Türk Dünyasının Manevi Başkenti YESİ (Türkistan) Yeniden Şahlanıyor

Meryem Aybike Sinan 26.04.2021 1807
K
asım ayında “Haydi Türkistan’a uçuyoruz” demiştik. Aradan birkaç ay geçti ve biz bugün gerçekten Türkistan’dayız. Türkistan 31 Mart’ta Türk Konseyi liderler zirvesinde "Türk Dünyası'nın Manevi Başkenti" ilan edildi. Aradan iki hafta geçmeden Türkiye-Türkistan uçak seferleri başladı.

Kazakistan Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Abzal Saparbekulı'nın nazik davetiyle geçen pazar günü bir grup medya mensubuyla ilk kez yapılan direkt seferle Türkistan’a uçtuk. Kazakistan Cumhuriyeti’nin Sovyetlerden sonra inşa ettiği ilk havalimanı olan Türkistan Uluslararası Havalimanı’na indiğimizde Türkistan’la ilgili yeniliklerin ilk heyecan ve şaşkınlığını yaşadık. Havalimanı Müdürü Hakan Bey, bizzat bizleri karşıladı. Havalimanı, Orta Asya’nın en modern havalimanı olarak gerçekten göz dolduruyordu.

Türkistan uçsuz bucaksız bir bozkırda yıldızlaşmış bir şehir görünümüyle bizi karşıladı. İçimizi aydınlatan, yüreğimizi huzurla dolduran ferah caddeleriyle yatay ve geleneksel mimarisiyle yeni Türkistan gönül dünyamızı nakış nakış, desen desen yeniden fethetti. Çünkü Türkistan bizim kadim sevdamızdı. Gece bizi sardı sarmaladı.

Sabahın erken saatlerinde heyecanla uyandık çünkü gezilecek, görülecek o kadar çok tarihî mekân ve mabedleri içinde saklayan  manevi bir atmosfer vardı ki… İlk uğrak yerimiz, Türkistan piri Ahmet Yesevi'nin ilk hocası Arslan Baba’nın türbesi oldu. Ziyaretçi akınına uğrayan bu mekânda dualarımızı ederek, feyiz alıp tefekkür ettik ve akabinde tarihî şehir Otrar’a geçtik...

Bu Bozkır şehrinin ortasında Sirderya ve küçük kollarından biri olan Arıs Nehri bu topraklara bolluk ve bereket katıyor. Otrar kalesinin yıkıntıları arasında binlerce yıllık geçmişimizin izlerini aradık zira Otrar müzesinde kültür ve medeniyetimizin elimizde kalan binlerce yıllık emanetleri sergileniyordu.

Türkistan’a döndüğümüzde Türkistan Valisi Raşit Ayupov, bendenizi ve can dostum Dr. Fatma Sönmez’i Anadolu’dan gelen yakınları misali valilik makamında samimiyetle konuk etti. Bizim için Türkistan’da bulunmak ne kadar heyecan verici ise, genç yaşında Türkistan’a gecesini gündüzüne katarak hizmet eden bu Vali'mizle buluşmak, onunla Türkistan’ın yeni çehresi ile ilgili konuşmak da bir o kadar heyecan verici oldu...

Türkistan şehrinin 2007 yılından bu yana “Saygın Vatandaşlık” unvanına sahip olan kardeşim, aynı zamanda Yesevi Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu da olan  Dr. Fatma ile Sayın Vali’nin geçmişten bugüne Türkistan’ı konuşmaları ve özellikle Türk dünyası ile ilgili çalışmalarıma gösterdiği ilgi, bitmek üzere olan “Abay Kunanbay" romanımla ilgili latif sözleri, çok genç yaşta olmasına rağmen birikim ve donanımıyla, tevazusu ile Türkistan’a çok yakıştığını söyleyebilirim. Öyle ya “Kapısına gelenin kim olduğunu sormaksızın ihtiyacını giderin, ona gönül eli uzatın" düsturuyla binlerce talebe yetiştiren Ahmet Yesevi Atamızın Otağı Türkistan’da da böylesi candan bir Vali olmalıydı elbette...

Sayın Vali’ye Türkistan’ın "Türk Dünyası'nın Manevi Başkenti" olması hasebiyle Türk halkından beklentisini sordum. Bütün Türk dünyasına yönelik verdiği cevap manidardı:

“Türkistan Yesevi Atamızın kutlu otağıdır. Yani Türkistan bütün Türklerin öz diyarıdır. Biz dünyada 300 milyonluk Türk dünyasıyız, bizim beklentimiz bu 300 milyonun gelip Türkistan’ı ziyaret etmeleri, Yesevi Yolunda bir ve beraber olmamız, aynı kutlu davaya inanmamız, Türkistan, Türk'üm diyen herkesin biricik ocağıdır..."

Sayın Vali’nin yanından ayrılırken tepeden tırnağa elden geçirilen Türkistan caddelerinde büyük ve engin bir medeniyetin huzurunu ve aydınlığını görüyorum. Kazakistan Cumhuriyeti Elbaşı Nursultan Nazarbayev’in “Manevi Uyanış" düşüncesinin ete kemiğe bürünmüş hâlini Türkistan’da görüyorum. Türkistan İrfanımızın ve maneviyatımızın başkenti olarak haklı yerini çoktan almışa benziyor.

Bir hafta süresince Türkistan bölgesinde olacağız ve izlenimlerimizi sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz. Türkistan bir iki makale ile anlatılmayacak kadar büyük bir kültür mirasını bağrında barındırıyor ve bütün Türk milletini kendine çağırıyor ve "gel" diyor...
    

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür