Resmi Dil Türkçe

Prof. Dr. Mehmet Kaplan 04.05.2011 3587

A
nayasa'nın 3. maddesine göre "Resmi dil Türkçedir". Çok vazıh gibi görünen bu madde düşünülmeye muhtaçtır. "Resmi" kelimesiyle burada kastedilen nedir? Devlet daireleri mi? Okullar mı? Yoksa her ikisi mi? Bugünkü dil anarşisi karşısında "Türkçe" kelimesinin muhteva ve şeklini de tâyin etmek icab eder. Resmî bir müessese olmayan Dil Kurumu'nun uydurma kelimeleri resmî müessese olan okullarda yıllardan beri zorla Türk çocuklarına öğretiliyor. Böylece devlet başka sahalarda da olduğu gibi gayriresmî kuruluşların yıkıcı tesirleri altında kalıyor. Bu bakımdan önce "resmî" kelimesinin mânâ ve şümulünün açıldığa kavuşturulması gerekir.

Şemseddin Sami "resmî" kelimesini şöyle izah ediyor: "Devlet tarafından veya devlet mânâsına olan ilân-ı resmî, tevcihât-ı resmiyye".

Dil Kurumu'nca neşredilen Türkçe sözlük ise şu mânâları veriyor: "1. Devletin olan: Resmî, memur, resmî daire. 2. Devlet usulünce olan: Resmî muamele, resmi müracaat. 3. Teklifli: O herkesle pek resmîdir."

İki tarifte de resmî kelimesi "devlet" kavramı ile birleştiriliyor. Buna göre "resmi dil" devlet tarafından varlığı bir müessese olarak kabul edilen dildir. Aynı tarife göre dilin nasıl olması ve kullanılması gerektiğini, Dil Kurumu gibi gayriresmî kuruluşlar değil, devletin kanun vasıtasıyla selâhiyetli kıldığı bir müessese tâyin eder.

Türkiye'de şimdiye kadar böyle bir müessese kurulmamıştır. Türkçe kırlardaki yabani otlar gibi kendi haline terkedilmiştir. Türk dilinin başıboş kalmasında devletin kendi selâhiyetlerini bilmeyişinin büyük rolü vardır. Gerçi bir bakıma bu.Türkçenin serbestçe gelişmesine imkân vermiştir diye düşünülebilir. Fakat serbestliğin de bir sınırı vardır. Eğer insanlar tarafından itina ile ekilip biçilmese, bakılmasa, korunmasa idi, bugün, dünyada ne güzel çiçekler, hattâ ne de buğday, zeytin, kavun, karpuz kalırdı. Tabiatı insana elverişli kılan insanoğlunun irâdesi ve aklıdır.

Kültür ve hars kelimelerinin lügat mânâsı, bakım, ekip biçme, çoğaltma, mükemmel hâle getirme demektir, öztürkçe karşılığı olan "ekin" kelimesinde de aynı mânâ vardır. "Ne ekersen onu biçersin" atasözü her türlü mahsulün insan iradesine bağlı olduğunu ifade eder.

Dil de insanoğlunun onu kullanışına bağlıdır. Harfleri gelişi güzel yazar, kelimeleri eğri büğrü söyler, cümlelerle "devrik tümce" meraklıları gibi keyfince oynarsanız, ortada "ortak dil" diye bîr şey kalmaz. "Ortak dil" kalmayınca da "ortak" müessese ve kıymet hükümlerine dayanan devlet ve cemiyet yok olur.

Okullar devlet müesseseleridir. Yetişen nesiller, içinde yaşadıkları toplumun "resmi dili" ni, kültürünü, kıymet hükümlerini okullarda öğrenirler, okullarda nelerin, nasıl okutulacağını ise devlet tâyin eder. Öğretmenler devlet memurlarıdır. Maaşlarını devletten alırlar. Buna göre devletin kanunlarına uymak zorundadırlar.

Türkiye'de başka sahalarda olduğu gibi dil sahasında da görülen anarşinin sebebi, devletin kendi çıkardığı kanunları uygulamamasıdır. Hür fertlerden ibaret olan topluma devlet çeki düzen verir. Bu asla vatandaşların hürriyetini yok etme mânâsına gelmez. Düzen verme ile yok etme veya baskı ayrı şeylerdir.

Devlet, vatandaşların ferdî hayatlarındaki düşünce, davranış veya konuşmalarına karışmaz. Buna imkân da yoktur. Fakat kendi kurduğu müesseselerde kendi kanunlarını uygulamazsa vazifesini yapmamış olur. Anayasa'da "resmî dil Türkçedir" denildiğine göre devlet, kendi tarafından kurulmuş olan müesseselerde, kendi tarafından muhtevası ve şekli tâyin edilen dili uygulama selâhiyetini hâizdir. Anayasa'da "resmî dil Türkçe'dir" denildiği halde, Türkiye'de öğretim dili Türkçe olmayan okullar ve üniversiteler vardır. Bu durum Anayasa'nın lafzına ve ruhuna ayları değil midir?

Türkiye'de devlet otoritesi, her sahada gevşemiştir, ona bir çeki düzen verme zamanı çoktan gelmiştir. "Resmî dil Türkçe" olduğuna göre, devletin ona da çeki düzen vermesi gerekir. Bu ise kanunla kurulacak "resmi" bir Dil Akademisi ile gerçekleşebilir.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…