Türk Dünyası'nda Dönüm Noktası: 'Türk Konseyi'

Hasan Celal Güzel 15.02.2013 2688
S

evgili okuyucular bu hafta sizlere beni çok duygulandıran ve heyecanlandıran bir geziden ve kurulan yeni bir teşkilattan bahsedeceğim.

  2-3 Ekim 2009 günlerinde Nahçıvan’da toplanan ‘Türk Dili Konuşan Devlet Başkanları Zirvesi’nde Türk Dünyası ve Türkiye için son derece önemli bir dönüm noktası teşkil edecek adımlar atıldı. Türk Dili Konuşan Ülkeleri bir araya getiren ilk toplantı, bundan 17 yıl önce rahmetli Turgut Özal’ın Cumhurbaşkanlığı zamanında 1992’de Ankara’da gerçekleştirilmişti. 

  Bundan önceki 8. zirve toplantısı da 2006 yılında yapılmıştı. Bu Nahçıvan zirvesinde ilk olarak Türk Dili Konuşan Ülkeler arasındaki ilişkiler bir kurumsal kimliğe kavuşturuldu ve ‘Türk Dili Konuşan Devletler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi)’ adlı uluslararası bir teşkilatın kurulması hususunda devletlerarası mutabakata varılarak kuruluş anlaşması imzalandı.

  Kısaca Türk Konseyi adı verilen bu örgütün genel sekreterliği İstanbul’da kuruluyor. Üç yılda bir Genel Sekreterlik ülkeler arasında el değiştiriyor. İlk dönem başkanlığını Türkiye yapıyor ve Genel Sekreter de Türkiye tarafından seçilecek.

Nazarbayev: ‘Türklüğümüzü bütün dünyaya öğretelim.’

  Zirvede ayrıca Türk Dili Konuşan Ülkeler arasındaki işbirliğine Türkiye’den sonra en büyük katkıyı yapan ve bu işbirliğini candan destekleyen Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev de Kazakistan’da bir ‘Türk Dünyası Akademisi’nin kurulmasını teklif etti ve bu teklif başta Türkiye olmak üzere Türk Dünyası ülkeleri tarafından olumlu karşılandı. Zirve toplantısında Nazarbayev’in samimî heyecanı dikkat çekiciydi. Nazarbayev “Türklüğümüzü çocuklarımıza ve bütün dünyaya öğretelim” dedi

  Bugüne kadar Türk Dünyası arasındaki işbirliğini sağlayan, UNESCO’ya benzer şekilde kurulmuş olan ‘Türksoy’ idi. Ancak ne yazık ki kuruluşundan ve yönetiminden gelen bazı noksanlıklar ve hatalar yüzünden Türksoy’dan beklenen verim alınamadı. Bu zirve toplantısında Türksoy’un da geliştirilmesi konusunda mutabakata varıldı.

  Geçen yıl dört Türk Cumhuriyeti arasında ‘Türk Parlamenterler Asamblesi’ kurulmuştu. Ancak bu asamblenin sekretaryası henüz teşekkül ettirilemediği için faaliyete geçirilemedi. Bu asamblenin de ayrıca faaliyete geçirilip etkinleştirilmesine çalışılacak.

Türk Konseyi şu beş organdan meydana geliyor:

1. Türk Dili Konuşan Devlet Başkanları Konseyi.
2. Dışişleri Bakanları Konseyi.
3. Aksakallılar Konseyi.
4. Dışişleri Bakanlıkları Kıdemli Memurlar Konseyi
5. Daimî Sekreterya.

  Zirve toplantısına Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın bilinen tutumu dolayısıyla bu ülkenin katılımı gerçekleşmedi. Türkmenistan da, Azerbaycan ile aralarındaki soğukluk sebebiyle toplantıya Başbakan Yardımcısı seviyesinde katıldı. Zirve toplantısının neticelerini imzalayan devletler Türkiye Cumhuriyeti, Kazakistan Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti ve          Kırgızistan Cumhuriyeti oldu. Bundan sonraki ilk hedefin Türkmenistan ile Özbekistan’ı bu örgüte dahil etmek olması gerektiğini düşünüyoruz.

  Cumhurbaşkanı Gül: ‘Kendini Türk hisseden herkes gurur duymalıdır.’ Türk Konseyi konusundaki anlaşmalar imzalandıktan sonra Cumhurbaşkanı Gül yaptığı basın toplantısında ‘Bugün tarihî bir adım attık. Kendini Türk hisseden herkes bundan gurur duymalıdır’ dedi. Gül 1990’lardan beri ilk olarak Türk Dünyası’nın düzenli bir kurumsal örgütlenmeye kavuştuğunu vurgulayarak Türk Dünyası’nın her alanda birbirine destek olması gereğinin altını çizdi.

  Türk Dünyası’nda herkesin eşit ve aynı haklara sahip olduğunu belirten Gül, zirveye beş ülkenin katıldığını, ileride eksiksiz katılım beklediklerini ifade etti. Bu kurum sayesinde ekonomide ve turizmde önemli adımlar atılacağını, her türlü altyapı yatırımlarının yapılacağını belirten Gül, ‘Kazakistan-Türkiye Demiryolu’ örneğini verdi.

  Bu birliğin her üye ülkenin diğer beraberliklerine mâni teşkil etmeyeceğine işaret eden Gül, her ülkenin kendi çevresindeki her türlü entegrasyonda bulunabileceğinin tabii olduğunu ifade etti. Türk Dili Konuşan Devlet Başkanları arasında çok sıkı temas kararı alındığını ve her sene düzenli olarak toplantılar yapılacağını belirten Gül ‘Nahçıvan’dan Türkiye’ye büyük bir sevinçle döneceğim’ sözleriyle duygularını dile getirdi. Gül, “Şu bir gerçek ki, hepimizin dili aynıdır. Bu gerçeği hiç bir şey değiştiremez” dedi. 

  Yeni kurulan teşkilâta diplomatik statü verileceğini de söyleyen Cumhurbaşkanı, ayrıca Nazarbayev’in Türk Dünyası Bilimsel Akademisi teklifinden övgüyle bahsetti ve kendisinin Türk Dünyası’nda ortak sportif faaliyetleri ve müsabakaları başlatma teklifinin de kabul edildiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Gül ayrıca Türkiye ile Azerbaycan’ın birbirleriyle kardeşliğinin tam olduğunu kaydetti.

  Bir soru üzerine Gül, Birinci Dünya Harbi’nde en büyük acıyı Türk Milleti’nin çektiğini ancak bunu hiçbir zaman gündeme getirmediğini anlatarak ‘Dünya kamuoyu Türkiye’nin acılarını duymamıştır’ dedi.

  Nahçıvan Zirvesi’nin Türk Dünyası’nın entegrasyonunda önemli bir dönüm noktası olmasını diliyor ve bu merhalenin daha sonra ‘Türkçe Konuşan Milletler Topluluğu’nun kurulmasına zemin teşkil edeceğine inanıyorum.

Türk Dünyası’nın birliği konusunda bugüne kadar emek veren herkese, rahmetli Türkeş’e, rahmetli Özal’a, Demirel’e ve özellikle son dönemde Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ile Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür