Srebrenitsa ve Urumçi

Dr. İsmail Kapan 25.09.2012 3688
D
ün Srebrenitsa katliamının 14. yıl dönümü idi... 11 temmuz 1995’te, Ratko Mladiç komutasındaki Sırp canilerinin katlettiği sekiz bin Boşnak, 14 yıl sonra altmış bin kişinin katıldığı hüzünlü bir törenle yâd edildi. Bazı televizyon kanalları bu töreni naklen yayınlama basiretini gösterdi. Onlara bu duyarlılıklarından dolayı müteşekkiriz...

    Sözde Güvenli Bölge

    Tam on dört yıl önce, Birleşmiş Milletler’in “GÜVENLİ BÖLGE” olarak ilan ettiği altı yerden biri idi Srebrenitsa... Burada, sözüm ona güvenliği korumak üzere, BM Barış Gücü nezdinde 400 tane Hollanda askeri görevlendirilmişti. Ama Sırp Canilerinin tam bir hafta boyunca sürdürdükleri vahşeti Hollanda askerleri sadece seyretmekle kalmıştı!..

    20. yüzyılın sonlarında yaşanan bu en büyük insanlık ayıbını, aslında bütün Avrupa boynunda yafta olarak taşımaya devam ediyor. “Türklerden intikamımızı almaya geldik...” diye bütün Avrupa’nın ve bütün dünyanın gözü önünde, etnik temizlik ve soykırım suçu işleyen katil Ratko Mladiç, hâlâ yakalanabilmiş değil.Ne Birleşmiş Milletler, ne İnsan Hakları Kuruluşları vs. Hollanda askerlerinin bu katliama seyirci kalmasının, hatta Sırp canilerinin işini kolaylaştırmasının hesabını da sormuş değil.

    Srebrenitsa’da katledilen sekiz bin kişinin tamamının cesetleri dahi bulunabilmiş değil. Şimdiye kadar yetmiş toplu mezardan ancak 3 bin 200 kişinin vücudundan kalan parçalar bulunabildi... Evet, modern ve medeni(!) Avrupa bu ayıbın altında ezilmeye devam ediyor. 

    14 yıl önce Avrupa’nın göbeğinde, sırf Müslüman oldukları için kendilerine “TÜRK” denilen Boşnaklar boğazlanıyordu... 

    Dünya Yine Sessiz

    Ne hazin tecellidir ki, şimdi de Asya’nın derinliklerinde, pek çok kimsenin varlığından fazlaca haberdar olmadığı bir başka Türk topluluğu katliama maruz kalıyor. Dünya yine sessiz, yine kör ve sağır. Tam olarak ne kadar Uygur Türkünün katledildiği bilinmiyor. Gayrı resmi rakamlara göre 800 civarında. Yaralıların sayısı tabii ki çok daha fazla. Bu yaralıların ne oranda tedavi imkanı bulabildiği de belli değil.Uygurlar abluka altında. Güya sokağa çıkma yasağı var. Ama Urumçi’deki Çinliler Uygurların evlerini basıp katliama devam edebiliyor. 

    Hollanda askerlerinin Srebrenitsa’da yaptığı gibi, Çin polis ve askerleri de, Urumçi sokaklarında Uygur Türklerinin linç edilmesini sadece seyrediyor. Pardon bir de bu durumu protesto edenleri yakalayıp nezarete atıyor!..

     Tam Bir Vahşet

    Doğu Türkistan’ın merkezi Urumçi’de, durumun vahametini anlatmada kelimeler yetersiz kalıyor. Cenazelerin gömülmesine dahi müsaade edilmiyor. Üstüne üstlük despot Çin Yönetimi, idam mangalarının fazla mesai yapacağını bildirerek, korku ve dehşet salmaya devam ediyor. O komünist Çin Yönetimi ki, infaz kurşunlarının bedelini dahi, mahkum ailelerinden tahsil ediyor...

    Doğu Türkistan’daki Çin işkencesi ve katliamları, yüz küsur yıldan beri devam ediyor. Bugüne kadar 35 milyondan fazla Uygur Türkü, Çin zulmü altında hayatını kaybetti... Dünya Uygurların imdat çığlıklarını ne yazık ki, duymak istemiyor. Yönetimde komünist, ekonomide kapitalist Çin Devleti ise, Türkiye’nin Doğu Türkistan meselesi ile ilgilenmesini katiyen istemiyor. Hatta binlerce yıllık Türk Yurduna Doğu Türkistan denilmesini bile hazmedemiyor. Sincan ismini dayatıyor... 

    Son günlerde, Pekin’den Ankara’ya fena halde olumsuz mesajlar geliyor. Özellikle Başbakan Erdoğan’ın haklı çıkışından sonra işin dozunu kaçırdılar. Neymiş Türk-Çin ilişkileri zarar görürmüş!..

    İnsanların kanı ve canı pahasına ilişkilerin iyileşmesi mümkün olabilir mi? Her şeyin bir bedeli var... Türk Milleti kendi soydaşlarının boğazlanmasına sessiz kalamaz, kalmayacaktır. Elbette Çin’e savaş ilan edecek halimiz yok. Ama Türkiye bu meseleyi BM zeminine taşımalıdır.Çin’in 1.3 milyarlık nüfusu varsa, İslam Dünyasının da 1.5 milyara yaklaşan nüfusu var... 

    İslam Konferansı Teşkilatı, Müslüman Uygurların davasına kararlı şekilde sahip çıkmalıdır. Şayet Doğu Türkistan meselesi dünya kamuoyuna mal edilebilirse, Çin Hükümeti mutlaka hizaya gelme ihtiyacı duyacaktır. Urumçi de Srebrenitsa’ya dönüşmesin!..

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren