Taşkent’te Türkiye Gazetesi Sürprizi

Meryem Aybike Sinan 22.02.2021 1875
Ö
resim
zbekistan ziyaretimizin son iki günündeyiz... Semerkant’ta İmam-ı Matüridî türbesinden sonra dünyaca ünlü Registan Meydanı'na gidiyoruz. Burası tarihî  medreselerin birbiriyle yarıştığı, nereye baksanız mimarinin şahikası diyebileceğimiz muhteşem eserlerin iç içe, omuz omuza durduğu ışıltılı ve ferah bir meydan. Burada taşlar, çiniler, desenler, nakışlar, turkuaz mavisi, bir renk ve ahenk içinde estetiğin zirvesine oturmuş gibi. Bu güzellik karşısında gözümüz kamaşıyor.

Rehberimiz Şeref Bey, Emîr Timur türbesine de gideceğiz deyince heyecanlanıyoruz. Kimi onu kötülemiş kimi görmezden gelmiş kimi farklı bir pencereden değerlendirmiş. Biz onu hayırla yâd ediyoruz zira o Türk milletinin yalın kılıç bozkurdu, Şah-ı Nakşibend hazretlerinin iyi bir müntesibi, din büyüklerinin ve ilmin hamisidir. Emîr Timur’un dergâhında soluklanıyoruz ve tarih ruhumuzdan resmigeçit yapıyor. Dualarımızı edip huzurundan ayrılırken şu ünlü sözleri dökülüyor dudaklarımdan: “Güç adalettedir!”

Semerkant’tan ayrılmak zor geliyor, sanki bin yıldır burada yaşıyoruz, öylesine bir hasret ve hüzünle Taşkent’e yollanıyoruz. Aklımda ısrarla ziyaret etmek istediğim bir kurum var. Kıymetli dostum ve kardeşim Dr. Fatma Sönmez’le yola çıkıyoruz. Fatma’nın iki arkadaşı bize mihmandardık ediyor, kendilerine "Uluslararası İmam-ı Matüridî İslam Araştırmaları Merkezi"ne gitmek istediğimizi söylüyoruz.

 
Bu merkez Taşkent’in çok güzel bir caddesinde bulunuyor. Kapıda haber gönderiyoruz. Çat kapı yaptık ama anında bütün kapılar açılıyor önümüzde. Bahadır Bey adlı Uluslararası İlişkiler Müşaviri bizi karşılıyor ve önce külliyeyi gezdiriyor. Bu külliyenin haziresinde Kazakistan’ın Ulu Cüz boyundan Ahmet Yesevî yolunun ünlü bir zatı, bir ereni medfun. Dualarımızı ediyoruz... Ardından Uluslararası İmam-ı Matüridî İslam Araştırmaları Merkezi Başkanı Devranbek Maksudov bizi karşılıyor. Gözlerinin içi gülen, tepeden tırnağa nezaketli bir insan. Kendisine geçtiğimiz aylarda Ötüken Neşriyat’tan çıkan Yazar Mürsel Gündoğdu’nun yazdığı İmam-ı Matüridî romanını hediye ediyorum. Devranbek Bey, ani bir şaşkınlık geçiriyor. Sevinç içinde "Yazarına sorar mısınız, biz bunu Özbek Türkçesine çevirebilir miyiz?" diyor. Sonra İmam-ı Matüridî İslam Araştırmaları Merkezinin çalışmalarından söz ediyor. Bendeniz de kendilerine gazetemiz yazarlarından Prof. Dr. Hilmi Demir Hoca’nın İmam-ı Matüridî üzerine olan çalışmalarından söz ediyorum ve hemen iletişim bilgilerini istiyor. Bu güzel mekândan çok güzel duygularla ayrılıyoruz...

Zaman çabuk geçiyor ve akşam saatlerinde Türkiye Büyükelçiliği Rezidansına davetli olduğumuz bilgisi geliyor. Elçilik Kültür Ataşesi Mustafa Akıncı ve TRT Avaz Özbekistan Temsilcisi Nizam Şahin bizleri ziyarete geliyorlar. TRT Avaz’a söyleşi veriyoruz.

Akşam saatlerinde elçilik Rezidansında bizleri ağırlayan Özbekistan Büyükelçimiz Süreyya Er Beyefendi ile sohbet ederken söz İmam-ı Matüridî Hazretlerinin türbesine geliyor. Tam bu noktada Sayın Büyükelçi şunları söylüyor:

“İmam-ı Matüridî Hazretlerinin türbesinin yeri seksenli yıllarda Türkiye gazetesi tarafından uzun araştırmalar yapılarak tespit edildi, yeri satın alınarak etrafı çevrildi ve gerekli düzenlemeler yapıldı..."

Açıkçası bu hususu bilmiyordum. Merhum Enver Abi’nin buralara kadar uzanan hizmetlerine şahit olduğum için, iftihar ettim. Gazetenin yazarı olarak yaşadığım şerefin tarifi ise yok. Allah kendilerinden razı olsun. Bu büyük hizmeti bütün Türk dünyası asla unutmamalıdır... Türkiye gazetesinin bu hizmeti büyük bir alkışı hak ediyor. Vesile olanlara minnettarız...

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür