Sovyetler Milliyet duygusunu Yok Etmeye Çalıştılar

Prof.Dr.Mehmet Saray 03.11.2015 2330
R
uslar idâreleri altındaki milletlerin milliyet duygularını yok etmek ve Ruslaştırmak siyâsetini tâ Çarlık Rusyası devrinden beri, sistemli bir şekilde yürütmektedirler. Bu siyâsetin muvaffakiyeti için bilhassa müşkül zamanlarda, icabında Çarlık Rusyası siyaseti yerden yere vurulmuş, fakat sonunda Sovyet idarecilerinin yaptıkları Çarlık devrini de gölgede bırakmıştır. 

Katliâmlar faslı bittikten veya yavaşladıktan sonra Ruslar, Türkistan'ı ekonomik ve endüstri yönünden güya kalkındırmak gayesi ile yüzlerce Türk’ü başka yerlere sürerek, onların yerine de mütehassis eleman sıfatı ile yüz binlerce Rus göçmeni getirmişlerdir. 

Ayrı devirlerde bu hususta yapılan hareketlerden yalnız iki tanesini misal olarak gösterebiliriz: 

Türkistan cumhuriyetlerinden Kazakistan'da 1926 sayımına göre nüfus 6.145.937 iken, bu rakam 1939’da 5.217.895'e düşmüştür. Artış şöyle dursun, azalan bir milyona yakın insanın ne olduğuna dâir Rus resmi makamları hâlâ susmaktadırlar. On üç yıl zarfında bu kadar büyük bir nüfusun yok olmasının elbette sebepleri vardır. Bu devrede ellerinden arazi ve malları alınarak kolhoz hayatı ile endüstri sahalarında çalışmağa zorlanan Kazak Türklerinden bir kısmı açlıktan ölmüş, bir kısmı da  başka yerlere göç etmeye mecbur olmuş veya sürülmüştür. Diğer taraftan devamlı getirilen Rus  göçmen kafilelerinin en kalabalıklarından 400 000 kişilik büyük kitle Turksib hattı üzerinde yerleştirilmiştir. 

1956 Mayısında demiryolu ve sanayi tesisleri inşaatında çalıştırılmak üzere İdil - Ural ve Türkistan'dan  Sovyetlerin şimal bölgeleri ile Sibirya'ya binlerce okul öğrencisi genç sevkedilmiştir. Aynı zamanda da  Sovyetler Birliği Komünist Partisinin emriyle 400 ile 500 000 kadar genç kız - erkek Ukrayna ve Rusya'dan Türkistan ve İdil Ural'a gönderilmiştir. 

Senelerden beri devam etmekte olan bu keyfiyet, iskan politikasının hedeflerini, Rus olmayan milletleri göç ettirme, milliyetlerini kaybettirme işini kuvvetlendirmek ve hızlandırmak gayesini güttüklerini açıkça göstermektedir. Ana yurdundan sürülen, ana dilindeki okulunu, kendi milli çevresini kaybeden, yabancı bir kültür ve dilin etkisi altında bulunanların, kendi milliyetini ister istemez kaybedeceği ve netice itibariyle Ruslaşacağı plânlanmakta ve gerçekleştirilmeğe çalışılmaktadır. Zira, karma ahalinin bulunduğu yerlerde Rus dilini ve kültürünü okumak mecburiyeti vardır. 

Milli hisler ve milliyetçilik hususları Sovyetler Birliği Komünist Partisi programında şöyle yorumlanmaktadır:

"Milliyetçilik dar kafalılıktır. Mesela bazı kimselerin, müttefik cumhuriyetler arasında kadro mübadelesinin genişletilmesinin ilerici önemini kavrayıp değerlendirmelerine, nüfusun enternasyonal bir terkibe doğru derinleştirme lüzumunu kavramalarına engel olmaktır. Sovyet milletleri arasında kadro mübadelesi, bu milletler arasında kaynaşmayı ve birbirlerine yardımı sağlayacak en yüksek şekillerden ve yollardan biridir. Her türlü milli özellik ve eğilim belirtilerine yer yoktur ve olamaz da." 

1961'de toplanan 22. Sovyetler Birliği Komünist Partisi Kongresinde Kruşçev, Sovyet siyaseti üzerinde şunları söylemiştir: 

«Elbette milli ayrılıkların ortadan silinmesinden şikayetçi olan kimselere de rastlanmaktadır. Onlara cevabımız şudur: “Komünistler millî ayrılıkları muhafaza etmeyecek ve ebedileştirmeyeceklerdir.  Hatta milli kalıntıların en ufak belirtisinin bile kökü tam bir Bolşevik uzlaşmazlığı ile kurutulacaktır”.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür