Tarihî Alaş Kala

M. Aybike Sinan 22.06.2022 1331
resim
B
ir haftadır Doğu Kazakistan’dayım.

Semey, Kazakistan tarihi için çok ehemmiyetli bir şehir. 19. yüzyılda Kazak Türklerinin ilk modern devlet kurma süreci bu şehirde başlamıştır. Kazak edebiyatı, tarihi ve siyasetinin en mühim isimlerinin doğduğu ve yaşadığı şehir de burasıdır.

En enteresanı da Rus Çarlarının en kızdıkları, merkezden uzaklaştırıp cezalandırmak istedikleri münevver, şair ve yazarların sürgün yeri de Semey’dir. Dostoyevski, bunlardan biridir. Rusya’nın sosyokültürel manada gelişmiş şehirlerinden bu şehre sürgün gelen münevverler ve Türkler arasında zaman zaman bir dayanışma, karşılıklı münasebet kurulması siyasi düşünceleri olgunlaştırmış ve milliyetçi münevverlerde farkındalık oluşturmuştur.

Çar’a karşı Kazak Türklerinin başlattığı bütün isyan hareketlerinin neredeyse büyük kısmı bu şehirden yönetilmiş ve başlatılmıştır diyebiliriz. Ruslar bu şehre Semipalatinski, Kazaklar Alaş demişlerdir. 1905 yılında Taşkent’te Mustafa Çokay tarafından organize edilen “Hepimiz Alaş’ın Oğullarıyız” adlı Türkistan Müslümanları Kongresinde Kırgız ve Kazak münevverler “Alaş Hareketi” adında birleşmişlerdir.

Bu hareketin en önemli amacı şuydu:

1. Türkistan’da İslamı yaymak.

2. Bölgeden Rusları uzaklaştırmak.

3. Göçebe Türklerin özgürlüklerini sağlamak...

1917 yılında Bolşevik ihtilaliyle 1. Genel Kazak Kurultayı toplanmış ve Alaş Partisi kurulmuştur. Çok kısa bir süre sonra 2. Kurultayda bir araya gelen münevverler Alaş Orda Muhtar Devleti’ni ilan etmiştir. Buna paralel olarak Alaş hareketi A. Sıdıkov öncülüğünde Kırgızistan’da da teşkilatlanmıştır. 

Alaş Orda, ilk olarak Millî Ordu kurma icraatıyla işe başladı. Orenburg, Turgay, Kustanay ve Semey’de Kazak Millî Alayları ve Polis Teşkilatı kuruldu. Maalesef bu hareket Sovyet Rusya tarafından çok ağır şekilde bastırıldı. Münevverlerin tamamı ya zindana atıldı ya da infaz edildi. Bu devletin yerine 1920 yılında Kırgız-Kazak Sovyet Cumhuriyeti kuruldu.

Alaş Kala, yani Semey, Alaş ruhunun hâlâ capcanlı yaşadığı bir şehirdir.

Bu sebeple Sovyet Rusya, Semey’i yani Alaş’ı çok ağır cezalandırmış ve bütün nükleer tatbikatlarını bu topraklarda gerçekleştirmiştir. On binlerce insan hayatını kaybetmiş, genetik miras yoluyla on binlerce insan dünyaya problemli gelmiştir. Hâlâ kanser vakalarının en fazla görüldüğü şehirdir Alaş Kala…

Perestroika ve Glasnost reformlarının lideri SSCB Başkanı Mihail Sergeyeviç Gorbaçov, bu şehirde yapılan nükleer denemeler için bir ziyaretinde Kazak halkından özür dilemiştir...

Semey’de olunca bu tarihî hadiseleri hatırlamak durumunda kalıyorsunuz. Coğrafik anlamda muhteşem bir bölge olmasına rağmen, geçmişte yaşadığı nükleer denemelerden dolayı insanlar bölgede kalmak istemiyor, şehirde turizm faaliyetleri yok denecek kadar az. Oysa İstanbul Boğazı'nı andıran İrtiş Nehri üzerindeki asma köprü, şehrin yeşili, burada yetişmiş ünlü şairler, siyasetçiler, tarihçiler ve bilim insanları şehri değerli kılıyor.

Tarım ve hayvancılık şehri ayakta tutuyor. Civarda zengin altın rezervleri ve kömür yatakları var...

Kazakistan Cumhuriyeti, bu şehrin kültürel mirasının tanıtılması, bölgenin kalkınması ve turizm potansiyelinin geliştirilmesi için geçtiğimiz aylarda mühim bir karar aldı. Ünlü şair Abay Kunanbay’ın doğup yaşadığı şehir olduğundan dolayı, bölgenin adını Abay Oblastı (bölge) olarak değiştirdi. Öyle zannediyorum ki Kazakistan bu bölgede şimdi çok önemli değişiklikler yapıp Türkistan, Almatı, Çimkent ve Nur Sultan şehirlerindeki gibi önemli kalkınma hamlelerini gerçekleştirecek.

Hasılı Semey, bütün acılarıyla, çileleriyle tarihî bir Türk şehri...

Geliniz, görünüz...




İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür