Toprağın Sabrı: Ahıska Türkleri

Necati Doğru 14.10.2012 3284

A
hıska Türkleri: Yine mağdur, yine mazlum, bu kaçıncı zulümdür... Hesabı belli değil!.. Bu defa da Kırgızistan’daki olaylarda Ahıska Türkleri yine bir zulme uğradı. Artık Türkiye Cumhuriyeti devleti bu kardeşlerimize lâyıkiyle sahip çıkmalıdır. Ya oralarda huzurlarını temin etmeli veya hepsini Türkiye’ye getirmeli. Bu vesile ile Ahıska Türklerinin çilesini dile getiren Necati Doğru'nun nefis bir makalesini aşağıya alıyoruz.  Editör

                                                              ***


Dünyada benzeri olmayan bir saflıkla, efendilikle, derin bir sevgi anlayışıyla fısıldamaktalar. Toprağın sabrını taklit ederek, gücenmeden, incinmeden, kızıp köpürmeden, bağırmadan fakat yumuşak, nazik, beyefendi ses tonlarıyla yeniden ve her fırsatta anlatmaktalar.

Sadece Din birliği için değil...
Peygamber birliği için değil...
Soy halkası tutkusu için de değil..
Bu dünya sarhoşluğu için de değil...


Haksızca, acımasızca, adaletsizce kırılmış, koparılmış, parçalanmış bir kompozisyonun yeniden birleştirilmesi için toprağın ve suyun da sabrını taklit ederek anlatıyorlar.
Şu anda bizim konuştuğumuz...
Türkçe'yi konuşuyorlar Ahıska Türkleri...

Anlattıkları tek şey şu:
Biz Türküz, zorla koparıldik...
Bizi unutma Türkiye....
Cumhurbaşkanı Bişkek'e gidiyor...
Onu karşılayıp anlatıyorlar...
Başbakan Alma Ata'ya gidiyor...
Onu karşılayıp anlatıyorlar...
Meclis Başkanı Semerkant'a gidiyor...
Onu ziyaret edip anlatıyorlar...
Başbakan Yardımcısı Bakü'ye gidiyor..
Onu bulup anlatıyorlar...
Liderlerden biri Sibirya'ya gidiyor..
Onu da bulup anlatıyorlar...

 Ahıska Türkleri, Kazakistan'dan, Tacikistan'a, Özbekistan'dan, Azerbeycan'a, Türkmenistan'dan Sibirya'ya kadar her yerde varlar. Ahıska adı verilen ve Batum, Tiflis, Ardahan üçgeninin Türkiye'ye bitişik sınırında kalan topraklarından sürüldüler.
İlk ihaneti Ankara'dan yediler...

16 Mart 1921'de Moskova Anlaşması'yla Ahıska bölgesi Türkiye sınırlarının dışında kaldı.
Ankara Ahıska toprağını verdi...
Bebeğini cami avlusuna bırakan...
Sefil, zavallı kadın gibi davrandı...
Ahıska Türkü'nü unuttu...

Ankara, bu tarihten sonra bu bölgedeki 120 bin Ahıska Türkünü (şimdi çeşitli ülkelere sürülmüş olarak sayılarının 400 bin olduğu sanılıyor) hiç merak etmedi.
Onların durumuyla hiç ilgilenmedi...
İkinci Dünya Savaşı patlayınca...
Stalin 70 bin Ahıska Türkü delikanlısını...
Tüfeksiz, silahsız olarak...
Hitler ordusunun önüne sürdü...

Ahıska Türkleri, faşist Hitler orduları karşısında silahsız dövüştüler, öndeki asker ölünce, ölenin silahını alıp Alman askerlerine saldırdılar. 70 bin Ahıska Türkünün: yarısı, bu savaşta cephede dondu, tüfeksiz, silahsız öldü. Diğer yarısı da Ahıska'ya çoğu sakat kalmış, yaralanmış olarak döndü.
Ankara görmemezlikten geldi...
Duymamazlıktan geldi...

1944 yıkıda Sovyet Rusya, boğazları isteyince ve Türkiye'de NATO'ya girince Stalin, Ahıska bölgesinde Türklüğünü hiç unutmayan bu insanları  tehlikeli gördü.
1944 yılında bir gece...
120 bin Ahıskalı Türk..
Bebe, çocuk, anne, nine, dede, baba ayrımı yapılmadan silah zoruyla kara trenlere dolduruldular. Ve Sibirya, Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan, Ukrayna, Beyaz Rusya neresi varsa her yere parça parça sürüldüler.
Trenlerde bebeler ve yaşlılar öldü...
Ölünü trenden at dediler...
Atmayanı dipçiklediler...

Ankara, Stalin'in bu vahşetini de görmedi. Görmemezlikten, bilmemezlikten geldi. Dünya ölçüsünde bir kampanya başlatmadı, uyarı yapmadı. Ahıska Türkleri, parça parça sürüldükleri her ülkede toprağın sabrını taklit ettiler. Suyun sabrını taklit ettiler.
Türklüklerinden çıkmadılar...
Dinlerini terk etmediler...
Kuru votka alkoliği olmadılar...

Sadece çalıştılar. Profesör oldular, doktor oldular, mühendis oldular, pedagog oldular, öğretmen oldular, teknisyen oldular, gittikleri her yerde, sürüldükleri her bölgede diğerlerinden daha zengin oldular. Fakat vatanları ellerinden alınmış...
Sibirya'dan Tacikistan'a...
Bölge bölge sürülmüş yaşıyorlar..
Bu insanlar Türkiye'ye gelmek istiyor..
Ankara bu insanları...
10 yıldan beri umutlandırıyor...
Fakat onları Türkiye'ye taşımıyor...
En son Kırgız Parlamentosu'nda..
Milletvekilliği yapan...

Maksut İzzet adlı liderleri aracılığıyla bir mektup yazdılar ve Ankara'ya çağırı yaptılar: Bizi Doğu Anadolu'da kimsenin beğenmediği verimsiz topraklara yerleştirin. Orayı isviçre yapalım. Bütün birikimimizi öz vatanımız Türkiye'ye taşıyalım.

Ahıska Türkleri: Toprağın sabrı...

Stalin'in faşizmi, tüfek zoruyla, süngü korkutmasıyla, haksızca, adaletsizce ve Ankara'nın da 1921'de onlara ihanet edip terk etmesiyle kırılmış, parçalanmış, koparılmış komopozisyonun yeniden birleştirilmesini rica ediyorlar.
Toprağın da bir sabrı var...


 

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?