Öztürkçe Masalı

Doç. Dr. Yalçın İzbul 08.09.2020 1353
M
illi ve tabii Türkçe ile ‘’Öztürkçe’’ adını verdikleri hayal mahsulu ‘’Dil’’ arasındaki ilmi ve tarihi çelişkiyi göremeyecek derecede dil ve kültür şuurundan mahrum kimselerin elinde, dilimiz bir çıkmaza sürüklenmiş bulunuyor. 

Aydınlarımız, milletimizi Türk-İslam kültür kaynaklarından kopararak, Batı Kültürlerinin bir uydusu haline getirmek için bulunmaz bir fırsat olarak değerlendirmiş, bu fırsatı büyük bir ustalık ile kullanabilmişlerdir.
Kısacası, dilde yapılması gerekli olan milliyetçi ıslahatı, ‘’Devrim’’ adı altında, ilmi bakımdan savunulması mümkün olmayan istikametlere kaydırmakta gecikmemişlerdir. Nitekim yüzyıllardan beri dilimize yerleşmiş ve bütün vasıfları ile Türkçeleşmiş pek çok Arapça ve Farsça kaynaklı kelime, tasfiye edilmek istenmiş ve dilimiz bu surette fakirleştirilmiş iken, Batı dillerden alınan veya güya ‘’ Öztürkçe’’ olan çok sayıda ne idüğü belirsiz kelime sayesinde elde ettiğimizden kazanç sadece birbirimizi anlayamaz hale düşmek olmuştur.
Misaller verelim. Milli mücadele sözünün ‘’Öztürkçe’’ karşılığı ‘’Ulusal savaşımdır.’’ Milli mücadele ifadesi, bu milletin hürriyet ve bağımsızlığı için yek vücut verdiği bir mücadeleyi anlatır. İkincisinin manasını varın solculardan sorun!

Cevap, şart, imkan, ihtimal, hürriyet, millet, vatan, ‘’Yabancı’’ sayılarak dilimizden atılmak istenen kelime ve mefhumlardandır. Bunlar, bugünkü sınırlarımız içinde ve dışında Türk kavimlerinin ortaklaşa inandıkları mefhumlar, kullandıkları kelimelerdir. Halbuki, bakınız sokak ve caddelerimiz club, coiffure, taxi, supermarket, elegant, bonjour, boutique, cafe…  levhalarından geçilmez hâlê geldi. Hani nerededirler, ‘’ Tüm duyarlıklı öztürkçecilerimiz?’’

Osmanlı münevverlerinin resmi kitabet dilini tasfiye maksadı ile yola çıkan dil hareketi, neticede halk tarafından yine anlaşılmayan sun’i bir aydınlar argosunun vücuda  getirilmesi ile başlangıçtaki halkı davasından saptırılmış bulunmaktadır. 

Televizyon muhabiri vatandaşa soruyor: ‘’ Denize girebilmek olanağı buldunuz mu?’’  Vatandaş cevap veriyor: ‘’ Hayır efendim, bu imkânı bulamadım.’’ Yarışma programındaki takdimci soruyor, ‘’Anımsıyamadınız galiba?’’ Cevap: ‘’Hayır efendim, hatırlayamadım.’’ Arkasından, yanıt, koşul gibi bir takım sözler. Vatandaş etrafına bakınıyor, ‘’Birşeyler mi yanıyor, koşalım mı acaba?’’ işte, ‘’ Halkçılık’’ anlayışından bir iki örnek!

Ümit Gençlerde 

Dildeki bu sun’iliğin bu zorlamacılığın ve vücuda getirilen mefhumlar anarşisinin, Türk bilim hayatında özlenen gelişmeyi de kösteklediği ve Osmanlı ulemasının yerini alan yeni aydınlar sınıfının da halktan kopuk yaşayışını sürdürdüğü hakikati bütün çıplaklığı ile karşımızdadır. 

‘’ Milli ‘’ eğitimimizdeki çarpıklıklar sebebi ile gençler, daha onbeş-yirmi yıl önce yazılmış kitapları okuyamaz hale düşürülmüş, kültür ve bilgi dağarcığı utanç verici ölçülerde zayıf bir nesil yetiştirilmiştir. 

 O halde, Dil İnkilabı adı altında milliyetçi bir niyet ile yola çıkan hareketin, neticede nasıl olup da devrimci ideolojiler hesabına işleyen bir silah haline getirilmiş olduğuna şaşmamak gerekir. Dildeki istikrarsızlığın sebep olduğu fikir ve düşünce boşluğu, manevi kültür bağlarından kopmuş bulunan gençleri kim kaparsa onun elinde kalır durumuna düşürmüş, solcuların basın, yayın, radyo ve televizyon kuruluşlarında planlı bir çalışma neticesinde elde etmiş  bulundukları tesirli üstünlüğün hazır kurbanları haline getirmiştir.

Bu memlekette senelerden beri bir dil akademisi meselesi konuşulur. Bir kaç sefer kanun teklifi Meclis’e sevkedilmiş, her seferinde görüşülemeden kadük olmuştur. Şu uyarıyı yapmak mecburiyetini hissediyoruz. Dil akadimisinin bir gün başkaları tarafından kurularak Dil Kurumu’nun teklif ettiği kelime ve usulleri ‘’İlmi’’ bakımdan temize çıkarmak ile vazifelendirileceğinden  kimsenin şüphesi olmasın.

 Ümit yine gençlerdedir. Milli kültür davasına inanmış olan gençler, ilmin gösterdiği yolda ilerlemek, Türk tarih şuurunu, dil bütünlüğünü ve dil zevkini sonuna kadar savunmak mecburiyetindedirler.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…