Taşın Ağladığı Türk Beldesi: Kırım

Ahmet Bera Canalp 13.06.2020 1508
K
resim
ırım, bugün Rusya tarafından ilhak edilen, Karadeniz’in kıyısındaki Sinop ilimizin tam karşı tarafına denk gelen bir Türk beldesi. Ruslar 1944 senesinde burada da taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmadı. Oralarda insanlar huzur içerisinde yaşıyor, hiç kimseye karışmıyordu. Ne var ki stratejik bir bölge olduğu için Tatarlar sürgüne mecbur edildi. Kimisi gittikleri yerde, kimisi yollarda, tren vagonlarında acı bir şekilde can verdi.

Bu hususta çok kitap okudum. Rusların Türk yurtlarında yaptığı zulüm ve işkenceler hep damarımı kabartmış, orada yaşananları hayal ettikçe büyük üzüntü duyuyordum. Kırım’ı da çok merak ediyordum. Kıymetli bir dostumla ilhak edilmeden önce bu beldeye seyahat ettik. Gördüğüm manzara karşısında, nutkum tutuldu. 

Camiler ahır, minareler yıkık, mezar taşları ayaklar altında. Birden merhum Osman Yüksel Serdengeçti’nin 'Ağıt' şiirindeki şu sözler hayalimde canlandı:

“Koskoca bir âlem göçmüş yıkılmış/Türbelerin, camilerin yakılmış/Meydanlara kara putlar dikilmiş/Buhara der, Semerkant der ağlarım/Nerde benim Ural-Altay dağlarım.”

Evet Ruslar soydaşlarımızı o topraklarda 150 yıldır yok etmeye çalıştı. Büsbütün yok etmeyince içleri rahat etmeyecekti. Kırım-Akmescit’te ikamet eden dostum; “Bu gördüğün, yıkılmış, yakılmış camileri minarelerini bu hâle hep gözü dönmüş Ruslar getirdi. Diğer Türk Cumhuriyetlerinde olduğu gibi bizi de parçalamak için, Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar, Karakalpak olarak ayırt etti. Oysa biz özbeöz Tatar yani; Türk’üz” diyordu. Ben de; “Ruslar hep bu yola başvurmuştur. Deniz parçalanır mı? Bunu sen de adın gibi biliyorsun ki biz Türk’üz. Sen burada ayı, güneşi görüyor musun?” dedim, “evet” dedi. “Ben de İstanbul’dan görüyorum. O hâlde bir ve beraberiz” dedim. Gözlerinin içi gülüyordu...

Bizi, Kırım'ın meşhur yeri, alnında bir tarih kazılı olan Bahçesaray ve Kırımlı yazar Cengiz Dağcı’nın doğduğu Yalta’ya götürüyordu. Yol boyunca basık evler, kerpiçten yapılmış kulübeler hep dikkatimizi çekiyordu. Dayanamayıp sordum; “Ali bu tür yerler bizde tavuk kümesi olarak yapılır, sizde ne maksatla yapılmış?” Biraz sonra içimi acıtan, öfkemi arttıran şu cevaba muhatap kaldım: “Sürgün edilerek, yıllar sonra vatanına dönenlerin başını sokmak için yaptığı evler. Onların gözünde oralar saray...” Evet, Ali haklıydı... 

Bahçesaray’a bir öğlen saatinde vasıl olduk. Arabamızı bir kayanın dibine park ettik. Kalbimin derinlikleriyle şöyle yeşillikler arasındaki Kırım Hanlığının Sarayı’na, Harem Kulelerine, Han Camisi'nin minarelerine baktım. Yavaş yavaş saray avlusuna doğru yürüyorduk. Kemer kapıya yaklaştığımızda içimde bir hüzün hissettim. Bu saraydan kaç Giray Hanlar, kaç ağalar gelip geçti. Şimdi neredeler? Avludaki renkli cami ve pencereleri, kurumuş şadırvanlar, çeşmeler geçmişin uykusuna dalmış gibiydiler. Namazlarımızı eda edip Hanlar Mezarlığına doğru yöneldik. Sarıklı mezar taşlarının altında yatan Giray Hanlar, İsmail Gaspıralılar... Daha dün yurdu için İdil’den-Tuna’ya kadar düşman askerini bertaraf edip yol boyunca at süren yiğitler neredeler?

Kabirlerinde boylu boyunca uzanmışlar ve kıyametin kopup, hesaba çekileceğimiz o günü bekliyordu. Bir tarafta kapısına zincir vurulmuş medreseler, bir tarafta kalbine hançer saplanmış saray. Kırımlı akademisyen olduğunu öğrendiğimiz ciğeri yanık biri zincir vurulmuş tarihini öyle aşkla-şevkle anlatıyordu ki, âdeta zerreleri konuşuyordu...

Bu yaşadıklarım karşısında zihnim, vücudum gibi yorgun düşmüş, bir çınar altına uzanıp şanlı tarihimizi, atalarımızı düşünmek ihtiyacı hissetmiştim… Dudaklarımdan; “Ey duvarlar! Dile gelip dünü haykırın!” nidası dökülsün istiyordum...

Uzakta, yeşillikler arasında bir bina görünüyordu. Dostum bizi oraya götürdü. Burası bir müze... Kırım Türklerinin gemilere, trenlere tıka basa doldurularak Orta Asya bozkırlarına nasıl sürgün edildiklerinin resmedildiği yer. Hele öyle bir resim vardı ki, o bîçare (çaresiz) ninelerin, çocukların tahta gemilere bindirilip denizin ortasında batırılarak öldürüldüğü ve Rus lideri Stalin’e komutanın ağzından “Size Türksüz bir Kırım teslim ediyorum” mesajı asılıydı.

Şimdi soruyorum! Hangimiz bunları mekteplerde okuduk, hangimiz Rus esaretinde inim inim inleyen, Stalin cehennemini yaşayan bu soydaşlarımızdan gerçek manada kimler haberdar oldu. Bunlar hakkında kaç kitap okundu, araştırıldı? Ne yazı ki…

 





İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?