Rusya Türkleri Nasıl Ruslaştırılıyor ve Nasıl Komünistleştiriliyor?

Rahmi Apak 05.03.2014 2994

1924 senesinde Türkiye’nin Moskova Büyükelçiliği’nde askeri ateşe olarak vazife gören Emekli Kurmay Albay Rahmi Apak’ın hatıralarından bir bölümünü aşağıda sunuyoruz.

1

924 senesinde, Moskova Gertson Sokağındaki elçilik binamızın yakınlarında oturan bir Alman ticaret heyeti vardı. Ben bunlarla dost olmuştum. İki erkek ve bir kadın. Bir gün, beraberce bir piknik yapmaklığımızı arzu ettiler. Moskova’nın yirmi kilometre kadar uzağında yeşil bir kır yere gittik, evlerinin damları saman sapları ile örtülmüş bir Rus köyünün yeşil çayırının üzerine oturduk. Birlikte getirdiğimiz azıklarımızı, yere serdiğimiz örtünün üstüne açmaya başladık. Bu esnada, kalabalık insan kütlelerinin şarkı ve türküleri kulağımıza geldi. Bulunduğumuz yer alçak olduğu için bir şey görmüyor, yalnızca söylenen şarkıları ve marşları işitiyorduk. Yanımıza gelen köylülere sorduk:

- “Bunlar Türklerdir. Şurada yakında okullarına dönmek üzere gezintiden geliyorlar” cevabını alınca, bu işe benim kadar ilgi gösteren Almanlarla birlikte fırladık, o tarafa doğru koştuk. Yirmi adım sonra, geniş avlusu duvarlarla çevrilmiş ahşap fakat büyük bir binanın iki kanatlı geniş kapısından, dörderli yürüyüş kolunda yüzlerce gencin içeriye girmekte olduğunu gördük. Biz de bu kapıya yaklaştık. Beyaz kısa pantolonlu ve beyaz fanilalı esmerce vücutlu, onaltı ile onsekiz yaş aralarında olan bu gençler okulun avlusuna girdikten sonra dağıldılar. İçlerinden bazıları, elbiselerimizin muntazam olmasından ve kıravatlı bulunmaklığımızdan bizim Rus olmadığımızı anlayarak, merak sebebiyle kapının ağzına bize doğru yaklaştılar. Başlarında öğretmenlerinin bulunmamasından istifade ederek kendilerine Türkçe hitabettim. Lehçeleri ne kadar da İstanbul lehçesine yakın. Dilleri bir Konyalı’nın, bir Kastamonulu’nun bir Rumeli köylüsünün dilinden daha kolay anlaşılıyor. Bunlar, Hazar Denizi’nin doğu kıyısında, Kırasnavots Eyaleti halkından imişler. Bunlar, Halis Türkmenler. Bana nereli olduğumu sordular: “İstanbullu ve Türk” olduğumu öğrenince yüzlerinde hasıl olan sempati gülümsemeleri yanımdaki Almanların dahi dikkatini çekti. Münasebetsiz bir durum meydana getirmemek için konuşmayı keserek hemen ayrıldık. Kapıdan dışarı çıkamadıkları için, okulun avlusundaki alçak duvar boyunca yürüyerek beni mütemadiyen selamladılar.

Yanımdaki Almanlar, bu çocuklarla serbestçe anlaşmaklığıma hayret ettiler. Her birisi yüksek tahsil görmüş olan bu Almanların, bir İstanbullu Türk’ün dili gibi konuşan otuz milyon Türk’ün Rusya’da yaşamakta olduğunu bilmemelerine ben de hayret ettim.

Sonra öğrendim. Bu okulun öğrenci sayısı sekiz yüz imiş. Moskova etrafında, bunun gibi, her birinin öğrenci sayısı aynı olan iki Türk okulu daha varmış. Daha 1923 yılında, Ruslar, iki bine yakın Türkmen gencinin Moskova civarında toplayarak, komünizm fabrikası içinde Ruslaştırmak veya soysuzlaştırmak ameliyesine başlamış bulunuyorlardı.

Aradan otuz yıl geçti. Bu zavallı ırkdaşlarımızın ne kadarı hayattadır, ne kadarı soysuzlaştırılmıştır? Bunu, bugün Türkiye’de kaç kişi biliyor.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür