Tehcirden 70 Yıl Sonra Kırım…

D. Mehmet Doğan 21.05.2014 2941
K

ırım Tatarları, 70 yıl önce Stalin’in emri ile yüzlerce yıllık vatanlarından bire kadar sürüldüler. Hayvan vagonlarına tepeleme doldurulan insanların büyük bir bölümü yol şartlarında vefat etti. Kalanları geniş Sovyet imparatorluğunun muhtelif bölgelerine dağıtıldı…


1990’lı yılların başında Taşkent’te, yaşlı bir Kırımlı yazarın ısrarla bizimle görüşmek istediği söylendi. Elbette, kendisi gelip görüşebilecek kadar hareket edebilse, misafir hukukuna riayet eder, gelir bizi bulur ve görüşürdük. Anlaşılan, hareket kabiliyeti kalmamış birisiydi. Biz sürekli gezip dolaşıyor, arada bir çıkıp Semerkand’a, Buhara’ya veya Türkistan’a (Yesi) gidiyorduk. Bu yazarın dâvetine bu yüzden bir hayli geç cevap verebildik. Ya da, hüzünlü bir karşılaşma olacağını hepimiz hissetmiştik; belki de ondan bu buluşma gecikmişti…

Göz Yaşları İçinde Karşıladı

Yaşı seksene yakın yazar bizi gözyaşları içinde karşıladı. Şâmil Alaaddin Kırım Tatarlarının yaşayan ünlü yazarlarından biri idi. Şiir, hikâye ve romanlar yazmış, yayıncılık yapmış Şâmil Alaaddin’in kısa olmayan hayatında iflas eden, hükmü kalmayan o kadar çok şeyle haşır neşir olmuştu ki, son demlerinde, yalnızlaşan çevresinden öteye bir hamleyle ulaşmak istiyordu. Kırım’ın, Kırımlının Türkiye’ye hasreti âdeta bizim için Şâmil Alaaddin’de tecessüm etmişti.

Yazarın anlattıklarının “hatıra” mı, “roman” mı olduğu hususunda hâlâ kararsızım. Roman olsa daha müsterih olacağımdan mı nedir, kararsızlığım o zamandan bugüne sürüp gitti. Kırımlı genç yazar, insana hoş gelen birçok şey -mesela “eşitlik” gibi- vaad eden sosyalizme gönülden bağlanmıştır. Şiirleri resmî yayınlarda yer almış, rusçaya çevrilmiş ve nihayet, genç yaşında Kırım Yazarlar Birliği’nin başkanı olmuştur. O yıllar, 2. Dünya savaşı yıllarıdır… Sosyalizme inanmış yazar, evini, ailesini bırakır, gönüllü olarak savaşa katılır. Cephelerde savaşır, yaralanır; nişanlar, madalyalar alır ve savaş bitince vazifesini tam mânasıyla yapmış kahraman bir yoldaş olarak müsterih şekilde evine dönmek üzere yola çıkar.

Evine yaklaştıkça heyecanı katlanarak artar. Evi görüş mesafesine girdiğinde bu heyecanın daha da şiddetlenmesi normaldir. Bu heyecanla evinin pencerelerinden bakınca ailesinden kimseler yerine başka şahısları görür. İlk intiba olarak bunların misafir olabileceğini düşünür. Bu hisler içinde kapıyı çalar, hatta zorlar.

“- Burası benim evim değil mi? Bu eşyalar, hatta bu süpürge, o şemsiye benim değil mi? Sizin benim yuvamda ne işinizi var!” gibisinden şeyler söyler.

İçeridekiler bu heyecanlı ve öfkeli adamın sözlerinden, hâl ve tavırlarından tınmazlar. Artık o ev, içinde bulunanlarındır; devletçe belirlenen yeni sahiplerinindir. Gönüllü olarak savaşa giden, rejim için hayatını ortaya koyup yaralanan, nişanlar, madalyalar alan kahraman yoldaş Tatar’ın evi eşyalarıyla birlikte hükümet tarafından bir Yahudi ailesine verilmiştir.

Peki ev böyledir de, evin sâkinleri ne olmuştur? Onlar da apar topar hayvanlara mahsus yük vagonlarına tıkılarak tehcir edilmiştir… Şâmil Alaaddin aynı yolun yolcusu olarak Özbekistan’ın yolunu tutar. Orada ailesini bulur, onların insanlık için ibret olan tehcir macerasını öğrenir… Evinden olmuştur, vatanından olmuştur… Her şeye sıfırdan başlamaktan başka çaresi yoktur.

…Ve Bugün!

20. yüzyılın en vahşi tehcirine maruz kalan Kırımlı kardeşlerimiz hep o güzel ülkenin hasretini çektiler. Vatana dönmek için mücadeleye giriştiler. Altı aylık bebek iken sürgün edilen Mustafa Abdülcemil bu hareketin önderi haline geldi ve “Kırımoğlu” adıyla anıldı. 1990’lı yıllarda Kırım Tatarları yurtlarına dönmeye başladılar. Ukrayna hükümeti gereken kolaylığı gösterse idi, herhalde daha fazla Tatar ülkesine döner ve Rus nüfusunu dengeleyebilirdi. Bu mümkün olmadı…

Ne oldu peki? Bundan sonrası günümüzün konusu… Ukrayna’da meydana gelen karışıklıklar sırasında, Kırım’daki Rus çoğunluğu Rusya’ya ilhak kararı aldı… Elbette bu kararın oluşmasında Moskova’nın hatırı sayılır bir rolü vardır. Bir devlete ait topraklar el değiştirdi. Rusya tekrar Karadeniz kıyılarında hâkimiyetini tesis etti. Batı, ABD, NATO protestolar ve ambargo tehdidinden başka bir şey yapamadı. Ana yurtlarında zor şartlarda yaşayan Kırım Tatarlarını şimdi daha zor günler bekliyor.
“Ne yapılabilirdi?”nin çok fazla cevabı yok aslında.

Türkiye Rusya’nın yeni yayılma siyaseti karşısında tek başına bir güç sayılabilir mi? Bu soruya “evet” demek mümkün değil. Eğer kendimizde böyle bir güç vehmetse idik, bir karşılığımız olurdu. Ancak batı dünyasının Rusya’ya karşı geleneksel siyasetinde medet umulabilir, fakat şu sıralar ABD’nin ve Avrupa’nın böyle bir belirgin siyaseti olmadığı anlaşılıyor. Kırım bir tarafa, Ukrayna’nın kuzeyinde ve doğusundaki bazı bölgeler daha Rusya’nın kontrolüne geçebilir. Daha da ötesi, Ukrayna tamamen haritadan silinebilir! Kırım halkının, meselelerini Türkiye’den başka dünya gündemine sokabilecek dayanakları yok. Türkiye için bu stratejik hesapların ötesinde bir mecburiyet. 

Kardeşlik, dindaşlık ve tarih birliği Türkiye’yi buna mecbur ediyor. Fakat, Kırım’da olup bitenler konusunda Türk kamuoyu beklenen tepkiyi gösteremedi ne yazık ki. İşte tehcirin 70. yıldönümündeyiz ve Türkiye’nin meydanları bu meseleyi yüksek sesle haykıran kalabalıklarla dolmalıydı…

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?