Sovyetlerin Türkistan'da Fizîki ve Kültürel Soykırımı

Yrd. Doç. Dr. Gözde Ramazanoğlu 30.10.2012 3516

S
ovyetlerin Türklerden kalma eserleri bir soykırımı misâli tahribe tabi tuttuğunu gözlerimizle gördük. Bir zamanlar Evliya Ata diye adlandırılan bugünün sanayi şehri Jambul (Dzamboul), daha eski ismi Talas-Taraz veya Tavas olan şehirdir.

Hakkında 568 yılından beri Çin, Bizans, Arap ve Fars kaynaklarında bilgiye rastlanır. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan, Evliya Ata şehrinin eski Talas olduğunu ispatlamıştır. Semerkant-Çin yolu bu şehirden geçiyordu. 7. yüzyılda önemli bir ticaret merkeziydi.

893'te bu büyük ticaret merkezi Müslüman oldu. Göktürk hakanlığının iki önemli başkentinden biriydi. Karahanlılar ülkesinin de iki başkentinden biriydi. Karahanlı Kadir Han Oğulçak, Taraz'da ülkeyi ortak olarak idare etmişti.

Muhammed Buğra Han'ın da payitahtı Talas'tı. Bölge en çok İslamî külliyeleri bulunan il olmuştu. Türk ordu kurganı şeklinde iç kaleler dâhilinde mescitler görülüyordu. Buradaki Kara Han'a ait külliye, Müslümanlığın kabulünden sonra İslamî özellik kazandı.

Jambul'da Karahanlılardan kalan bütün külliyelerin tamamının yıkıldığını, yerine koruluk ve park yapıldığını gördük, dinledik. Eski halini gösteren fotoğrafların veya fotoğrafı basılmış kitapların da imha edilmiş olduğunu yerinde dinledik.

Evliya Ata Türbesi'nin (Sn. Almaş Ordabayefin özel arşivinden lütfettikleri) eski fotoğrafını inceleyince restorasyon adı altında yapılan işlem sırasında sadece binanın ana hatlarına sadık kalındığını, tarihlememizi sağlayabilecek bütün detayların değiştirildiğini tesbit ettik. Bugünkü türbe, Emel Esin'in İslamî kimliğe büründüğünü belirttiği büyük külliyenin bir parçası olmalıdır.

İpek yolu üzerinde pek çok kervansaray bulunması gerekirdi. Ancak hiç kalmamış. Söylendiğine göre bir kısmı tarla açmak gibi bahanelerle Stalin tarafından askeri dozerlerle yıktırılmış.

Soykırım benzetmesi okuyucuya sert gelebilir. Fakat gerçeği başka bir kelime ifade etmek zayıf kalıyor. Tarihle bağları kopartmak için şehirlerin, bölgelerin isimleri değiştirilmiş. Jambul şehrinin Evliya Ata veya Talas veya Taraz ya da Tavas ile aynı şehir olduğunu anlamak için araştırma yapmak gerekiyor.

Tıpkı eski kaynaklarda rastladığımız Türklerin meşhur Karakol şehrinin adının önce Petro Aleksandrovski, sonra Törtkül adını aldıktan sonra yeniden Prijvalski olarak değiştirildiği gibi. Ya da Türkistan (Yesi) örneğinde olduğu gibi...

Türkistan Türklerin ülkesi demektir. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan tarih içindeki dönemlerde nerelere Türkistan dendiğini açıkladıktan sonra şöyle devam eder:

"Türkistan'a 16 Eylül 1924'te Rusların aldığı bir kararla Orta Asya adı verilmiştir. Şimdi Türkistan kelimesi Ahmet Yesevî'nin türbesinin bulunduğu eski Yesi şehri olan Türkistan şehrinden ibaret bir kasabaya isim olarak kaldı. Türkistan: Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ülkelerine ayrıldı."

Tavas ile Çimkent arasında bugünkü adıyla "Tülkibaz" şehri vardır. Komünist Rus İmparatorluğu'ndan önceki adı "Türkbaş". Burası Orta Asya'da Türk ordularının genel merkeziymiş. Stalin döneminde Türklerden kalma kışlalar, kervansaraylar askerî dozerlerle yok edilmiş. Yok ediliş tarihi 1946'lara rastladığı için görgü şahitlerinden dinledik.

Sovyetler Birliği'nin kültür politikası, tipik emperyalist ilkelerin hepsinden daha azgındır. Yaptıkları böl-parçala-yut ilkesinin en basit ve açık örneğidir. Yuttuğu milletin tekrar bütünleşmesini önlemek için yapılmıştır.

Ne var ki Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, asla İmparatorluk unvanını kullanmadı. Böldü parçaladı ama ayrı ayrı devletler görüntüsü vererek kandırmaya çalıştı. Bir süre başardıysa da olmadığına, dağıldığına yakın tarihte bütün dünya şahit oldu. Dağılmanın sebeblerinden biri de örneğin Orta Asya'da her bir devlete ayrı ayrı aşıladıkları "Komşun senden değil, hatta düşmanın" düşüncesinin, sonunda “ülke milliyet'çiliğine” dönüşerek biribiriyle birleşmez ama İmparatorluk Birliği'ne de karşı hale gelmesinin sonucudur.

Aynı öğretinin sonucunda Kazakistan'da, Alma-Ata'da pazarda dolaşırken Türkiyeli olduğumuzu anlayan bir delikanlının tezgah tezgah peşimizden dolaşıp arada kolumu çekiştirerek "Siz hepiniz Kazaksınız. Bilmezsiniz. Buradan kalkıp oraya gittiniz. Biz kaldık. Bunu öğrenin." demesine şahit oldum.

Hepimizin Kazak olduğumuz konusunda o kadar samimî ve ısrarlıydı ki "Tabii hepimiz Türküz" demem fayda etmedi. Sonunda haklı davasında bir kişiyi daha aydınlattığı için sevindi.

Kazakistan halkının bizlerle soydaş olduğu, bizim gelip onların orada kaldığı rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından Devlet Televizyonunda söylenmiş. 30 dakikalık bu program uzun süre ana haber bülteninden önce televizyonda tekrarlanmış. Soydaşlığımızı ilk defa böyle duymuşlar.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür