TDT’nin Dünyaya Açılan Kapısı: Türkiye

Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak 12.04.2022 971
H
resim
ürriyetinin 30. yılını kutlayan Orta Asya Türk Devletleri 2022 yılına girerken büyük bir adım attı;  Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) uluslararası alanda yeni bir soluk olarak doğdu. Türk dünyası yüzyılın son çeyreğinden itibaren çok umutlandı ama 20. Asırda içine kapandı. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Türkiye ile Türk dünyası arasındaki münasebetler çok kısıtlı oldu. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan çift kutuplu küresel sistem ise dünyayı yeniden tasarlarken Türkçe konuşan halkların birbirinden uzaklaşmasına yol açan yapıyı kurdu.

Bu yüzden Soğuk Savaş sırasında Türk dünyası arasında Moskova üzerinden sürdürülen çok sınırlı sayıda kültürel münasebetleri söz konusu oldu. SSCB dağılınca diğer cumhuriyetler gibi Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Kazakistan ve Azerbaycan 1991 yılında bağımsızlıklarını ilan ettiklerinde Türk dünyası arasında iş birliğinin temelleri atıldı. 1992 yılında Ankara’da “Türkçe Konuşan Devlet Başkanları Zirvesi” toplandı. Aradan 7 yıl geçtikten sonra 2009 yılında ise Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi kuruldu. Türk Konseyi ve Türk Keneşi de denilen bu platform uluslararası örgütler içinde mütevazı hedeflerle adım adım ilerledi. Bu bağlamda ekonomi, eğitim, ulaştırma, kültür, turizm ve dış politikaya yönelik kayda değer projeler elbirliği ile hayata geçirildi. Türk Keneşi 12 Kasım 2021’de İstanbul’da gerçekleştirilen 8. Zirvesi’nde tarihî bir adım atarak ismini Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) olarak ilan etti. TDT’nin başlıca amacı üyeleri arasında ekonomik ve kültürel iş birliği potansiyelini en yüksek seviyeye çıkarmaktır. Bunun yanında global ve bölgesel krizlere karşı ortak tutum takınarak uluslararası alanda barış ve dostluk lehinde inisiyatif almaktır.

Dünya jeopolitiğinde bir devletin okyanus veya denizlere kıyısının olması çok önemlidir. Bu bağlamda kıyısı olan devletler, deniz yollarını kullanarak dünyaya açılır, ticaret yapar, ana karasına yönelen tehditleri denizlerde karşılayabilir. Denizlere veya okyanuslara kıyısı olmayan devletler ise âdeta kilitlenmiştir. Zaten bu ülkelere “kilitli ülkeler” adı verilir. Bu yüzden etrafını çevreleyen ve denizlere kıyısı olan komşuları üzerinden dünya ile irtibat kurmak zorunda kalır. Başta Özbekistan olmak üzere çoğu Orta Asya ülkeleri de açık denizlere kıyısı yoktur. Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan’ın Hazar Denizi’ne kıyı olmakla birlikte, bu deniz kapalı bir deniz olduğu için açık denizlerin imkânlarından uzaktırlar. Özbekistan ise açık denizlere ulaşabilmek için en az iki komşu ülkenin kara ve hava sahalarından geçmek durumundadır. Bu bakımdan Özbekistan çifte kilitli bir ülkedir.

Ayrıca belirtilmesi gereken bir durum daha vardır. Orta Asya’daki Türk dünyasını çevreleyen ülkelerin ekonomik büyüklüğü, askerî kapasitesi ve yeryüzü şekilleri de dikkate alınarak bir değerlendirme yapıldığında söz konusu kilitlenmenin oluşturduğu olumsuzluklar daha açık görülebilir. Dünyanın aşılması en zor dağlık bölgelerine sahip Tacikistan ve Afganistan yanında Özbekistan’ı çevreleyen ülkelerden biri Rusya diğer de Çin’dir. Bu ülkeler ekonomik ve askerî kapasiteleri bakımından birer dev olarak jeopolitik dengeleri kendi lehlerine kullanma imkânlarına da sahiptirler. Afganistan ise 40 yıldır bölgenin en istikrarsız ülkesi olarak siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel bakımdan bölge ülkelerini olumsuz etkilemektedir.

Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkeler Türkiye üzerinden dünyaya açılma imkânı elde ederek üzerlerindeki kilitleri kırmaktadır. TDT’ye üye devletlerinin toplam yüzölçümü yaklaşık 4,9 milyon kilometrekare ve nüfusları da 170 milyonu aşmaktadır. Söz konusu nüfusun ortak dil kullanma imkânı, genç ve dinamik nüfus yapısı ve görece eğitim düzeyinin yüksek olması ekonomik faaliyetleri kolaylaştıracak faktörlerdir. Coğrafi açıdan kilitlenmişlik durumu, siyasi birliktelikler ve ekonomik iş birlikleri sayesinde kırılacaktır. Türkiye bu noktada çok önemli bir işlev görecektir. Hava yolu koridorları vasıtasıyla, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’yla ve son olarak gündeme gelen Zengezur koridoruyla bölgenin dünyaya bağlanan gerçek bir köprüsü olacaktır.

 Emir Timur'un Mirası: Özbekistan 

Özbekistan zengin tarihi, kültür ve medeniyet birikimi yanında ekonomik kapasitesi ve yer altı kaynakları bakımından da oldukça zengin bir ülkedir. Taşkent, Tirmiz, Hive, Kokand, Karşı, Buhara ve Semerkant gibi tarihî şehirleri her bakımdan cazibe merkezi olmuştur. Tarihe bakıldığında siyasî, ticarî ve ilmî bakımdan aralarında tatlı bir rekabet olsa da her bakımdan birbirlerini tamamlayan bu şehirlerden Semerkant ve Buhara şu mısralarla anlatılır:

Semerkand saykal-ı rûy-i zemîn est, Buhara kuvvet-i İslâm-ı dîn est.
Semerkant yeryüzünün ziynetidir, Buhârâ İslâm dininin kuvvetidir.

At sırtında yönettiği hiçbir savaşı kaybetmeyen büyük bir komutan olan Emîr Timur iktidarı müddetince Orta Asya’nın siyasi ve kültürel haritasını birleştirdi. Tahta oturduğu 1370'ten başlayarak 35 yılda Doğu'nun en güçlü devletini kurdu. TDT, Emîr Timur’un bir zamanlar birleştirdiği coğrafya üzerinde yeni bir hamledir. İzmir’den Taşkent’e, Antalya’dan Almatı’ya uzanan coğrafyada TDT dilde, işte ve fikirde birlik yolunda ciddi bir adımdır.

Özbekistan, ekonomik potansiyeli bakımından dünyanın ilgisini çekmektedir. Özbekistan hâlen dünyanın en büyük yedinci doğalgaz, dördüncü uranyum, altıncı pamuk üreticisi ve ikinci büyük pamuk ihracatçısıdır. Türkiye’nin Özbekistan’daki yatırımları son 5 yılda 70 kat, ortak şirket sayısı ise 5 kat artmıştır.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür