Sovyetlerin Zalim Kırım Politikası

Emine Gürsoy Naskali – Liaisan Şahin 31.10.2020 1591
S
resim

ovyet idarecilerinin stratejik yönden önemi haiz Kırım'ı, “Tatarlardan arındırma politikası” aslında yeni bir politika değildi. Kökeni ta Çarlık Rusya'sına dayanmaktaydı. Kırım Hanlığı'nın yıkılıp, 1783 yılında Çarlık Rusya'sına bağlanmasından itibaren sistematik bir şekilde göçe zorlanan ve bunun tabii bir sonucu olarak 20. yüzyılın başlarında kendi topraklarında azınlık durumuna düşen Kırım Tatarları için Sovyet döneminde de aynı politikanın sürdürüldüğünü söyleyebiliriz.

1921-23 yıllarında vuku bulan açlık felaketi, 1930'lu yıllarda başlatılan köylüyü zorla sovhoz ve kolhozlarda (devlet çiftlikleri) çalıştırma, kolektivizm ve tasfiye politikaları (idam ve sürgün-mecburi göç politikası), 1932-33 yıllarında tekrar yaşanan kıtlık ve açlık dönemi sonucu, sayıları iyice azalan Kırım Tatarlarını yok etmek için II. Dünya Savaşı'nın başlangıcıyla birlikte artık son perde oynanacaktı.

II. Dünya Savaşı esnasında; 22 Haziran 1941 gününden itibaren Alman orduları Sovyetler Birliği'ni işgal etmeye başladı. Üç yıl süren bu işgal sırasında, Alman ordusunun 1941 yılı Ekim-Kasım aylarında Kırım'ı da ele geçirmesinden hemen sonra, Alman askeri belgelerine göre 2-3 yerde ve 5 esir kampından toplam 9255 gönüllünün katılımıyla nefsi müdafaa taburları teşkil edildi.

Taburların sayısı hakkında kesin bir bilgi tespit edilemedi. Ruslara göre, Almanlarla askeri iş birliği yapan gönüllü sayısı ise 20 bin civarındaydı. Bu rakamı yüksek tutmalarının sebebi, Rusların Kırım Tatarlarına yapmış oldukları baskıyı haklı gösterme çabasıydı. Aynı tarihlerde Alman ordusunda üniforma giyen Kırım Tatarlarından çok daha fazla sayıdaki Kırım Tatarı da, Kızıl Ordu'da Almanlara karşı savaşıyordu. Savaş sırasında Sovyetler Birliği kahramanlığını sembolize eden en değerli Sovyet madalyası “Altın Yıldız” alanlar arasında 9 Kırım Tatarı da vardı.

Çeşitli tarih kaynaklarına göre, II. Dünya Savaşı esnasında 18 Mayıs 1944'e kadar olan dönemde, Sovyet ordusunda görevlendirilen 57.000 Kırım Tatarı, Almanlara karşı savaşırken hayatını kaybetti. 18 Mayıs 1944 tarihinde ise Sovyetler Birliği ordularında 80.000 Kırım Tatarı asker olarak görev yapmaktaydı.

1944 yılında Alman ordularının geri çekilmesiyle birlikte Kırım Tatarlarının da kaderi değişti. 10-25 Nisan 1944 günlerinde. Sovyet ordusunun Kırım'a girmesinden sonra, Stalin idaresi, aralarında Kızıl Ordu’da savaşan Sovyet kahramanlarının da bulunduğu Kırım Tatarlarını Almanlarla iş birliği yaptıkları bahanesiyle “vatan haini” ilan etti ve Kırım'da bir terör havası estirerek tarihin en büyük katliamlarından birini başlattı.

Bu dönemde, feci olayların şahidi olan kimselerin ifadelerine göre, Kırım Tatarları kitleler halinde idam ediliyordu. Bir kişiyi Almanlarla iş birliği yaptığı konusunda suçlamak için iki kişinin şahitliği yeterliydi. Akmescit (Simferopon) şehrinin sokaklarındaki ağaçlardan dar ağacı olarak faydalanılıyordu. Bu terör hareketi, Kırım Tatarlarının, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım'dan topyekün sürgün edilmesiyle sonuçlandı. Sürgünün maksadı, Kırım Tatar halkının bir yerden bir yere nakledilmesi değil, tamamen yok edilmesiydi.

Büyük Vahşet

Dünya tarihinin utançla yazdığı kara günlerin oluştuğu 1944 yılına dönerek yaşanan acı gerçekleri görelim. O gece, Kırım'daki bütün köyler, Kızılordu askerleri tarafından sarıldı. Şehirdeki bütün Kırım Tatar evleri basıldı. Çoluk çocuk, yaşlı genç herkes, 20 dakika içinde evlerinden apar topar çıkarılarak mezarlıklara getirildi. Evden çıkmak istemeyenler, derhal orada şehit edildi. Toplananlar ise daha sabah ışıltıları doğmadan yük vagonlarına üst üste istif edilircesine yüklenerek bilinmeyene doğru yola çıkarıldılar.

Hınca hınç insan dolu yük vagonları, Orta Asya stepleri ve Sibirya'ya doğru yol alırken, kilitli vagonlar, Kızılordu askerlerinin keyfine göre, iki veya üç günde bir açıldı. Ölenler çıkarıldı. Aç, susuz günlerce süren yolculukları bitip vagonlar açıldığında sağ kalmayı başarabilenler arasından, kimi kendini Özbekistan'da, kimi Sibirya'da, kimi de Urallarda buldu.  

Yük vagonlarına yüklenerek sürülen insan sayısı: 423.100

Yük vagonlarına yüklenerek sürülen çocuk sayısı: 200.000

Yük vagonlarına yüklenerek sürülen aile sayısı: 112.078

Anne ve babalarından ayrılarak sürülen çocuk sayısı: 57.000

Toplama, vagonları yükleme ve yolculuk sırasında ölenlerin sayısı: 195.471.

Sürgüne gönderilenlerin Kırım'da bıraktıkları ve Sovyet hükümeti tarafından el konulan para yekûnu 2 milyar 440.2 milyon rubledir (1961 kur değeri üzerinden).

Sürgüne gönderilenlerin Kırım’da kolhozlarda kalan ve Sovyet hükûmetince el konulan mal varlıklarının yekûnu: 1 milyar 400.5 milyon rubledir. (Bu varlıklar toplam olarak yine 1961 kuruna göre takriben 6 milyar dolara tekabül etmektedir.)

Bir gecede 8730 köy, 2500 cami ve 680 okul yok edildi. Yük vagonlarına 423.100 kişi bindirildi. Bunların % 89.5'u kadınlar ve çocuklardan oluşuyordu. Sürgün sonunda Kırım Tatarlarının % 46.2'si hayatını kaybetti.

Böylelikle yarımadanın asıl sahiplerinin yarımadada yaşamasına imkân verilmedi ve bu da yetmiyormuş gibi Kırım halkının bütün kültürel değerleri yok edildi; bütün köylerin, şehirlerin isimleri Rusça olarak değiştirildi. Katledilen ve sürgün edilen Tatarların yerine Rus ve Ukraynalılar yerleştirildi.

Sovyet hükümeti, 25 Haziran 1945 yılında yayımladığı bir kararname ile Kırım Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ni ortadan kaldırdı. Kırım, oblast statüsüne yani Sovyet idaresinde bir nevi eyalet statüsüne getirilerek yine Rusya'ya bağlandı.

1500 yıllık bir tarihe sahip Kırım yarımadasındaki Kırım Tatar halkı, II. Dünya Savaşı esnasında, 18 Mayıs 1944 tarihinde, Stalin'in başında bulunduğu Sovyetler Birliği hükümeti tarafından - Kırım'ın jeopolitik önemi sebebiyle Kırım Tatarlarından kurtulmak için çeşitli bahaneler öne sürülerek, bir gece içerisinde Kırım'da tek bir Tatar kalmayacak şekilde - sürgüne gönderildi.

Sürgüne gönderilen Kırım tatarları, Orta Asya Steplerinde ve Sibirya’da yerleşim merkezlerinden uzak bölgelerde, mecburi çalışmaya tabi tutularak her hafta polis gözetimi ve denetimi altında bir hayat mücadelesinin içine girdiler.

 

 

 

 

  

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?