AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ

İsmail Habib Sevük 04.08.2025 279
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O tarihlerde Azerbaycan hakkında İstanbul’da Açık Söz gazetesinde İsmail Habib Sevük tarafından yazılmış bir makale aşağıdadır. Bu makalede, 1920’li yılların Türkçesinin ne kadar mükemmel olduğu açıkça görülmektedir:

---

 Evet dün akşam buraya gelen ve bugün bizim aziz misafirimiz bulunan sefir komşu bir hükümetin, dost bir hükümetin, bilmem nasıl bir hükümetin değil doğrudan doğruya kardeş bir hükümet sefiridir. Hükümet ve milletler de fertler gibidir. Yekdiğerine komşu olan hükümetler ve yekdiğerinin dostu olan devletler; lisanları birbirine benzeyen milletler ve kanları birbirine yakın ırklar vardır. 

 Fakat dünyada hiç bir hükümet Azerbaycan’la bizim kadar yekdiğerinin kardeşi değildir ve dünyada Azerbaycan Türkleriyle Anadolu Türkleri kadar birbirinin aynı millet gösterilemez. 

 Bizim tarihlerimiz bir, dinimiz bir, bizim Azerbaycan’la lisanlarımız bir, kanımız birdir: Tarih bizi beraber doğurdu ve biz tarihi beraber yoğurduk. Azerbaycan’la biz günde beş defa kalblerimizi Mekke’deki Allah’ın evine beraber çeviriyoruz ve günde beş defa Azerbaycan’la bizim alınlarımız Allah’ın mihrabı vahdetinde beraber secdeye kapanıyor. Lisanlarımızın şivesi belki biraz farklı, fakat lisanlarımızın bünyesi yekdiğerinin aynıdır. 

 Dualarımızı aynı dilden yapıyor, mevlidlerimizi aynı dilden okutuyor, hislerimizi aynı kelimelerle ifade ediyoruz. Azerbaycan’la biz yalnız tarihte, yalnız dinde ve lisanda değil kanda ve ırkta da beraberiz. Biz onun kanından ve o bizim ırkımızdandır. 

 Irkımız ki asalette tarihten daha yaşlı, kanımız ki temizlikte zülâlden daha berraktır. İkimizin de asil bir ırk ve temiz bir kanı, ikimizin de güzel bir lisanı ve ulvî bir dini, ikimizin de eski bir tarihi ve şanlı bir mâzisi var. Kanı kanımdan, dili dilimden, dini dinimden, hayır, bu üç şeyle birleşen iki millet yekdiğerinin kardeşi bile değil; yekdiğerinin aynıdır. Azerbaycan’la biz kardeş bile değil yekdiğerinin içinde erimiş iki mahlûl gibiyiz. Bizim herşeyimizde o ve onun her şeyinde biz varız! Vâkıa hudutlarımız ayrıdır, fakat kalbimiz birdir. Vâkıa sancaklarımız ayrıdır, fakat manalar aynı! 

 Ben de neler diyorum, hudutlarımız ve idarelerimiz ayrı öyle mi? Lâkin Azerbaycan ki benim kardeşim bile değil, benim milletimdir, bir milleti haritanın rengi ve coğrafyanın mesafesi nasıl ayırabilir? Benim milletimden olmayan benim hududumda olsa da benden değil, benim milletimden olan hududumun haricinde bulunsa da benimdir. Benim hududumun içinde ki, benim matemim ve bayramım matem yapanlar var, onları atıyorum, benim hududumun haricindeki Azerbaycan ki benim elemim onda bir matem ve benim handem onda bir saadet oldu, o benim haritamın içinde olmasa da zarar yok o benim ruhumun içindedir! 

 Biz onunla beraber güldük, onunla beraber ağladık. Onun her giryesi bende bir hıçkırık, benim her tebessümüm ona bir bayramdır. Biz «Oh» dediysek o beraber sevindi, o «Ah» dediyse biz beraber inledik. 

 Demin ne dedim, sancaklarımız ayrı öyle mi? Oh; gök, yeşil ve kırmızı renkli millî Azerbaycan sancağına dikkat ettiniz mi? O sancağın gök rengi Türklüğün mazisinden alındı, o gök sancak ki bir vakitler, tarihin eski devirlerinde, dalgalandığı ufuklar gökler kadar nihayetsizdi. O sancağın yeşil rengi, İslamiyet’in koynundan alındı. Yeşil renk ki bizde dinin timsalidir ve o renkte kudsiyet uçan ilâhî bir mana var. 

 Peki kırmızı rengi nereden aldılar mı diyeceksiniz? Azerbaycan’ın üç renkli sancağının gök renk Türklüğün mazisinden, yeşil renk İslamiyet’in koynundan, kırmızı renk de Bakü’ye giren kardeş ordunun önündeki al dalgalı bayraktan alındı! O al dalgalı bayrak ki onun rengi Bakü’ye giren o kardeş ordunun akıttığı kan gibi temiz, o ordunun Azerbaycan’a girmek ve Çarlığı devirmek için akıttığı kan ki taşıdığı bayrağın rengi gibi kırmızıydı.

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?
Kafkasya-Kırım
Azerbaycanlı Kız
G
eçtiğimiz gün YHT ile Ankara’dan dönüyordum.

Yanıma 20 yaşlarında bir genç kız gelip oturdu. Birkaç dakika sonra telefonu çalınca şivesinden genç kızın Azerbaycan Türklerinden olduğunu anladım. Uzun uzadıya Azerbaycan’daki ailesine bir şeyler anlattıktan sonra merhabalaştık.
 
Gence yakınlarındaki Yevlak’tan olduğunu…