Türk Tarihinde Bosna

Dr. İsmet Binark 18.05.2013 3106
B

ugün, Osmanlı Devleti'nin mirası üzerinde otuzdan fazla devletin tarih sahnesinde yer aldığı görülür. Bosna-Hersek de bunlardan sadece birisidir. Bilindiği üzere, Bosna-Hersek, 1463 yılında Fâtih Sultan Mehmed tarafından fethedilerek Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Osmanlının âdil ve hoşgörülü idaresi, bu bölge insanlarının hiçbir baskı altında kalmadan İslâm dinini seçmelerine, Osmanlı Devleti'ne ve onun temsil ettiği ideallere bağlı kalmalarına sebep olmuştur.

Büyük Fâtih, Bosna'yı fethettiği zaman Osmanlı devlet politikasının gereği olarak bölge halkına dinî serbestlik tanımış, mal ve can güvenliği sağlamıştır. Fâtih Sultan Mehmed, buradaki Lâtin papazlarına gönderdiği bir fermanda;

"Ben ki Sultan Mehmed Hân’ım. Cümle avam ve havasa malûm ola ki işbu darendegân-ı fermân-ı hümâyun Bosna-ruhbanlarına mezîd-i inayetim zuhura gelip buyurdum ki, mezbûrlara ve kiliselerine kimse mâni ve müzâhim olmayup ihtiyatsız memleketimde duralar. Ve kaçup gidenler dahi emn ü emânda olalar. Gelüp bizim hâssa memleketimizde havfsiz sakin olup kiliselerine mütemekkin olalar. Ve yüce hazretimden ve vezirlerimden ve kullarımdan ve reayalarımdan ve cemi'-i memleketim halkından kimse mezbûrelere dahi ve taarruz edip incitmeyeler. Kendülere ve canlarına ve mallarına ve kiliselerine ve dahi yabandan hâssa memleketimize âdem gelirler ise yemin-i mugallaza ederim ki yeri, göğü yaratan perverdigâr hakkıçün ve mushaf hakkıçün ve Ulu Peygamber hakkıçün ve yüz yirmi dört bin Peygamberler hakkıçün ve kuşandığım kılıç hakkıçün bu yazılanlara hiçbir fert muhalefet etmeye. Mâdâm ki bunlar benim emrime mutî ve münkad olalar. Şöyle bilesiz." diye seslenmiştir.

Bu ferman suretinde de görüldüğü üzere, buralarda yaşayan bölge halkına mal, can güvenliği verilmiş, dinî serbestî tanınmış, onların geniş bir hürriyet ortamında hayatlarını sürdürmeleri sağlanmıştır.

Geçtiğimiz yıllarda Avrupa'nın ortasında, medenî dünya ülkelerinin gözleri önünde Müslüman bir topluluk, Haçlı taassubunun soykırımına uğramış ve Bosna-Hersek meselesi Balkanlar'ın kanayan yarası olmaya devam etmiştir.

Balkanlar, Türkiye bakımından son derece önemli bir coğrafî bölgedir. Altı yüz yıllık Osmanlı medeniyetinin ve kültürünün yoğurduğu bu topraklarda, bugün üç milyon Türk ve on üç milyon Müslüman, İslâmiyeti Türkler aracılığı ile kabul ettikleri için yüzlerini Türkiye'ye dönmüşler, ümitlerini bize bağlamışlardır.

1463 yılında Fâtih Sultan Mehmed tarafından fethedilen Bosna-Hersek'te Osmanlı idaresi süresince halkın önemli bir bölümü İslâmiyeti kabul etmiştir. Bunun neticesi olarak, Osmanlı-İslâm kültürü burada süratle gelişmiş ve kökleşmiştir.

Uzun yıllar bir Osmanlı vilâyeti olarak kalan Bosna-Hersek, 1876-1878 Osmanlı-Rus Harbi'nden sonra fiilen Osmanlı tasarrufundan çıkıp Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun kontrolüne girmiştir.

7 Ekim 1908'de, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu burayı kendine bağlamış; 1878'de başlayan işgal ve 1908'deki ilhaklarla birlikte toplam kırk yıl devam eden Avusturya-Macaristan idaresi boyunca Bosna-Hersek'in sınırlarında fazla bir değişiklik olmamıştır.

1989 yılında Doğu bloku ülkelerinde başlayan çözülme Yugoslavya'yı da etkisi altına almıştır. Bosna dramı ise Boşnak Müslümanlarla Hırvatların 29 Şubat 1992'de bağımsızlıkları lehine oy kullanmalarından hemen sonra başlamıştır. Sırp milisleri Müslümanlarla meskûn Bosna-Hersek şehirlerine saldırarak, binlerce Müslüman’ı katlederken, Bosna toprakları üzerinde de Bosna-Hersek Sırp Cumhuriyet'i ilân edilmiştir.

Bu nüfusun  %44’ünü Müslümanlar, %33'ünü Sırplar ve %17'sini Hırvatlar teşkil etmektedir. Bosna-Hersek’te Müslümanlar ile Ortodoks ve Katolikler yıllardır içice yaşamaktadırlar. Dinî ve kültürel farklılıklara rağmen Yugoslavya’nın bu bölgesinde Müslüman, Sırp ve Hırvatlar uzun bir süre uzlaşmayı, birtakım milliyetçi taleplere tercih etmişlerdir.

Başkent Saraybosna'da Katolik ve Ortodoks kiliselerinin çanları ile camilerden yükselen ezan sesleri günlük hayatın tabiî bir parçası olmuştur. Son zamanlara kadar hiçbir etnik grup ayrılma talebini dile getirmemişti.

Bosna-Hersek'te yaşayan Müslüman, Ortodoks, Katolik ve Hristiyanlar, Osmanlının bu bölgede hükümrân olduğu dönemde huzur ve asayiş içerisinde yaşamışlardır. Gerçi, zaman zaman komşu bölgelerdeki Sırp ve Karadağ isyanlarından Bosna-Hersek ve buranın ayrılmaz bir parçası olan Sancak bölgesi de etkilenmiş ve Müslüman ahali muhtelif yerlerde çeşitli baskı ve zulümlere maruz kalmıştır.

1521 'de Bosna sancağı, Rumeli eyaletimizden ayrılarak müstakil sancak olmuş ve 1583'te eyalet statüsüne yükseltilmiştir.

1872'de Bosna'da demiryolu hatları hizmete sokulmuştur. 1876'da Bosnasarayı'nda Türkçe öğretim veren bir “Mekteb-i Hukuk-ı Şâhâne”, yüksek derecede “Gazi Hüsrev Bey” Medresesi, Türkçe eğitim yapan 28 lise ve ortaokul, 917 ilkokul, pek çok orta dereceli medrese vardır. Hıristiyanların kiliselerine bağlı Sırpça ve Hırvatça öğreten okullar yukarıda verilen rakamların dışındadır. Nüfus ise kesin olarak Müslümanların lehinedir.

Hersek sancağımızın merkezi olan Mostar şehrinde, 1878 yılında, mevcut 36 camiye karşılık; 2 Ortodoks Sırp ve 1 Katolik kilisesi vardır ki, bu nüfus oranına bir örnek teşkil eder.

1939'da ise, Saraybosna şehrinde cami sayısı 108'e, 1955'te 87'ye düşmüştür. Gradişka şehrinde 1934’te 26 olan cami sayısı, 1957'de l'dir. 1890'da 12.000 nüfusa ve 12 camiye sahip olan Foça'nın, 1934 yılındaki nüfusu 4.600'dür. Ülkeye devamlı olarak Hırvatlar, bilhassa Sırplar yerleştirilmiştir.

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren