Türk Cumhuriyetlerinin Eğitim Problemleri

Prof. Dr. Saadettin Gömeç 06.06.2011 3118

T
ürk cumhuriyetlerinin içinde bulundukları en önemli problemlerin başında eğitim meselesi gelmektedir. Bizim, Osmanlı 'nın son döneminde ve Cumhuriyet'in başında yaşadığımız eğitim karmaşasını şimdi onlar yaşamaktadır. Eğitim kurumları son derece yetersizdir. Her ne kadar bazı sahalarda bizden iyi oldukları söyleniyorsa da, doğru değildir. Modern dünyaya ayak uydurabilmeleri için her türlü ilim sahasında yeni düzenlemelere gitmeleri şarttır.

Eski Sovyet cumhuriyetlerinde okuma-yazma oranının son derece yüksek olduğunu hepimiz biliyoruz; ancak bugüne kadarki çalışmaların ve ürünlerin hangi ideolojiye hizmet ettiklerini de göz ardı edemeyiz. Sosyal ilimlerde hiçbir zaman Marksizmin dışına çıkılmamıştır. Meselâ Kruşçev devrinde psikoloji yoktur. Stalin, psikolojinin kapitalist ideolojiden doğduğuna inanmıştır. Moskova Üniversitesi'nin Sosyal Bilimler şubesi 1942'de kapatılmıştır.

Sovyetler Birliği İlimler Akademisi'ne bağlı Sosyal Bilimler Bölümü'nde ise sadece felsefe, iktisat, etnografya, tarih ve hukuk enstitüleri mevcuttu. Rusya'nın merkezinde böyle olunca, ona bağlı cumhuriyetlerde elbette gerçek ilmi düşünmek mümkün değildir. Bu durum Fen Bilimleri için de geçerlidir. Müsbet ilimler sahasında hazırlanan bir tezin muhtevasında Marksizm ve Leninizm'e övgüler, tezin önemli bir bölümünü işgal ederdi. Sovyetler'in çöküşünün bir sebebi de, ilim ve teknikte geri kalmışlıktır.

Geçmişteki eğitim ve kültür çalışmalarının temelinde Marksist ve Leninst ideoloji yattığı için, tüm Sovyetler'de olduğu gibi Türklük alanında da hür düşünce gelişmemiştir. Bu, Türk Dünyasının önünde duran bir tehlikedir. Şöyle ki; şimdiye kadar Marks'tan ve Lenin'den başka şey okumayan ve kapitalist düzeni yeren fikirlerden sıyrılan halkın önüne birdenbire yığınla görüş ve fikir çıkmıştır. Halk bunların arasında bocalamaktadır. Devlet yapıları her ne kadar fazla bir değişikliğe uğramamışsa da, gelecekte mutlak bir değişim rüzgâr esecektir. İşte bu eğitim ve kültürel alandaki değişim sırasında Türk cumhuriyetlerinin benimseyeceği model, gelecekte onların devlet yapılarını da etkileyecektir. Şu halde Türk kardeşlerimiz, sıkıntıya düşmemek için, kendilerine en uygun yolu tercih etmek zorundadırlar.

Bunlar anlatmamızın sebebi, Türk kardeşlerimizin uyanık davranmalarına yardımcı olmaktır. Çünkü, bir milletin hemen bütün problemlerinin temelinde eğitim ve kültür yatar. Bunu şu şekilde açıklayabiliriz: Vatanını ve milletini sevmeyen bir başbakan veya bakan, hangi modern eğitimi almış olursa olsun, Türklük duygusundan ve benliğinden yoksun ise, milletlerarası platformlarda ucuz menfaatlere ülkesini satabilir. Yahut millî duygulardan ve memleket çıkarlarından habersiz yetişmiş insanlar, yarın ülke zora düştüğü zaman aldırış bile etmez. Çünkü bu çeşit insanların vatanları da olmaz. Vatansız bir insanın yaşadığı topraklan satması normaldir.

Ana mesele eğitim Bu yüzden, bağımsızlıklarının tatlarını yeni yeni çıkarmaya başlayan Türk cumhuriyetlerinin en önemli meselesi, bizce, eğitimlerinin millileştirilmesi hususundadır. Bunu o kadar dikkatli yapmalıdırlar ki, bizim içine düştüğümüz hataları tekrarlamamalıdırlar.

Eski Sovyet ülkelerindeki eğitim müfredatlarını incelediğimizde, derslerin büyük bir kısmının ideolojik ve teorik olduğunu görürüz. Hatta, Türk cumhuriyetlerinden gelen öğrencilerin fakültelerimize yatay geçişleri çoğu zaman mümkün olamamaktadır. Çünkü bizim öğrencilerimizin gördüğü derslerin çoğunu görmemiş oldukları gibi, bizim birinci sınıflarımızda okutulan dersler, onların ikinci, üçüncü sınıflarında gösteriliyor durumdadır.

Kardeş Türk cumhuriyetleri bugün en önemli problemlerinin ekonomik meseleler olduğunu zannediyorlar. Ancak her şeyin temeli olan eğitim ve kültür meselesini gözardı ederlerse, gelecek günler onlar için maalesef karanlık olacaktır.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür