Osmanlının Dobrucası

Nuredin İbram 15.10.2020 1762
resim
Dobruca, Tuna ile Karadeniz arasındaki bölgedir. Asırlarca Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. İslamiyet’i Dobruca’ya ilk defa bundan yedi yüz yıl kadar önce Selçuklu Sultanı İzzeddin Keykavus (1262-1263) ulaştırdı. Ordunun içerisinde Ahmet Yesevi hazretlerinin dervişlerinden Sarı Saltuk da bulunmaktaydı. 

Buradaki Müslümanlar Sünni ve Hanefi mezhebindendir. Türk ve Tatar topluğu için manevi, dini birliği sağlamada İslamiyet ve Türkçe yapıcı bir faktördür.  15. Asırdan başlayarak 19. Asrın son çeyreğine kadar zamandaki Osman idaresinde Türk ve Tatar topluluğu arasında İslamiyet çok kökleşti, yerleşti. Bu devirde pek çok cami, mescit, medrese ve kadılıklar kuruldu. 

Dobruca’daki Türkler, Osmanlı idaresinde olduğu gibi (1418-1877), Romen idaresi altında da kendi dini hayatlarını yaşadılar; rahatça ibadet edip din, vicdan, inanç ve ibadet hürriyetine sahip oldular. Türk topluluğu bu konuda kendilerine tanınan serbestliği hiçbir zaman kötüye kullanmadılar. Osmanlı’nın idaresinde olduğu gibi Romen idaresinde de devletin çıkarttığı kanun ve nizamlara tam uydular ve saygı gösterdiler.

Osmanlılar ve Ruslar arasında veya Türkler ve Romenler arasında geçmişte yapılan savaşlar, Dobruca’daki etnik grupların birlikte yaşama düzenini bozamamıştır.  Türkler ve Romenler birlikte huzur içinde yaşamışlardır. Bunun sebebi de, karşılaştıkları ortak problemler karşısında birbirlerine yardım etme ihtiyacını duymalarıdır. 

Romanya’da toplumların elit grupları politik, idari, ideolojik hasımlıklarına rağmen dindarların, din adamlarının manevi telkinlerine uydular, onları desteklediler. Ne papazları, ne de imamları komünizm diktatörlüğü zamanındaki hapishaneler, sürgünler, ölüm kampları, terör ve resmi ateistlik yıldıramadı, yıkamadı. Bunlar, bu zor şartların üstesinden gelebildiler. Komünizm diktatörlüğü toplum liderlerine işkence yaptıkça, sürgünleri gönderdikçe onlar bilendiler ve daha da güçlendiler. Komünizm diktatörlüğü dönemi hariç ne bir kilise ne de bir cami yıkılmadı veya yeri değiştirilmedi. 

İslamiyet’in esasları sözlü olarak nesilden- nesile aktarılarak günümüze kadar gelmiştir. 1850-1860 yıllarına kadar çoğunluğu teşkil eden Dobruca’daki Müslüman halk her köyde, her bucakta, her kasabada ve şehirde en az bir mescit ve cami yapmışlardır. 

1900 yıllarının başına kadar Köstence vileyetinde 166 cami vardı. Dobruca’nın en büyük ve en güzel Sultan Abdülmecid camisidir. 1853-1856 yıllarında Kırım savaşından sonra Dobruca’daki Osmanlı Paşası Sait Paşa’nın yardımı ile Kırımdan getirilen 6 000 Tatar göçmeni bugünkü Mecidiye’ye yerleştirildi ve buraya Padişahı Sultan Abdülmecid Han’ın 2 Eylül 1857 yılındaki fermanı ile bir camii yapıldı. Binada Lübnan dağlarından getirilen selvi ağaçları kullanıldı. Caminin Kuzey Batı köşesinde 25 metre yüksekliğinde bir minare vardır.  Kremitle kaplanmış çatısı, Osmanlı yeni klasik sanatının özelliğini taşır. Caminin giriş kapısı üzerinde Sultan Abdülmecid tuğrası ve bir de Türkçe kitabe vardır.
 
Kral cami, Köstence’nin merkezinde bulunan ikinci büyük camidir. Şehrin mimari abidesi olan bu cami her yıl on binlerce insan tarafından ziyaret edilmektedir. Cami , 1910 tarihinde Romen devleti tarfından yaptırılmıştır. Romanya’da Tuğla ile Betonarme’nin birlikte kullandığı ilk yapıdır. Dobruca’da böyle değişik sanat uslubuna sahip başka bir cami yoktur. Göklere yükselen 47 metrelik minaresi vardır. Minarenin şerefesine 140 basamaklı merdivenle çıkılır. Caminin meşhur halısı baraj yapılması ile sular altında kalan Adakale adasındaki camiden getirilmiştir, boyu 9, eni 16 metredir, 490 kilo ağırlığında tek parça olan bu halı, Sultan Abdülhamid tarafından Adakale camisine bağışlanmışıtr. Halı Türkiye’nin ünlü sanat merkezi Hereke’de dokunmuştur.

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren