Semerkant: Yeryüzünün Sultanı

Halime Toros 30.05.2014 3729

M

arco Polo’nun, İbn Battuta’nın Clavijo’nun ve daha nice seyyahın adına övgüler düzdüğü Semerkant’ı, Edgar Allen Poe “yeryüzünün kraliçesi” olarak selamlamıştı.

Biz de Semerkant’ı şanına yakışır bir şekilde selamlamak ve görüntülemek üzere “Dünyanın güneşe dönük en güzel yüzü”ne çeviriyoruz yönümüzü.

Ve yüzyıllar boyunca sahip olmak için nice insanın kan döktüğü bu şehre giriyoruz…

İlk başta beklentinin büyüklüğü oranında kaçınılmaz olan hayal kırıklığı, insanı şöyle bir yoklasa da kendini hemen ele vermeyen şehirlerden birine adım attığınızı ve Semerkant’ın ancak bir süre geçtikten sonra gizlendiği yerden çıkıp yüzünü göstereceğini anlamanız için biraz durmak ve soluklanmak gerekiyor. Hiç olmazsa Registan Meydanı’nda gün doğumunu beklemeli… Semerkant ancak bundan sonra; medreseleri, türbeleri, camileri ve geçmişin bütün pırıltıları ile belirmeye başlıyor…

İbn Battuta’nın tasvir ettiği Semerkant, dünyanın en büyük, en güzel ve kusursuz şehirlerinden biriydi: Bahçeleri sulayan su dolapları ve nehrin kıyısında akşamüstleri gezintiye çıkan Semerkant halkı… Irmağın kıyısında oturulacak peykeler, oturaklar ve yükseltiler bulunuyor… Bir de Semerkant’ın hâlâ çok ünlü olan kuru yemişlerini ve meyvelerini satan dükkânlar sıralanmış…

Aradan geçen bunca zaman hiçbir şeyi değiştirmemiş gibi. Yine Pazar yerlerinde Semerkant’ın o meşhur kuru yemişlerini ve meyvelerini bulabiliyorsunuz. Registan Meydanı’nda Timur’un, Uluğ Bey’in, Bursalı Kadızâde-i Rûmî’nin Ali Kuşçu’nun şahit olduğu güneşin doğuşuna bir de biz şahitlik ediyoruz sabah çaylarımızı yudumlarken…

Semerkant’ın merkezinde bugün üç medresesi ile Registan Meydanı bulunuyor. Meydandaki medreselerden tarih olarak en eski olanı bir 15. yüzyıl eseri olan Uluğ Bey Medresesi.

 Adını kubbesindeki altın işlemelerden alan Tilyekâri Medresesi ile vahşi hayvan tasvirleriyle süslü Şirdar Medresesi ise 17. yüzyılda yapılmış. Tilyakâri Medresesi’nin içinde bir mescit var. Mescidin içi süslemeleriyle birlikte bir “dünya” sanki, iddiaya göre, bu mescidin içi de altın işlemelerle süslüymüş, ama Sovyetler döneminde bütün altın işlemeler sökülerek Moskova’ya taşınmış.

Ünlü “Semerkant Rönesansı”nın temel taşları olan medreselerde bugün Uluğ Bey’in torunları Özbek kültürünün otantik ürünlerini satıyorlar turistlere…

Timur’un son yıllarında inşaatıyla bizzat ilgilendiği Bibi Hanım Camii, adını Timur’un gözde eşi Saray melik Hanım’ın halk arasındaki lakabından alıyor. Bu yapı da Timur’un 1399’da Hindistan Seferi’nden dönerken yanında getirdiği duvar ve taş ustalarının hünerli elleri ve emeği üzerinde yükselmiş.

Şehrin merkezinde bulunan Emîr Timur’un türbesi Gur-Emîr aslında bir aile mezarlığı. Timur burada başta en sevdiği torunu Uluğ Bey ve oğlu Şahruh olmak üzere hanedanın diğer üyeleriyle birlikte ebedî uykusunu uyuyor.

Semerkant’ın kuzeydoğu kesiminde yer alan türbelerin bulunduğu yere “Şah-ı Zinde” deniyor. 8. yüzyılda Hazreti Peygamber’in yeğeni Kusam b. Abbas’ın bu bölgede gömülmüş olması dolayısıyla Timur ve evlatları da ölülerini bu bölgeye yaptırdıkları türbelere gömünce, şehrin en güzel mimari külliyelerinden olan “Şah-ı Zinde” ortaya çıkıyor. Bu türbeler topluluğu içinde en gösterişli olanı, Uluğ Bey’in hocası Bursalı Kadızâde-i Rûmî için yaptırdığı Musa Paşa Türbesi…

Şah-ı Zinde’den çıkarak Uluğ Bey’in yıldız tozundan ayak izlerini takip ettiğinizde, bu yol sizi ünlü Semerkant Rasatanesi’nin görkemli kalıntılarına götürüyor. Rasathanenin yanına yapılan astronomi müzesinin duvarlarını ise Uluğ Bey’in ve diğer bilim adamlarının temsili resimleri süslüyor.

Yolun karşı tarafında meşhur Efrasiyap tepesi yükseliyor. Yani eski Semerkant. Cengiz Han’ın yerle bir ettiği bu şehrin yıkıntıları arasında, tarihe yeni bir yolculuk yapıyoruz zihin dünyamızda.


İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür