Türk Dünyasının Yıldızı

Meryem Aybike Sinan 29.01.2018 2711
resim
G
anire Paşayeva… Her manada çağın İsmail Gaspıralı’sı olan Ganire Paşayeva'ya “Türk dünyasının bilge kadını” diyorum. Kendisiyle bir kitap fuarında tanışmıştık. O gün kaldığımız otelde sabahlara kadar sohbet etme fırsatı bulmuştuk ve ortak paydalarda yüreklerimiz kucaklaşmıştı.

İşte o gün bugündür sıklıkla görüşürüz Ganire Hanımla. Onunla konuştukça gâh Bahtiyar Vahapzade, gâh Mikail Müşfik, gâh Mehmet Aslan, gâh Şehriyar gâh Zeynep Hanlarova düşer yâdıma. Aramızdaki hudutlar kalkıyor ve törece kaynaşıyoruz hemen.

Ve anlıyorum ki hudutlar asla ayıramamış bizi. Ve yine anlıyorum ki bu hudutlar yüreğimize dar gelmektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın zaman zaman Üstat Abdurrahim Karakoç’tan okuduğu bir dörtlük vardır. Ne zaman duysam, dinlesem gözlerim sislenir:
 
“Ellerin yurdunda çiçek açarken
Bizim ele kar geliyor gardaşım
Bu hududu kimler çizmiş gönlüme
Dar geliyor, dar geliyor gardaşım.”
 
Ganire Paşayeva ile ansızın bütün hudutları aşan, Altaylardan Tuna’ya ulaşan uçsuz bucaksız bir gönül ve kültür coğrafyasında bulursunuz kendinizi. Türk dünyasının bütün meselelerine vâkıf olduğu gibi bütün olumsuzlukları da kendisine dert ve mesele yapan, bu hususlarda tefekkür eden sıra dışı bir isimdir Sevgili Ganire.

O, Türk dünyasında tarih ve kültür birliğinin ders kitaplarına mutlaka girmesi gerektiğini sıklıkla dile getiren, gönül coğrafyasının birbirlerine tarih, kültür, edebiyat ve sanattan müteşekkil köprüler vasıtasıyla daha da yakınlaşacağının sıklıkla altını çizen bir kültür elçisi aynı zamanda.

Türk dünyasındaki sanatçıların, yazarların, akademisyenlerin ve düşünürlerin yeterince millî meselelerde kafa yormadıklarını, geleceği düşünmeden hareket ettiklerini ifade ediyor ve mesela Kazakistan’da yaşayan bir şairin Azerbaycan için de kalbinin atması gerektiğini anlatıyor. Yerli ve millî insan figürünün önemine değiniyor.

“İki devlet bir millet” söylemini her fırsatta dile getiren Ganire Paşayeva, Azerbaycan Millî Meclisinin bir milletvekili ama dünyanın her neresine giderse gitsin Türkiye’nin de gönüllü elçisi gibi çalışmalar yapan oldukça önemli bir siyasetçi, kültür ve sanat kadını.

Mesela geçtiğimiz gün Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, Strasburg’da AKPM Genel Kurulunda Zeytin Dalı Operasyonu ile ilgili tartışmalarda, Avrupa Hür Demokratlar Grubu adına yaptığı konuşmasında şöyle diyordu: 

“Sayın başkan, değerli milletvekilleri,

Milletlerarası barışın ve güven ortamının korunması için terörizm tehlikesinin ortadan kaldırılması çok önemlidir. Ben defalarca Türkiye’yi ziyaret ettim. Türkiye’nin Suriye sınırındaki şehirlerinde bulundum. Savaş sebebiyle Suriye’den kaçıp Türkiye’ye sığınan göçmenlerin yaşadığı kamplarda; terörist saldırılara uğramış insanlarla görüştüm. Bu insanların Avrupa Konseyinden yardım beklediklerini biliyorum. Avrupa’da insan halklarının koruyucusu olan AKPA bu insanlık faciasını göz ardı etmemelidir. 

Değerli milletvekilleri, Türkiye Avrupa Konseyinin kurucu üyesi olarak kendi vatandaşlarının emniyetini ve güvenini sağlamak, terörizmden zarar görmüş sivil vatandaşlarının temel hak ve hukuklarını korumak için adımlar atmıştır. Türkiye Silahlı Kuvvetlerinin düzenlediği Zeytin Dalı Operasyonu Türkiye’nin sınır güvenliğini temin etmek, bölgedeki terör tehlikesini ortadan kaldırmak ve böylece bölgede yaşayan sivil insanların terör tehdidinden ve terör saldırılarından koruma amacı taşımaktadır.

Öte yandan Zeytin Dalı Operasyonu Türkiye’nin beynelmilel hukuktan kaynaklanan meşru haklarına ve beynelmilel hukuka uygun olarak başlatılmıştır. Bu bakımdan BM sözleşmesinin devletlerin kendini koruma hakkını düzenleyen 51. maddesi Türkiye’nin Afrin’e müdahalesini meşru kılmaktadır. 

Suriye’de PYD ve YPG’nin asıl amacı DEAŞ’a karşı mücadele etmek değil toprakları işgal etmek ve demografik yapıyı kendi lehine değiştirerek fiilî durum oluşturmak idi. Böylece PYD/YPG nüfuz alanını genişletmek ve milletlerarası toplum nezdinde kendini haklı göstermek istiyordu.

Türkiye YPG ve DEAŞ tarafından düzenlenen terör saldırılarından dolayı çok sayıda masum sivil vatandaşını kaybetti. Türkiye’nin başlattığı Zeytin Dalı Operasyonunun Suriye’nin kuzeyine barış ve istikrar getireceğini ve bölgede yaşayanların Türkiye’nin himayesinde yeni terör saldırılarına maruz kalmayacağını ümit ediyor, saygılar sunuyorum...”

Yaptığı bu konuşmayı bizzat bendenize gönderen Sevgili Ganire Paşayeva’nın bu yürekli, içten, samimi, kadirşinas desteği bizim için çok değerli ve kıymetlidir. Bu aynı zamanda kardeş Azerbaycan halkının Türkiye’ye olan sevgisinin ve desteğinin de bir tezahürüdür.

Biz Azerbaycan’ı nasıl seviyorsak, aynı sevginin bir aksülameli herhâlde bu olsa gerektir. Bazen Ganire Paşayeva keşke bizim meclisimizin vekili olsaydı diye hayıflanıyorum çünkü böylesine donanımlı, bütün Türk dünyası için kalbi atan, millî, yerli, münevver bir hanımefendinin gittiği her yere ziyasını da götürdüğüne bizzat şahidim.

O Türk dünyasının âdeta parıldayan bir yıldızı ve gittiği yere gölgesi düşüyor.

Ganire Paşayeva, konuştu mu herkes susuyor!





İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür