Osmanlı'nın Rumelideki Gazileri

Prof.Dr.Ekrem Buğra Ekinci 24.04.2009 4217
E

vlâd-ı fâtihân, Rumeli’de oturan Rumeli fâtihlerinin torunları ile fetihler genişledikçe buraya Anadolu’dan getirilip yerleştirilen Türkmenlere verilen isimdir. Bunlardan bir askerî teşkilât kurulmuştu. Yörük vilâyetleri de denilen Manastır, Pirlepe, Florina, Cuma, Tikveş, Radoviş, İştip, Doyran, Ustrumca, Avrethisarı, Yenice, Vodina, Serez, Demirhisar, Zihne, Drama ve Langaza şehirlerinde yaşarlardı. Çoğu Konya civarından getirildiği için yerli halk bunlara Konyar derdi.

Konya’dan gelmişiz!
Rumelililerin çoğunun Konya’dan geldiğini söylemesini yadırgamamak lâzımdır. Çünki Konya büyük bir vilâyettir. Karaman, Mersin, Antalya, Niğde ve Aksaray’ı içine alırdı. Selçuklu saltanat merkezi olduğu için, kalabalık bir Türk nüfusunu barındırıyordu. Osmanlılar Rumeli’ye geçtiğinde uçsuz bucaksız tenha bir arazi ve boş köylerle karşılaştı. Bazısının zannettiği gibi halkını sürmedi. Fetih esnasında Balkanlar zaten harb, kıtlık ve sâri hastalık sebebiyle neredeyse boşalmıştı. Buraya Konya, Kastamonu, Balıkesir gibi mahallerden ahâli nakledildi. Bu şehirler eski birer beylik merkeziydi. Biraz da bu sebeple nüfus yoğunluğu fazlaydı. Böylece hem yeni topraklar şenlendirildi. Hem de eski beyliklerin hatırası ortadan kaldırılarak, millî birliğe hizmet edilmiş oldu. Ancak belki ilk iskân Konya’dan olduğu için, Rumelilerin neredeyse hepsi Konya’dan geldiklerini söyler.

Önce gelenler de var
Rumeli, eskiden beri Türklerin yerleştiği bir mıntıka idi. Bizanslılar, IX. Asırdan itibaren Anadolu’dan dalga dalga gelen çok sayıda Türk aşiretini buraya geçirmişti. Bunlar Selânik, Serez, Tesalya, Vardar, Varna gibi yerlere yerleştiler. Orhan Gazi zamanında geçilen Rumeli’ye Osmanlıların ilk göçü Sultan I. Murad zamanında oldu. Manisa yörükleri Serez’e, Aydın yörükleri de Filibe’ye yerleştirildi. Üsküp ve Niş arası da Türklerle şenlendirildi. Sultan II. Murad ve Fatih zamanında, Karamanoğulları ile mücadeleler esnasında Konya, Karaman ve Ankara civarından hayli Türkmen göçürüldü. Bunları teşvik için toprak, tımar ve imtiyazlar tanındı.

     Rumeli’ye Türk göçleri sadece Anadolu’dan değildir. Karadeniz’in kuzeyinden de mühim mikdarda Türk nüfusu mıntıkaya yerleşmişti. Yıldırım Sultan Bayezid, Bulgarlardan aldığı Dobruca’ya Kırım Tatarları yerleştirdi. Timur Han istilâsı üzerine yüz bini aşkın Kıpçak Türkü Romanya ve Tuna üzerinden gelip Edirne, Filibe ve Tatar Pazarcığı havâlisine yerleşti. Bulgaristan’ın kuzeyindeki Türkler umumiyetle bunlardandır. Böylece bir asır içinde Rumeli’ye yerleşen Türk nüfusu milyonu buldu ve zamanla her yerine yayıldı. Müslüman Arnavud, Boşnak ve Rumların arasında kalanlar, zamanla bu dindaşlarının dilini benimsedi.

    Rumeli, Osmanlı ülkesinin en kültürlü, nezih, dindar ve müreffeh mıntıkasıydı. Buraya yerleştirilecek olanlar, umumiyetle görgülü topluluklarından seçilirdi. Yanlarında din adamları ve dervişler bulunurdu. Köy ve kasabalarını câmi, medrese ve tekke mihveri etrafında teşkil ederlerdi. Rumeli’de, Macaristan’a kadar, adım başı bu dervişlere ait tekke ve türbe kalıntılarına rastlanır. Bu yeni sâkinlerin, bâriz bir takım üstün vasıfları, yerli halkta alâka uyandırdı. Kitle hâlinde ihtidâ hareketlerine sebebiyet verdi. Mühim sayıda Bulgar, Makedon, Hırvat, Arnavut ve Rum müslüman oldu. Müslüman Hırvatlara Boşnak, Bulgarlara Pomak ve Makedonlara Torbeş denir. Rum asıllı müslümanlar daha ziyade Yanya, Tesalya ve Girit taraflarındadır. Asırlar önce Karadeniz’in kuzeyinden Balkanlara akın eden Peçenekler Bosna’da; Avarlar Sırbistan’da; Kıpçaklar da Bulgaristan’da halka karışmıştı. Osmanlıların gelişiyle bunlar, kendilerine yakın gördüğü yeni hâkimlerin dinine girmekte tereddüt göstermedi.

Vergi muafiyeti
    Rumeli Türklerinin haylisi önceleri kısmen göçebe idi. Kışın köylerde oturur; yazın Rumeli yaylalarına çıkardı. XVII. Asırda iyiden iyiye yerleşik hayata geçtiler. Bunlardan 24’er kişilik birlikler teşkil edildi. Her birliğin başında tımarlı sipahi statüsünde eşkinci ve bunların piyadeleri olarak da yamak vardı. Eşkinciler, her kazâda çeribaşına bağlıydı. [Çingene çeribaşısı başkadır.] 1691 yılından itibaren Rumeli’deki karışıklıklarda istifade edilmek üzere bunlar arasında evlâd-ı fâtihân gibi yeni ve iddialı bir isimle yeni askerî birlikler kuruldu. Başlarına da vezir rütbesinde yörük hâkimi tayin olundu. Bu hizmet karşılığında bazı vergilerden muaf tutuldular. Sefere katılmayanlar, katılanların âilesinin geçiminin karşılanması için vergi öderdi.

    Evlâd-ı fâtihânı, merkezde kapıcıbaşı temsil ederdi. Nüfusları, 1697 yoklamasına göre 1116 hanede 16582 kişi idi. Önceleri sadece Rumeli seferlerine katılan evlâd-ı fâtihân, XVIII. Asır sonlarında Şark seferlerine de katılır oldu. Yeniçeri ocağı kaldırılınca, dört tabur hâlinde ve aynı zamanda kazâ müdürü olan çeribaşı kumandasında yeniden teşkilâtlandırıldı. Eşkıya takibinde kullanıldı. Böylece Rumeli’ye geçen Türklerden kendisine tımar verilenlerin çocuklarına evlâd-ı fâtihân dendi. Sonra bu isim Rumeli’deki bütün Türkler için kullanılır oldu.

    1845 senesinde bütün imtiyazları kaldırılarak kendilerine askerlik mükellefiyeti getirildi. Böylece evlâd-ı fâtihân müessesesi tarihe karıştı. Yunan isyanı, Bulgar komitacılarının baskıları, 93 Harbi felâketi, Balkan bozgunu ve mübâdele gibi çeşitli sebeplerle Rumeli’deki Türk varlığı giderek eridi. Çoğu Anadolu’ya göçtü. Bunların hepsi evlâd-ı fâtihâna dâhil olmadığı halde, Osmanlıların Balkanlar’daki son hatırası olmak itibariyle Rumeli muhacirleri hep böyle görüldü

 

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren