Rumeli'de İlk Türk Cumhuriyeti

Ayhan Demir 02.09.2015 4217
O

Batı Trakya’nın yiğit evlatları, Karadağ, Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan’ın hep birlikte Osmanlı Devleti’ne kefen biçtikleri, 1878-1920 yılları arasında dört Türk Hükûmeti kurdular. 

Bu hükûmetlerin ilki, Rodop Türkleri Hükûmeti idi. 1878’de Çirmen Kasabası’nda kurulan bu hükûmet, 20 Nisan 1886’ya kadar yaşayabildi. 

İkinci hükûmet, Batı Trakya Geçici Hükûmeti’nin (Garbî Trakya Hükûmet-i Muvakkatesi) idi. 31 Ağustos 1913’te kurulan bu hükûmetin ömrü, sadece 55 gün oldu. Fakat çok önemli işlere imza attı.

15 Ekim 1919’da Fransız himayesinde kurulan Batı Trakya Hükûmeti ise 23 Mayıs 1920’ye kadar devam etmişti.

Yunanlıların idareyi ele almasından sonra Hemetli Köyü’nde kurulan dördüncü hükûmet dekısa ömürlü oldu. Fakat bu hükûmette Harbiye Vekili olarak görev alan Yüzbaşı Fuat Balkan, Yunanlıların başına olmadık işler açmıştı.

Fuat Balkan’ın başarılı işlerini bir başka yazıya bırakıp, Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’ne geri dönelim.  

Osmanlı’nın Balkanlar’dan çekilmesi, diğer yerel Müslüman unsurlar gibi, Batı Trakya’daki ahaliyi de sahipsiz ve savunmasız bıraktı.

Yunan ve Bulgar çeteleri, meydana gelen boşluğu yağma ve katliamlar eşliğinde, ‘fırsata’ dönüştürme gayretine girdiler.

Bulgarlar, Birinci Balkan Harbi’nde, her ne kadar Çatalca önlerine kadar gelseler de, sonrasında işin şekli değişti. İkinci Balkan Harbi’nde, Balkan devletlerinin menfaat çatışmaları, Osmanlı birliklerine nefes aldırdı. 

Edirne, Kırklareli ve Meriç Nehri’ne kadar olan topraklar, 23 Temmuz 1913’de geri alındı. Fakat Meriç’in batı yakasında kalan ve yüzde 85-90’ı Batı Trakya Türk’ü olan nüfusun durumu düşündürücüydü. 

Yapılacak tek şey, bölgenin yönetimini yeniden ele almaktı. 

Yeni hükûmetin temelleri, Koşukavak (16 Ağustos), Mestanlı (18 Ağustos) ve Kırcaali’nin (19 Ağustos) geri alınıp, yerel hükûmetler kurulmasıyla atıldı. Gümülcine de (31 Ağustos) geri alınınca, Batı Trakya Geçici Hükûmeti (Garbî Trakya Hükûmet-i Muvakkatesi) hayata geçirildi. 

Başkenti Gümülcine

Başkenti Gümülcine olan Batı Trakya Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’na Hoca Salih Efendi ve Genelkurmay Başkanlığı’na Piyade Kurmay Binbaşı Süleyman Askeri getirildi. Yönetimde, 9 kişi daha yer alıyordu. Fakat asıl yetkili, Süleyman Askeri’de idi. 

25 Eylül 1913’de tam bağımsızlığını ilan eden Batı Trakya Bağımsız Hükûmeti (Garbî Trakya Hükûmet-i Müstakilesi), Güneybatı Kafkas (Kars) Cumhuriyeti’nden 5 yıl ve Türkiye Cumhuriyeti’nden 10 yıl önce olmak üzere, tarihteki ilk ‘Türk Cumhuriyeti’ unvanına da sahip oldu. 

Gelişmeleri yakından takip eden Atina yönetimi, Osmanlı’nın Bulgaristan ile yakınlaşmasını engellemek adına, 2 Ekim 1913’de Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’ni tanıdı ve Dedeağaç’ı geri verdi. 

Sofya yönetimi de, Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’ni hızla tanıyarak Yunanistan’a cevap verdi. Ayrıca Sırbistan, Karadağ, Avusturya-Macaristan, Arnavutluk ve İtalya da bu hükûmeti tanıdı. Fakat Osmanlı Devleti, Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’ni tanımadı.

Hükûmet, ilk iş olarak devletin sınırlarını belirledi: Doğuda Meriç, Batıda Makedonya, Kuzeyde Bulgaristan ve Güneyde Ege Denizi olmak üzere bütün Batı Trakya… Böylece, bugün Yunanistan ile Bulgaristan sınırlarında kalan, Kırcaali, Ortaköy, Mestanlı, Gümülcine, İskeçe, Dedeağaç, Koşukavak ve Mestanlı yeniden Türk toprağı oldu.

Bütün resmi binalara, yeşil-beyaz-siyah zemin üzerine hilal ve üç yıldızlı bayrak çekilmişti. Süleyman Askeri’nin kaleme aldığı bir milli marş da vardı: “Şanlı şehitlerin sarılmış kurtuluş bayrağına / Bu ne ulvi şereftir gömülmek ecdad toprağına / Yurtta hürriyetin, istiklalin rüzgarı esiyor / Kahraman mücahitler şu pis esareti deviriyor.”

Devletin, 6 bini Osmanlı neferi olmak üzere, 30 bin askeri vardı. İstanbul’dan, 3 bin tüfek ve 500 sandık mermi de getirilmişti. 

Ekim ayında devlet bütçesi hazırlandı, gümrük kapıları kuruldu, pasaport uygulamasına geçildi. Bağımsızlık nişanesi olarak basılan Cumhuriyet pulları sonrasında, Yunan ve Bulgar posta pulları tedavülden kaldırıldı.

Ne var ki, bütün bunlar devletin devamlılığını sağlayamadı. Osmanlı Devleti ile Bulgaristan arasında imzalanan İstanbul Anlaşması (29 Eylül 1913), ilk Türk Cumhuriyeti’nin idam fermanı oldu.

Batı Trakya Türk Cumhuriyeti, Edirne’nin Osmanlı’da kalması karşılında, 25 Ekim’de feshedildi. Müslüman Türk kuvvetleri, gözleri yaşlı, geri çekildiler. Sonrası, hepimizin malumu...  

Bütün bunları neden anlattık?.. 

“Atalarımızın destanları, bebek uyutmak için değil, adam uyandırmak içindir!” 

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren