Şehzâde Abdülkerim Efendi'nin Yetimleri

Rahim Er 08.07.2014 3915
G
ecenin zifirî karanlığında şafağın sökmesine az vardır. Sultan Abdülhamid Han'ın oğlu şehzâde Mehmet Selim Efendi'nin oğlu şehzâde Mehmet Abdülkerim Efendi, 1906 yılında Yıldız Sarayı'nda dünyaya geldi. Annesi Nilüfer Eflakyâr Hanımefendidir. Galatasaray Sultanisinden mezundur. Hânedan, 3 Mart 1924'te sürgün edildiğinde Harbiye Mektebi'nde talebeydi. Sürgün üzerine Şehzâde Selim Efendi ailesiyle birlikte Beyrut'ta Cunye kasabasına yerleşti. Abdülkerim Efendi, 1930'da burada evlenerek refikası Nimet Hanımla birlikte Şam'a nakli hane etti.

Bu arada dünya şu haldeydi; garp âlemi, Harbi Umumi sebebiyle yorgun düşmüştü. Çarlık idaresini yıkan Bolşevikler, Rusya'da komünist rejimi oturtmakla meşguldü. Nüfusu artmış, sanayiî gelişmiş Japonya, adalara sığmamanın taşkınlığındaydı. Sibirya'ya el atmak istedi; fakat Amerika ve İngiltere'den sert karşılık görünce geri durdu. Bunun üzerine Japonların Turanî ırktan olduğu iddiasını ortaya attı. Soydaşı geri kalmış Türkistan'la meşgul olmak  zaruretindeydi. Şarkî Türkistan ve Moğolistan üzerinde çalışmaya başladı.

Japonya, Şam'da ikamet eden Abdülkerim Efendiye kurulacak bir Şarkî Türkistan İmparatorluğunun başına geçmesi için teklif götürdü. Benzer teklif Rusya tarafından da getirildi. Bölgede Çin, Rus, Japon propagandası iç içe geçmişti. Uygurlar da Kadimci tekâmülcüler ve Cedidciler diye ikiye ayrılmıştı. Cedidciler, Kamalizm  taraftarıydı. Amerika ve İngiltere Japonya’ya karşı Çin'e dostlardı. Rusya da yine Japonya'ya karşı olduğu için Çin'e dosttu. Çin'le Japonya savaşmaktaydı...

Teklifleri değerlendiren Şehzâde Abdülkerim Efendi, Japonya'yı tercih etti. Hindistan üzerinden Tokyo'ya gitti. Gerekli görüşmeleri yaptı. Fakat Japonlar, Şehzâdeye yardımcı olmadılar. Abdülkerim Efendi, bunun üzerine Şarkî Türkistan'a geçti.  

Bu arada Uygur, Taranca, Dungan ve Özbek Türklerinin birleştiği, Japonya’nın desteğiyle kurulacak Türkistan İmparatorluğu'nun başına Halife Abdülhamid Han'ın torunu Şehzâde Abdülkerim Efendinin geçmiş olduğu haberi Doğu ve Batı Türkistan'da çoktan yayılmış, her tarafta istiklal rüzgârları esmekteydi.

Abdülkerim Efendi komutasında silahlanan Uygurlar, Çinlilerle muharebeye giriştiler. Ortada kıyası gayrı kabil bir kuvvet dengesizliği vardı. Şartların çok aleyhte olmasına rağmen Şehzâdenin komutasındaki Türkistan kuvvetleri yer yer muvaffakiyetler gösteriyordu. Ama Çin birlikleri çekirge sürüleri gibi gelmekteydi. Sonunda ric'at/geri çekilmek zorunda kalındı. Müstakbel Türkistan Padişahı, Abdülkerim Efendi, siyâsî mülteci sıfatıyla Amerika’ya iltica etti. Önce California'ya sonra New York'a gitti. Türkistan'ın istiklâl rüyası hüsranla bitmişti...

Şehzade Abdülkerim Efendi, amcazâdesi Şehzâde Orhan Efendiyle birlikte New York'ta Carlyle Otelinde kalıyordu. Takip edilmekteydiler. 3 Ağustos 1935 günü Orhan Efendi, sigara almaya çıkmıştı. Kısa süre sonra döndüğünde Abdülkerim Efendinin cansız cesediyle karşılaştı. Elinde bir tabanca  vardı. Amerikan ajanlarının malumatı dahilinde Rus, Çin veya siyaset değiştiren Japon ajanlar tarafından öldürüldüğü tahmin edilmekte. Şehit olduğunda 29 yaşındaydı. Vefatı hâlinde İslâm topraklarına gömülmesini vasiyet etmişti. Vasiyet eda edilemedi; New York'a defnedildi. Kayıp mezarı, son senelerde torunları tarafından bulundu...

Çinlilerin bu ramazanda Sünni-Hanefi-Mâturidî Uygur Türklerine sadece orucu değil, namazı da yasaklamaları; bu mezalime karşı kıpırdayan 22 Müslümanı derhal idam etmeleri bize bu hazin vak'ayı hatırlattı...  

Uzak Asya'da Doğu Türkistan; yakın Asya'da Filistin!..
Ey yetimler;
gecenin bu karanlığında;
göz yaşlarınız,
kalbimize,
düşerken;
dualarımızı duyuyor musunuz?

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür