Rusların Korkulu Rüyası: Şeyh Şamil

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci 28.09.2015 3242
K

aradeniz ile Hazar Denizi arası, Kafkasya ve Dağıstan diye bilinir. Beyaz ırkın dünyaya buradan yayıldığı rivayet olunur. Bugün bile onlarca ırk ve yüzlerce lehçenin yaşadığı bu dağlık mıntıkada, sert kabileler asırlarca hürriyet içinde yaşadılar.

Kafkasya ve Dağıstan’a İslâmiyet iki koldan girdi. Kafkasya’da yaşayan Gürcü, Laz ve Çerkesler, Osmanlı Türkleri vesilesiyle Müslüman oldu. Dağıstan ise İslâmiyet ile çok daha evvel, bu dinin doğuşunun daha ilk asırlarında Arap tacirler vasıtasıyla tanışmıştı. Havalide İslâm kültürü iyiden iyiye yerleşmişti.

Zamanla Rusya ile İran arasında sıkışan Kafkasya ve Dağıstan, Türklere yakınlaştı. Rusların, Kırım Hanlığını ilhakı (1793) üzerine, Kafkasya, İstanbul himayesine girdi. Ancak emperyal Rus emellerine mukavemet edemeyen Kafkasya Müslümanları Çerkes ve Abhazlar, 1864’den itibaren kitle hâlinde Anadolu’ya hicret etti.

Dağıstan’ın Türklerle münasebeti daha eskidir. XVI. asırda Dağıstan bir ara Osmanlı eyaleti oldu. Sonra İran eline geçti. 1747’den itibaren Ruslar tarafından işgal edildi. Ancak Dağıstan halkının mukavemeti sürdü. 1819’da General Yermolof kumandasındaki Rus ordusu tarafından sindirildi.

1830’da Dağıstan kabileleri Ruslara cihad ilan etti. Bu cihadın başında efsane isim Şeyh Şâmil vardı. Daha evvel Çeçen İmamı Mansur, Osmanlıların yardımına güvenerek Ruslara isyan bayrağı açmış; ancak kendi iç meselelerinden başını kaldıramayan Osmanlılar yardım edemeyince, bu isyan 1791’de Ruslar tarafından bastırılmıştı.

1797’de dünyaya gelen Şeyh Şâmil, dindar bir Avar çocuğudur. Avarlar, VI. asırda Orta Asya’dan Elbe Vadisi ve Alp Dağları’na kadar uzanan imparatorluk kurmuş bir Türk topluluğu idi. İstanbul’u bile kuşatmış; atlarıyla Boğaz’ı geçmişlerdi. 805’den sonra Germen hücumları sebebiyle tarihten silinmiş; parçalanan Avar grupları Doğu Avrupa ve Balkanlara dağılıp kısa zamanda Hıristiyanlaşarak ve dillerini unutarak yerli halk içinde eridi. Bir kısmı da Dağıstan’a yerleşti. Dillerini kaybederek Kafkasya’nın mahallî dillerinden Lezgice konuşmaya başlamış; bilahare de Müslüman olmuşlardı...

İşte böyle bir tarih yazmış ırka mensubiyeti, Şeyh Şâmil’in ilerideki parlak hayatının habercisi gibidir. İdealistliği, daha gençliğinde kendisini gösteriyordu. Sık hastalandığı için, isim değiştirmenin faydalı olacağına dair halk inanışına göre, Ali olan ismi Şâmil’e çevrildi.

Köyünde ananevi dinî tahsil gördükten sonra, tasavvuf ile tanıştı. Cemaleddin Gazikumukî adında bir Nakşibendi şeyhinden feyz aldı. Kızıyla evlendi. Sonra onun hocası meşhur şeyh Halid Bağdadi hazretleri ile tanışmak üzere Şam’a gitti. Dinî ilimlerde ileri bir mertebe kazandı.

Memleketine dönünce, çocukluk arkadaşı Gâzi Muhammed’in işgalci Ruslara karşı başlattığı mücâdeleye iştirak etti. Gâzi Muhammed, 1832’de Ruslar tarafından öldürüldü. Onun yerine geçen Hamza Bey’in de kendi adamlarınca 1834’te öldürülmesi üzerine Dağıstan mücâhidleri, 39 yaşındaki Şeyh Şâmil’i İmam (dinî ve dünyevî lider) seçtiler.

Nâiblikler Kurdu

Şâmil, kendisine tâbi olan mıntıkalarda nâiblikler kurdu. Beş nâiblik, bir vilâyet sayılıyordu. Her vilâyetin başına dinî ve dünyevî işlere bakmak üzere bir emir tayin etti. Nâibler, vergi ve asker toplar, hâkimlik yapardı. Her ‘avul’da (köy) bir kâdı vazifeliydi. Kâdı, asayişi muhafaza eder, nâib ile yazışır; gelen emirleri halka ilan ederdi. Bolşevik hâkimiyetine kadar Karadeniz-Hazar arasında müşterek dil, Altınordu’nun dili olan Kumukça idi. Hazar sahilindeki Kumuklar, daha tahsilli ve medenîydi. Şâmil ve adamları da Kumukça bilirdi.

Her nâib 300 süvari beslemekle mükellefti. Köyde, on evden bir asker alınır; ailesi vergilerden muaf tutulurdu. Bu mücahidlerin sayısı 1843’te 5 bin kişiyi buldu. Ayrıca, 15-50 yaş arası erkeklerin hepsi, ata binme ve silâh kullanmakta usta olmak zorundaydı. Çünkü bunlar, baskınlarda evlerini bizzat muhafaza ederlerdi.

Şâmil, silâhlarını Osmanlılardan ve kısmen İran’dan, daha da mühimi Rusların ezeli düşmanı Polonyalılardan temin ediyordu. Fakat kendilerinin de, Kubaçi’de kayalıklar arasına yerleştirilmiş çok eski ve büyük bir silah imalathaneleri vardı.

Şâmil’in etrafında yaklaşık bin kişilik seçme bir muhafız birliği vardı. İşaretleri, kuzu kalpaklarının ön tarafına yerleştirilen 4 köşe kül rengi bir bez parçası idi. Kalpak üzerine yeşil bir sarık sararlardı. Askerler sarı; subaylar siyah Kafkas kıyafeti giyerlerdi. Bekârları evlenemez; evli olanlar, vazifeleri süresince aileleriyle görüşemezlerdi. Ganimetten pay alırlardı. Gittikleri avullar, kendilerine ikramda yarışırdı...

İki metreyi aşan boyu, atletik yapısı, metâneti, ilmî kudreti, hitâbeti ve sarsılmaz inancıyla Şeyh Şâmil, yanındakilerin emniyetini kazandı. Ruslara karşı tam bir birlik meydana getirdi. Teşkilâtlandırdığı mücâhidler, Rus birliklerinin korkulu rüyası oldu. Şâmil’in 1834-1859 arasında basit silâhlarla yaptığı mücâdelelere Ruslar, kalabalık birlikler ve ağır silâhlarla cevap verdiler. Kafkasya’daki şanlı direniş bütün dünyada duyuldu. Bu direnişin hikâyesini inşallah sonraki bir yazıda ele alalım...

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?