Rumelili Dostlarımızı Tanıyalım

Ayhan Demir 10.05.2016 4037
resim
Çanakkale, ‘yedi düvel’ bir olup, İslam’a ve Müslümanlara hücum edilen bir taarruza karşı koyma destanıdır. 

İngiliz ve Fransızların yanı sıra Avustralyalılar, Yeni Zelandalılar, Güney Afrikalılar ve Kanadalılar bir olup, İstanbul’a göz diktiler. 

İngilizlere yardımcı olmak için aylarca bizimle savaşan gönüllü Yahudi taburunu da unutmayalım.

Mevcut tablo, İstanbul’dan yükselen, şu çağrıyı zorunlu hale getirmişti: “Ey Müslümanlar! Biliniz ki devletimiz, İslamiyet’in adüvvü canı olan Moskof, İngiliz ve Fransız Hükümetleri ile muharip bulunuyor. Emir-ul Müminin Hazretleri sizleri cihada davet ediyor.” 

Bu davetin tam karşılığı aslında şu soruydu: “Düşmanlarımız burada, dostlarımız nerede?”

Tarafını belli etmek isteyen, on binlerce Müslüman gibi, Boşnaklar, Arnavutlar ve Pomaklar da yollara düştüler.  Yeni Pazar’dan, Prizren’den, Üsküp’ten, İşkodra’dan, Kalkandelen’den, Tutin’den, Dragaş’tan, Gostivar’dan, Gelibolu ve diğer cephelere akın ettiler.

Gazi Ahmet Aga Hamzagiç’ın kızı Hatica Hamzagiç, o günleri şöyle anlatıyor: “Boşnaklar, aralarında ‘Curumliya Ordusu’ kurdular. Babam ve dönemin Yeni Pazar Belediye Başkanı Rıza Muratbegoviç, 12 bin 500 kadar genç gönüllüyü Çanakkale’ye götürmüşler.”

Gazi İbrahim Abdurrahman’ın İşkodra’da yaşayan yeğeni Qamil Spahi de benzer şeyler söylüyor: “Dayım, Türklerin yanında yer almak istemiş. Savaşta subay olarak hizmet vermiş.”

Şehit Ömer oğlu Eşref’in torunu Nail Muşka da Kosova’dan sesleniyor: “Dile kolay... Köyümüzden 96 kişi, o topraklar için savaşıp, şehit olmuş.”

Ölümü öldüren bu yiğitleri, oldukça zorlu bir yolculuk bekliyordu.

İşkodra’da yaşayan Kuytim Şimay, dedesi Gazi Din İbrahimi’nin yolculuğunu şöyle anlatıyor: “Ninemin babası Osman ve kardeşi Din, Üsküp’e kadar yürümüşler. Oradan trene binmişler.”

Gitmek kadar dönmek de zordu. Tutinli Gazi Zaim Metsinoviç, gelini Rukiya İsmeta Metsinoviç’e şunları anlatırmış: “Edirne’den geçmek zorundaydık. Atlılar peşimizdeydi. Saklanmak için kendimizi kumla örtük. Atın biri, tam başımın yanından geçti. Onlar gidince kalkıp, yola devam ettik.”

Kalkandelenli Münevver Hiseni, babasının amcası Gazi Kamil oğlu Şevket’in dönüşünü şöyle anlatıyor: “12 sene sonra dönmüş. O kadar zorluk çekmiş ve değişmiş ki, annesi bile tanıyamamış.”

Benzer bir hikaye de Kosova’dan... Muşnikovalı Bayruş İsmaili, dedesi Gazi Rifat Arifi için şunları anlatıyor: “Dedem, savaştan 9 yıl sonra geri dönebilmiş. Türk vatandaşı olduğundan, belgelerine Sırp-Hırvat ve Sloven Kraliyeti vizesi vurulmuş.”

Şimdi soru şu: 1912’de Arnavutluk, ondan çok daha önce Bosna Hersek ve Sancak Osmanlı’dan ayrılmış olmasına rağmen bu insanları Çanakkale’ye çeken neydi? Bu sorunun oldukça dikkat çekici ve net cevapları var.

Kalkandelen’den, Gazi Misin oğlu Bayram’ın oğlu Şerif Süleymani: “Babam, “Türkiye’yi korumak için Çanakkale’ye gidip, düşmanla savaştık” diyordu. Arnavutların, İslam dinini savunmak için savaşa katıldığını anlatırdı.”

Gostivar’dan Şehit Cemil oğlu Şerif’in torunu Prof. Şerif Dehari: “Atalarım Osmanlı’ya duyulan vefa sebebiyle, Çanakkale’ye gittiler. Din uğruna, Türkiye uğruna gittiler.”

Yeni Pazar’dan, Şehit Demço Demçoviç ve oğlu Gazi Ahmet’in torunu Kemal Nikşiç: “Onlar, Osmanlıyı ve İslam’ı savunmak için şehit oldular.”

Onlar, Arnavut ya da Boşnak olsalar da, kaderlerini bir görüyorlardı. Ayrı düştüklerinde, küçük lokmalar halinde yutulacaklarının farkındaydılar. 

Tutinli Mirsad Metsinoviç’in dedesi Gazi Zaim Metsinoviç’in ağzından aktardığı şu cümleler bu farkındalığın açık bir ifadesi: “Çanakkale geçilseydi, sadece Türkiye değil, bizim Sancak bölgesi de dahil olmak üzere bütün Balkanlar’ın durumu çok kötü olurdu.”

Kalkandelenli Gazi Kamiloğlu Şevket’in torunu Münevver Hiseni de aynı noktaya işaret ediyor: “Türkiye ne kadar varsa, biz de o kadar varız. O olmazsa, biz de olmayız.”


İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren