Osmanlı'ya Tâbi Kaşgar Devleti

Prof. Dr. Alaeddin Yalçınkaya 04.07.2009 3388
T
ürkistan, Orta Asya Türkleri'nin yaşadığı, çok geniş bir alana yayılan bölgenin adıdır. Bugünkü Kazakaistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan bölgenin batısını, daha çok Uygur Türklerinin yaşadığı, o yüzden zaman zaman Uyguristan diye zikredilen kısmı da doğusunu oluşturur

 
    Cengiz'in torunlarından Çağatay'ın kurduğu ve tarihte Türkistan'ın tamamını hâkimiyeti altına alan tek devlet olduğu için, bu bölgede konuşulan Türkçeye "Çağatay Türkçesi" denilir. Sultan II. Abdülhamid'in Türkistan danışmanı ve elçisi durumunda olan Buhâralı Şeyh Süleyman Efendi, uzun araştırmalardan sonra kaleme aldığı "Lûgat-i Çağatayî ve Türkî-i Osmanî" adlı eserinde, daha bir asır önce bütün Türkistan Türklerinin, (yani Özbekler'in, Uygurlar'ın, Kazaklar'ın, Kırgızlar'ın, Karakalpaklar'ın, Türkmenler'in...) kullandığı Çağatay lehçesi ile Osmanlı Türkçesi arasında fazla bir fark olmadığını ve Balkanlar'daki bir Türk'ün Çin seddinin ötesine kadar kendi diliyle anlaşarak dolaşabileceğini söyler.

    Devlet Kuruldu ama...

    Çağatay Hanlığı'nın yıkılışından sonra, Türkler'in bölgede ayrı ayrı devletler kurmaları ve birbirleriyle geçinememelerinden yararlanan Çin imparatorları, zaman zaman Kaşgar ve civarını işgal ediyorlardı. 19. yüzyıl ortalarına gelince, bu defa Batı Türkistan Rus istilâsına mâruz kaldı ve 1860'larda bu işgal hemen hemen tamamlandı.

    İşte tam o yıllarda Çin'deki Mançu hanedanının çökmesi Doğu Türkistan ileri gelenlerini harekete geçirmiş, Hokand Hanı'ndan Türkleri birleştirmeye muktedir olacak, eski hocalar soyundan kimler varsa gönderilmesini istemişlerdi. Hokand Hanı da, başarlı bir kumandan olan Yakub Bey'i, bir heyetle birlikte Kaşgar'a yollamıştı. Kısa sürede içerde iktidarı ele geçiren Yakub Bey, Çin işgali altındaki Türk bölgelerini  geri  alacak,Sultan Abdülaziz'in Doğu Türkistan bölgesinde "Emîrû'l Mü'minîn" İlân ettiği Bedevlet Yakub Han Yarkent ve Turfan'da   kontrolü eline geçirecekti (1868).
Ruslar, Doğu Türkistan'da hızla büyüyen bu İslâm devletinden tedirgin olmuş, karşı tedbirlere başvurmuşlardı. Zira, yakılan istiklâl ateşi, kendi işgalindeki Batı Türkistan'a da sıçrayabilirdi.

    Sultan Abdülaziz Han Adına Hutbe

    Tehlikeyi sezen Yakub Han karşı tedbirlere girişti. Bir taraftan Ruslar'la dost geçinme politikası takip ediyor, bir taraftan Osmanlı Sultanı ile temas kuruyordu. Çok geçmeden Kaşgar'ın Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası olduğunu ilân etti ve Sultan Abdülaziz adına sikke (para) bastırıp, hutbe okuttu. Sultan Abdülaziz de Yakub Han'a bölgenin "Emirü'l Mü'minîn"i unvanını verdi.

    Osmanlı İmparatorluğu, Rus saldırılarına mâruz kalan Türkistan hanlıklarına, o tarihe kadar yardım yapmağa yanaşmamış, bunun yerine aralarındaki düşmanlığa son vermeleri tavsiyesinde bulunmuştu. Çünkü, gönderilecek silâhlan büyük ihtimalle birbirlerine çevireceklerdi. Ancak, şartların zorluğuna rağmen Yakub Han'nın talebi reddedilmedi. Top ve cephane yüklü büyük bir yardım konvoyu askerî uzmanlar ve hocalarla birlikte, İstanbul'dan doğru yola çıkarıldı.

    Yakub Han, aynı zamanda İngiltere ile temasa geçmişti. Ruslar'ın Hindistan'a yönelen tehdidini etkisiz hale getirmek üzere, kendi devletinin bir tampon bölge oluşturmasını teklif ediyor, bunun için de İngiltere'nin desteğini istiyordu. Ancak, teklifi, açıkça reddetmeyen İngiltere, bölgenin kaynaklarım sömürmeye devam ederken Kaşgar Devleti'ne hiçbir yardıma bulunmadığı gibi Osmanlı'nın Hindistan üzerinden geçen yardımını sonuna kadar engellemeye ve geciktirmeye çalışmıştır.

    Fevkalâde dikkat çekicidir: Osmanlı'nın "Hasta Adam" ilan edildiği o yıllarda, Anadolu'yla coğrafî bağlantısı bulunmayan, binlerce kilometre uzaktaki bir yerde, resmen Osmanlı İmparatorluğuma tâbi olduğunu açıklayan bir devlet doğuyor. Ve o devlet, dönemin süper güçlerinin at oynattığı, entrika üzerine entrika çevirdiği ve dünyanın en istikrarsız, en hareketli arazisinde, 14 yıl yaşama başarısını gösteriyor. İşte bu, Bedevlet Yakub Han'nın kurduğu Kaşgar Devleti'dir.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür