Rusların Kazan Katliamı

Meryem Aybike Sinan 15.10.2021 1401
T
resim
arihe “15 Ekim Kazan Katliamı” olarak geçen ve bütün Türk tarihinin akışını baştan başa değiştiren bu kara gün, bugün Tataristan’da “Şehitleri Anma Günü” olarak hatırlanmaktadır. Ruslar bu tarihi unutturmaya çalışırlar!Peki üzerinden beş yüz sene geçmiş olmasına rağmen 15 Ekim katliamı ve işgali neden unutulmuyor? Bu işgal olayından bütün Türk tarihi neden etkilenmiştir?

1552 yılında tarihe kara gün olarak geçen 15 Ekim’de Kazan Hanlığı, Korkunç İvan tarafından kanlı bir şekilde işgal edildi ve binlerce Tatar katledildi. Kazan Hanlığının yıkılmasıyla Rusların Türk coğrafyasına hücumları başladı. Bu tarihe kadar gerek Altın Orda gerekse de Kazan ve Kırım Hanlığı Rusya ve Türkistan arasında geçit vermeyen bir kale gibiydi. Korkunç İvan’ın türlü entrika ve hilelerle Kazan Hanlığını ele geçirip Kazan Hanımefendisi Süyünbike ve oğlunu esir alıp gitmesi Tatarlar arasında yüzlerce yıl süren ağır bir travmaya neden oldu.

Daha sonra ne oldu?

Önce Kırım, Başkurdistan, Ejderhan ve Sibirya Hanlığı, ardından Taşkent, Buhara ve Kazak Hanlığı bir bir yıkıldı ve bütün Türkistan toprakları bir uçtan bir uca işgal edildi ve bu işgal asırlarca sürdü! 15 Ekim 1552 tarihi, Orta Asya Türklüğü için büyük yıkımları beraberinde getiren bir tarihtir. Korkunç İvan, Kazan Hanımefendisi Süyünbike ile evlenmek istemiş ancak çok büyük direnişle karşılaşmıştır.

Asırlarca küçük Knezlikler hâlinde Kazan Hanlığına bağlı Moskova Prensliği kimi Kazan Hanlarının yanlış politikalarıyla hızla büyüyüp devletleşti. Yani Kazan Hanlığı olmasaydı bugün Rusya diye bir devlet belki de hiç olmayacaktı!

Geçen hafta katıldığı bir televizyon programında pervasızca "Kars ve Ağrı Dağı'nın tekrar Rus topraklarına katılmasını istiyorum” diyen Sputnik ve Russia Today'in genel yayın yönetmeni Margarita Simonyan, bu acı gerçeği sanırım bilmiyor!

-Hey Margarita, bak tarih ne söylüyor? Demek ki neymiş? Eğer eskiye dönecek olursak bugünkü Rusya topraklarının yarısından fazlası Türk toprakları imiş! Doğrusu ben de Türk milliyetçisiyim, Kazan’ı, Ejderhan’ı, Kırım’ı, Orenburg’u, Sibirya’yı, Altay’ı geri istiyorum! Bu işgaliniz fazla uzadı! Çıkınız eski topraklarımızdan! Ha! Sen “emperyal Rus şuuruna sahip bir insan” olduğunu söylüyorsun! Aksine ben, emperyal değil, kendi tarihine ve milletine bağlı bir milliyetçiyim. Sen yayılmacısın, gözün doymuyor, ben ise tarihimin köklerini arıyorum eski topraklarımızda! Kaldı ki o topraklarda yaşayanlar ise size rağmen hâlâ Türk milletidir!

Ne yazık ki ne Margarita Simonyan ne de V. Putin, 15 Ekim olaylarını bilirler! Tataristan’da her sene 15 Ekim günü Korkunç İvan’ın “katlettiği” şehitleri anmak için toplantı düzenlemeye bile çok zor izin veriliyor. Beş on sene önce büyük mitingleri andıran o anma törenlerine eski ilgi yok ve ne yazık ki bugün en fazla iki yüz, üç yüz kişi katılıyor!

Rusya pek çok akademisyeni fonlayıp Türkiye’deki önemli üniversitelere yerleştirerek PR’larını yaptırıp, parlattı ve o ilginç isimler âdeta ödüllere boğuluyor! Rusya seviciliği yapmaktan gerçekleri söylemeye ne vakitleri var ne de onurları! Rusya seviciliği yapan, isimlerinin altına tarihçi, Türkolog unvanlarını da ekleyen bu insanlar acaba ne reklamı yapıyorlar dersiniz?

Tarihten ders çıkarmamak en büyük zaafımız olsa gerek!

Kazan Türklüğü, o tarihten bu yana hâlâ hürriyet mücadelesi veriyor. Öyle ki esaret altında olmasına rağmen birbirinden kıymetli önemli aydınları yetiştiren ilk Türk-İslam toprağı olan Kazan Hanlığı, günün birinde yeniden bağımsızlığına kavuşacaktır...

Biz buna yürekten inanıyoruz!

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür