil Devrimi terörü” geçirdi. Şimdi de yabancı dil terörü yaşıyor. Ahmet Bican Ercilasun, başında bulunduğu Kurum’un vazifelerinin bir gereği olarak, Türkçe’yi korumak ve geliştirmek istiyor. Ama karşısına çıkan gücün tesiri altında yeteri kadar başarılı olamıyor.

Nasıl başarılı olsun ki, Türkçe’nin karşısında Türkçe davasında hiçbir şuura sahip olmayan, üstüne üstlük Türkçe yerine İngilizce deyimleri ve kelimeleri (tercihen) kullanan bir medya var… Bu yüzden Hoca, kampanyalarla etkili olmaya çalışıyor.

Bu husus bize bir şeyi haber veriyor; “Dilde özleşme” yahut “Arı dilcilik” adıyla sunulan Dil Devrimciliğinin köksüzlüğünü ve ucuzculuğunu…

İlk Dil kurultayı, 1932 tarihinde toplandı. Bu Kurultay bir tasfiyecilik hareketini başlatmak için toplandı. Maksat Türkçe’de yerleşmiş bulunan Arapça ve Farsça kelimeleri ortadan kaldırmaktı. Nitekim Kurultay’dan sonra, başlayan çalışmalarda, dildeki Fransızca ve İngilizce asıllı kelimelere dokunulmamış; bunun yerine ne kadar Arapça ve Farsça kelime varsa hepsi “arılaştırma kurbanı” olmuştu.

O günlere dair sayın Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay’dan ilgi çekici bir (anekdot) dinledik.. Dil Kurumu’nda görevli CHP kodamanlarından biri, sözlük komitesini topluyor; sırasıyla Türkçe kelimeleri tarıyorlar. Kodaman, Komite heyetine, okunan her kelime için sadece şunu soruyor; “Aslı nedir?..” Eğer sorulan soruya “Bu kelimenin aslı Arapça’dır.” yahut “Farsça’dı” diye bir karşılık alırsa hemen şunu söylüyor; “Atın!..”

Bu tasfiyeden akıl, fikir, tefekkür, ilim, irfan gibi mühim kelime ve mefhumlar nasiplerini alıyorlar. Yani bu kelimeler, Türkçe’den atılıyorlar. Sıra “namus”a geliyor. Hemen CHP kodamanı namus kelimesinin aslını soruyor. Komitede bulunan bir profesör, bakıyor ki ilim, irfan gibi, namus kelimesi de gidecek, hemen atılıyor;

“Namus kelimesinin aslı Yunancadır. Namos kelimesinden gelmektedir.”

Bunun üzerine kodaman, “Öyleyse namus kalsın!” diyor…

Böylece CHP’nin elinden hiç değilse namusumuz kurtulmuş oluyor…

Söylemek istediğimiz şudur;

Dil devrimi denilen şey, aslında “Türkçeyi Batılaştırmak” diyebileceğimiz, akıl dışı bir gayretten ibaretti. Ve hiçbir ilmi temele dayanmıyordu. Biraz evvel belirttiğimiz türden, Türkçe kelimeyi, uydurma bir başka kelime ile değiştirme şeklinde, ucuz bir tasfiyecilik hareketiydi. Buna bir de “Güneş Dil Teorisi” adıyla bir teorik kılıf hazırlandı. Bu teoriye göre, bütün dünya dilleri en eski millet olan Türklerin dilinden yani Türkçe’den doğmuştur.

Bununla ilgili, o yıllarda yayınlaşmış bir lügatten bugüne gelmiş birkaç uydurmacılık misali vermek istiyoruz;

Kelime                Fransızcası     Uydurmacası
Alemşümûl Üniversel             Evrensel
Uzuv                Organ              Örgen
Heyet              Delegate  Delege
Haysiyet, şeref    Honneur        Onur
Umumî        Genel                General
Hayal                İmage İmge

Bu misillerden başka, doğrudan doğruya Fransızca kelimelerin Türkçelerinin yerine karşılık olarak kullanıldığını görüyoruz…

Demek oluyor ki, Ahmet Bican Ercilasun Hoca’nın şikayet ettiği “dilde yabancılaşma ve yozlaşma” meselesi, bugünlerin işi değildir. Yozlaşma Dil Devrimi ile başlamıştır. Bugünün farkı dünün Fransızcasının yerini İngilizcenin almış olmasındandır. Dil devriminin bize ne kadar zarar verdiğini, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile münasebetlerimiz çoğalınca daha iyi anladık… Bu cumhuriyetlerden gelen kandaşlarımız, Dil Devrimi öncesinin Türkçe’si ile konuşuyorlar.

Demek ki CHP, “Sizi aslınıza döndüreceğiz!” derken aslında özümüzü bozmuş; bizi bize yabancılaştırmıştır. Bu (espiri) içinde Türk Dil Kurumu adına yürütülen faaliyeti desteklemeyi, bir vatanseverlik borcu sayıyoruz.

 

 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…