Sovyetlerin Son Zulmü: Bakü Katliamı

İrfan Özfatura 22.01.2019 2085
1
resim
980’li yılların sonları... Ruslar bir tebligata binaen Dağlık Karabağ’da bütün silahları (av tüfekleri dâhil) toplarlar. Saha temiz mi? Temiz İşte o gün Ermeni saldırıları başlar. Otobüsler taranır, evler yakılır. Tam 186 bin Azerbaycanlıyı odundan ocağından koparır, vatanından ayırırlar.  Cinayetleri Monte Melkolyan adlı bir çete reisi yönetir. ABD’de yaşayan ağabeyinin ifadesi ile öç almaktadır tadını çıkara çıkara.

10 bin nüfuslu Hocalı’da 3 bin Azeri ve Ahıska Türkü kalmıştır. Keskin nişancılar keyfî insan vurur, 1.300 mazlum Türk şehit düşer bu arada. Ağdam’a gelebilenlerin hâli içler acısıdır, soğuktan ayakları kangren olmuştur. Orman yolunda göğüsleri kesilmiş kadınlar, kafaları yüzülmüş cesetler görürler ki çığlıklarını kimse duymaz. SSCB Haber Ajansı TASS tek fotoğraf geçmez, tek kelime yazmaz. Başta Fransa olmak üzere Batı da destek verir Erivan’a. ABD Senatosu ise açıkça yanlarında.

Neticede Dağlık Karabağ Eyalet Komitesi Plenumu, bölgenin Ermenistan’a ilhakını karara bağlar. Kime sordun? Hem hangi hakla? Henüz SSCB çökmemiştir, halkların kardeşliği sloganları yazmaktadır duvarlarda. Azeriler Gorbaçov’dan hadiseye el koymasını isterler, ilgilenmez. Seslerini duyurabilmek için mitingler yaparlar. Komünist bir ülkede miting! Duyulmuş şey değildir! Üstelik milyon milyon inmektedirler meydana. Ortalıkta bir örfi idare sözü dolanmaya başlar ancak ilan edilmemiştir daha.

19 Ocak 1990 Saat 19:27 Kaliam Başlıyor...

Rus Alfa birlikleri Azerbaycan Televizyonunun enerji hattını bombalar, yayın kopar. İşte o sessizlik anında olağanüstü hâl kararı alırlar. Halkın haberi yoktur, henüz meydandadırlar. Gece yarısı yüzlerce zırhlı ve 40 bin askeri karşılarında bulurlar. Azeriler 70 yıldır parçası oldukları Sovyetlerin kan dökeceğini sanmaz. Kaldı ki Gorbaçov bir Stalin değildir, “glasnost” (açıklık) ve “perestroika” (yeniden yapılanma) sakızları çiğnemektedir kürsüye çıktığında. Zaten müdahale hakkı da yoktur mevcut Anayasa’da (Madde 119)

Kızılordu içinde çok miktarda Ermeni vardır, gözlerini kırpmadan tetiğe basarlar. Bilhassa hastaneleri ve ambulansları hedef alır (Halep ve Dera’da da sağlık merkezlerini vurmuşlardı), evlere, tramvaylara kurşun yağdırırlar. Cesetler üzerinde yüzlerce delik vardır, zırhlılar üzerinden geçer kollarını bacaklarını kopartırlar. O hengamede evlere dalar yağma yaparlar. Ölenlerin yüzüklü parmakları yoktur, pes yani aç gözlülüğün bu kadarına... 

Kızılordu 1956’da Budapeşte’ye, 1964’te Prag’a girmiştir, Azerileri de hizaya sokacaktırlar akılları sıra. Ancak kardeşlerimiz korkuyu unutmuşlardır, daha bir gayretle sokağa çıkar, işgalciler defolup gitmek zorunda kalırlar. AHC (Azerbaycan Halk Cephesi) lideri merhum Ebulfez Elçibey kesinlikle geri adım atmaz. Bakü Döwlet Üniversitiyası ve Azerbaycan Layiha Enstitüsüsü talebeleri öncüllük eder halka.

134 sivil vatandaş ve 37 Azerbaycan askeri şehit olurken 770 sivil ve 80 asker yaralanır. 841 kişi gözaltına alınarak Rusya’nın çeşitli hapishanelerine kapatılır. 48 kişiden bir daha haber alınmaz. Sonradan Rusların cesetleri Hazar’a attıkları ortaya çıkar.  Neftçala, Gence ve Lenkeran’da da şehitler, yaralılar vardır ayrıca. Eğer ölü sayısı 150’yi aşarsa Sovyet Anayasasına göre devlet başkanının yargılanması gerekir. Moskova yalana sığınır Bakü’de sadece 32 kişinin öldüğünü ve bunun 26’sının Ermeni olduğunu açıklar. Yuh yani! Fotoğraflar ortada. 

Şüheda arasında 87 yaşındaki Süreyya Babayeva vardır mesela, 13 yaşındaki Lerisa Memmedova, 14 yaşındaki Ilgar İbrahimova... 200 şehidin adı sanı bellidir açıkça. Onlar şimdi Fatihalarla yâd ediliyor Hıyaban’da

Hüzün Ve Coşku Bir Arada

20 Ocak günü millet yakınlarını ve dostlarını aramak için sokağa çıkar. Bakü ve Sumgayıt perişandır, binalar delik-deşik kurşun izi taşırlar. Lenin Meydanı (adı Azatlık olacaktır) kan dolu leğen gibidir, korkunç bir manzara. Azerbaycan’da 40 gün genel grev yapılır. Bu diğer cumhuriyetleri de sıkıntıya sokar, çarklar zaten zor dönüyordur, iyice aksar. Kremlin güya kalkışmaya yeltenen halklara gözdağı verecektir, ters teper dağılma süreci hızlanır, kendileri de altında kalırlar. Azerbaycan Türkleri şehitlerinin kanıyla komünist ideolojiyi boğar, kaldırıp tarihin çöplüğüne atar. 

Rus halkına kimsenin bir şey söylediği yok ama sistem Türk İslam düşmanıdır, Şeyh Şamil’e yaptıkları hafızalardadır olanca sıcaklığıyla. Ve bir ikiyüzlü devlet daha var oralarda. “İran!” Adı İslam Cumhuriyeti’dir ama Ermenileri arkalar. Niye? Eğer Kuzey Azerbaycan hürriyetine kovuşursa belki kıvılcım Güney Azerbaycan’a da sıçrar! Bu konuda hâlâ  güven vermiyor, karikatür ve fıkralarla Türkleri aşağılıyor, ana dili eziyor, Farsçılık dayatıyorlar.

Hamımızın Özü Bir

21 - 22 Ocak’ta olağanüstü toplanan Azerbaycan Yüksek Sovyeti, olağanüstü hâl uygulamasının durdurulması ve ordunun Bakü’den çıkarılmasını ister. Aralarında AHC liderleri Tevfiq Gasimov, Vurgun Eyubov, Necef Necefov ve Bahtiyar Vahabzade‘nin bulunduğu komisyon bir rapor hazırlar. SSCB Devlet Başkanı Gorbaçov, Savunma Bakanı Orgeneral Yazov, KGB Başkanı Kryuckov, İçişleri Bakanı Bakatin’in katliamdan sorumlu oldukları, cezalandırılması için dava açılması ve BM’ye taşınması kararlaştırılır.

Ne yazık ki katliam emrini verenler, elini kana bulayanlar yargılanmaz. Yaptıkları yanlarına kalır, eğer adalet buysa. Ve köprüler atılır, ipler kopar. Halk artık Komünist Parti Lideri Vezirov’u kaale almaz. Sovyet kimliklerini yırtıp sokaklara atar, kukla devleti alaya alırlar.  

Türkiye sonuna kadar arkalarındadır. Anadolu kahrolur, kardeşinin acısına ağlar. Merhum Bahtiyar Vahapzade “Bir milleti millet yapan,  beraber güldüğü, beraber ağladığı anlardır” der, gözyaşında da hikmet var. 1918’de Türk Cumhuriyeti kuran Azerbaycan Türkleri tekrar ay yıldızı göndere çeker. Öyle ya “Bir kere yükselen bayrak bir daha inebilmez” denmiştir onlara.

 

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?