Türk Birliği Ve Alfabe

Yavuz Bülent Bâkiler 30.08.2021 1380
M

arksist sistem çökünce,ortaya yeni Türk cumhuriyetleri çıktı. Batı dünyasından bazı kalemler, 21. yüzyılın Türk yüzyılı olacağını yazdılar. Sandılar ki yeni Türk cumhuriyetleri ve Türk topluluklarıyla, Türkiye arasında kuvvetli bir siyâsi, iktisâdi ve kültür münasebeti başlayacaktır. Düşündükleri gibi olmadı. Çünkü Moskova, kendi hâkimiyetleri altındaki Türk toplulukları üzerinde, çok ciddi bir kültür siyâseti uygulamıştı.

Bu çok önemli konuyu biraz açıklamak istiyorum: Moskova, kendi hâkimiyeti altındaki Türklerin Türklüklerini unutturabilmek, Türkistan Türkleriyle, Türkiye Türkleri arasındaki kültür bağlarını koparmak için çok ciddi bir gayret içinde oldu. Önce aramızdaki alfabe birliğini bozmak istedi. O dönemde Osmanlı Devleti’nde ve Türk cumhuriyetlerinde Arap harfleri kullanılıyordu. Türk asıllı bir Sovyet vatandaşını Türkiye’ye gönderdiler. Bizim Lâtin alfabesine geçmemizi tavsiye ettiler. Böylece Türkiye ile Asya Türk cumhuriyetleri ile alfabe birliğimizi bozmak istediler. Bozamayınca Moskova, yönetimi altındaki Türk cumhuriyetlerine Kiril alfabesini dayattı.

Kesinlikle inanıyorum eğer biz de Kiril alfabesine geçmiş olsaydık, Moskova o Türk topluluklarına bir başka alfabe uygulayacaktı. Niçin? Türkiye Türklüğüyle, Türkistan ve Azerbaycan Türklüğü arasında kültür birliğinin olmaması için.

Lütfen dikkat buyurun: Moskova sadece Türkistan ve Azerbaycan Türklüğünün alfabesini değiştirmedi. Onlara dedi ki: “Siz Türk değilsiniz. Siz Özbek’siniz, Kazak’sınız, Kırgız’sınız, Türkmen’siniz, Azeri’siniz. Sizin diliniz Özbekçedir, Kazakçadır, Kırgızca’dır. Türkler sizin düşmanlarınızdır. Sizi Türklere karşı Kızıl Ordu korumaktadır.”

Türk cumhuriyetlerine gittiğimde dehşetle gördüm ki Moskova, 1880 – 1990 yılları arasında, uyguladığı kültür siyâseti sâyesinde, soydaşlarımızın büyük bir kısmını anadillerinden, Türklükten koparmıştır. Oralardaki soydaşlarımızın belirli bir kısmı “Biz Türk değiliz. Biz Özbek’iz, Kırgız’ız, Kazak’ız, Türkmen’iz, Azeri’yiz.” diye konuşmaktadırlar. İnandım ki komünist sistem çökmeseydi, 2090 yılında Türkistan’daki soydaşlarımızın çok büyük bir kısmı, tamamen Ruslaşacaklardı.

Dünyâda, Pakistan’dan başka dostumuz yoktur. Müslüman Arap devletlerinden bir teki bile yanımızda değildir. Müslüman İran bile, son Azerbaycan-Ermenistan savaşında Ermenilere yardımcı oldu. Türkiye kalkınmak ve çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmak için kayıtsız şartsız yeni Türk cumhuriyetleriyle siyâsi, iktisâdi ve kültür beraberliği içinde bulunmak mecburiyetindedir.

Bunun, sayılamayacak kadar büyük faydaları vardır. Bu bakımdan Türkiye, Ankara’da veya diğer Türk cumhuriyetleri başkentlerinde ilmî toplantılar düzenlemelidir. Mutlaka ama mutlaka bütün Türk topluluklarında yeniden alfabe birliği sağlanmalıdır.

Alfabe birliği sağlanınca Türkiye’de basılan târih kitapları Türk cumhuriyetlerinde de okunacak, aynı soydan geldiğimiz anlaşılacaktır. Farklı alfabeler kaldırılmalıdır. Ve ilim adamlarımız, tarihçilerimiz, siyâset adamlarımız; Türk cumhuriyetlerinde, komünist sistem yüzünden Türklüklerini inkâr eden soydaşlarımıza yeniden Türk oldukları ve Türkçe konuştukları hususunda ikna etmelidir. Bu yeni kültür siyasetinin hem Türkiye’ye hem de bütün Türk cumhuriyetlerine sayılamayacak kadar büyük faydaları olacaktır.

Türkiye’de çeşitli sebeplerle meydana gelen Dilimizdeki Dikenler, alfabe farklılığı sebebiyle Asya’daki Türk soydaşlarımızı bizden uzaklaştırmaktadır.

Bir başka hususu daha bilgilerinize sunmak istiyorum: Haydar Aliev zamanında, Türkiye’de hazırlanan dizi filmlerin, Azerbaycan Türkçesine çevrilmeden Azerbaycan televizyonlarından gösterilmesi yasaklandı. Bu yasak hâlâ devam ediyor. Bu durumu öğrenince çok üzülmüş ve sinirlenmiştim. Sebebini araştırdım, Türkiye Türkçesinde Türk dilbilgisi kaidelerine aykırı kelimelerle, Türkçe karşılığı varken, yabancı dillerden alınan ve dizi filmlerimizde sıkça kullanılan argo kelimelerin, bir başka ifade ile Dilimizdeki Dikenlerin, Azerbaycan Türkçesinde kök salmasını önlemek için bu karar alınıp uygulamaya konulmuş.

Azerbaycan yönetimi, Azerbaycan Türkçesini dikenlerden korumak için tedbir alıyor. Bizim de almamız lâzım. Bu kitap, dilimizi dikenlerden kurtarmak maksadıyla bir dil ve kültür seferberliği başlatılmasına vesile olmak maksadıyla hazırlanmıştır.






İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür