Sürgünün 70. yıl Dönümünde Bir İşgalin Ortasında Kırım Türkleri

Ceran Kenar 11.03.2014 3976

K
ırım Tatarları vatanlarından kendilerini koparan büyük sürgünün 70. yılında,  kadim korkularını ve endişelerini yeniden canlandıran bir ortamda  buldular kendilerini. Rusya'nın Kırım'ı işgali ile kapanmayan yaralar tekrar açıldı. Acıyla dolu ve Rusya'dan gelen zulümle dolu tarihlerinin  tekerrür edebileceğine dair korkular işgal ile ayyuka çıktı.

Öncelikle,  kendisi de aslen Kırımlı olan usta tarihçi Halil İnalcık'ın uyarısı ile  başlamakta fayda var. Kırım Tatarı ifadesi yerine Kıpçak Türkü terimi  kullanılmalıdır diyor İnalcık. İnalcık'ın ifadesi ile;

“Tatar ismi  Moğolcadır. Doğu Avrupa'ya 1240'larda gelen Moğol ordularında Tatarlar  vardı. Buradaki Kırım Hanlığını Osmanlı aldıktan sonra, diğer bölgeler  Altınordu Moğol Hanlığına tabiydiler. Moğol devletinin tebaası olarak  bunlara Tatar denildi. Tatar yanlış bir terimdir, asıl söylenmesi  gereken Kıpçak Türkü'dür. Kıpçak Türkü'nün lügati neşredilmiştir, Kıpçak  lehçesi vardır. Tatarlık iddiasında bulunmak Moğolluk iddiasında  bulunmaktır. Rusya bunu bildiği için kendi nüfuzunu kurmak istediği  bütün Türk illerinde Tatar unvanını kullanır. Bugün Azerilere bile Tatar der, oysa ki Azeriler Anadolu Türkü'dür." 

Osmanlı, Kırım Hanlığı'nı 1475'te Fatih Sultan Mehmet döneminde fethetti ve Küçük  Kaynarca Anlaşması ile kaybetti. Bu anlaşma ile Kırım önce bağımsız hale  geldi, 1783'te ise Rus işgaline uğradı. Kırım'daki Kıpçak Türkleri'ni  hedef alan nüfus politikaları da bu dönemde başladı. Dilleri yasaklandı,  entelektüelleri hapse atıldı. Baskılar Sovyetler döneminde de devam  etti. 1928-1939 yılları arasında 35.000 Kırım Türkü'nün ya hapse  atıldığı, ya da sürüldüğü belirtiliyor.

Ancak Kırım Türkleri  için en büyük felaket Stalin döneminde yaşanacaktı. İkinci Dünya Savaşı  sırasında, Stalin bir gecede 200.000'in üstünde Kırım Türkü'nü, Naziler ile iş birliği yaptıkları gerekçesi ile sürdü. Eşyalarını toplamaları  için 30 dakika verildi. Kırım Türkleri hayvan vagonları ile Orta Asya ve  Urallar'a sürüldü. Yolda 80.000 kişinin öldüğü belirtiliyor. Bu sürgün  yaşanırken, ailelerinin ne yaşadığından habersiz Kırım Türkleri’nden  bazıları Kızıl Ordu bünyesinde Naziler'e karşı savaşmaya devam ediyordu.  Sürüldükleri yerlerde Gulag'larda zorla çalıştırıldılar. Gorbaçov'un  “perestroyka” açılımına kadar Kırım Türkleri’nin, Kırım sınırlarına  girmesi bile yasaklandı. Bu etnik temizlik politikası sonucunda Kırım'ın  demografisi -dönüşümü olmayacak şekilde- değişti ve Kırım  “Ruslaştırıldı.”

1989 yılından itibaren sürgün mağduru Kırım  Türkleri Kırım'a dönmeye başladı. 1989 yılında 38.000 olan nüfus, bu  geri dönüş hamlesi ile bugün 270.000'e ulaşmış durumda. Toplam Kırım  nüfusunun %12'sine tekabül ediyor bu rakam. Rusya'nın Kırım işgali ile  başlayan süreçte yaşadıkları trajediler sebebiyle, Ukrayna'nın bağımsız olmasından sonra, Ukrayna'daki Rusya karşıtı siyasi gruplar ile hareket  ettiler. 

Kırım Türkleri'ni temsil eden Kırım Tatar Milli Meclisi,  Ukrayna'nın bağımsızlığından beri Rusya yanlısı gruplar tarafından idare  edilen Kırım Özerk Cumhuriyeti içinde muhalif bir grup oldu. Kırım Türkleri'nin siyasi pozisyon açısından epey konsolide olduklarını söylemek mümkün. Sovyet döneminden beri başlayan Kırım Türkleri’ni bölme  ve Sovyet yanlısı bir oluşum çıkarma girişimleri oldu. Bu teşebbüsler  Boris Yeltsin ile de devam etti. Kırım Türkleri’ne milli özerklik  verilmesi karşılığında, Rusya'nın Kırım'ı kontrol etmesini  desteklemeleri istendi. Ancak Kırım Türkleri bu teklifleri kabul etmedi  ve Kırım'ın Ukrayna sınırlarında kalması gerektiği yönündeki görüşlerini 
değiştirmedi.

Rusya'nın Kırım işgaline karşı en net tepkiyi Kırım Türkleri’nin verdiğini görmek mümkün. Bu tepkilerinde hiç haksız  sayılmazlar. Sadece tarihten gelen nedenlerden değil, mevcut Rus  politikası da Kırım Türkleri’ne bir güvence vermiyor. Putin'in Rusya'da  yaşayan Müslüman nüfusa karşı politikası Sovyetlerden pek de farklı  değil. Gittikçe merkezîleşme politikalarının arttığını ve azınlıklara  karşı anti-demokratik uygulamaların arttığını görmek mümkün Putin  Rusya'sında. Ural bölgesine sürülmüş olan ve hâlâ orda yaşayan Kırım  Türkleri’nin dillerini kullanmasına karşı ciddi bir baskı var. Ve  elbette Kırım Türkleri bu gelişmeleri yakından takip ediyor.

Rusya  işgalinden sonra, Kırım Türkleri’nin evlerinin kapıları, dün itibari  ile kırmızı çarpı işaretleri ile boyanmaya başladı.  Evi  işaretlenenlerden biri olan Rüstem Kadirov, bu gelişmeyi polise  bildirdiklerini ancak polisin bir işlemde bulunmadığını belirtiyor ve  ekliyor: “Putin'i burada istemediğimiz için bizi cezalandırmak  istiyorlar.” Kırım Türkleri'ne ait arabaların ve bir otelin de ateşe verildiği belirtiliyor.

Kırım Türkleri hep sivil muhalefet ve  pasif direniş gösterdi bugüne kadar. Kırım Tatar Milli Meclisi eski  başkanı Mustafa Kırımoğlu (Cemilev) Kırım Tatarlarının barışçı mücadelesine katkısı sebebi ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Nansen Mülteci Ödülü'ne layık  görüldü. Ancak Kırımoğlu, eğer Kırım Türkleri’ni koruyacak diplomatik  tedbirler alınmaz ise, öz savunma grupları kuracaklarını belirtiyor. Kırım Türkleri Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nün Kırım'a  sevk edilmesini talep ediyor. Ancak bu taleplerinin gerçekleşme ihtimali  çok düşük.

Pazar günü gerçekleşecek referandumu ise boykot  etmeleri bekleniyor Kırım Türkleri’nin. Referandum sonrasında Kırım'ın  Rusya'ya bağlanmasına ise kesin gözüyle bakılıyor. Kırım Türkleri korku ve endişe ile yeni bir döneme hazırlanıyor...

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?