Osmanlı’nın Bosnası

Friedrich-Karl Kıenit 15.02.2023 853
A
resim
lman seyyah F.Karl Kıenit 20.asrın ilk yarısında bütün Osmanlı Coğrafyasını gezerek tarihi şehirleri mükemmel şekilde tahlil etti. Bosna hakkındaki tespitleri aşağıdadır. Editör.

İstanbul’un fethinden 10 yıl sonra Bosna’ya bir sefer yapan Fatih Sultan Mehmet birkaç Sakson madenci şehri (Sreprenica, Olovo) ile Güney Slav yerleşme merkezi Podgradje (Macarca adıyla Varoş) dışında doğru dürüst bir şehri olmayan geri bir ülkeyle karşılaştı Osmanlılar. Bogomiller ve zorla katolikleştirilmiş kaçak Boşnaklarla doluydu. Bu geri ve kültürsüz ülke için Osmanlı idaresi yepyeni bir çağın başlangıcı oldu.

Bosna Kralı Stjepan Tomaşeviç Fatih’in seferinden bir buçuk yıl önce Papa II. Pius’a yazdığı mektupta “Türkler ülkemde birçok kaleler yaptırdı. Halkıma da çok iyi muamele ediyorlar. Kendileriyle birleşen her çiftçinin hür olacağına dair söz veriyorlar.” diyor. Birçok memleket halkının vatandaşlarının üstüne çöken bir felaket gözüyle baktığı Türk işgali Bosna Hersek Bogomilleri için Allahü teala’nın yardım gayesiyle uzattığı bir el gibi gözüktü. Artık öldürmeler ve malların yağmalanması son bulmuş.

Bogomil, Katolik ve Ortadokslarla aynı haklara sahip olmuştu. Bogomiller kitleler halinde kurtuluşlarını borçlu oldukları Türklerin dinine geçmeye başladılar.Böylece Bosna ve Hersek içten fetholundu. Düne kadar ezilenler memleketin efendisi konumuna geçtiler. Din değiştirme XV. Yüzyılın ikinci yarısında olmuş, en sona kalan birkaç aile de 1878’de Müslümanlığı kabul etmişlerdir.

Sultan ordularının askerî, İslam dininin manevî zaferlerini bir üçüncüsü izledi. Türk-İslâm şehirciliği ve buna bağlı olan kültür bu geri kalmış ülkeye el attı. Osmanlı vilayeti Bosna’nın 1878 yılına kadar başkenti olan Yeni Pazar (Novi Pazar) Fatih tarafından kurulmuş, Sancak Beyliğine tayin edilen İshak Bey’in oğlu İsa Bey tarafından geliştirilmiştir.

Bosna-Hersek hududundaki Foça’nın 1450 yılında “Hoca” adıyla meydana çıktığı ve XVI. Yüzyılda parladığı biliniyor. Vişegrad’ın 1422 ve 1433 yılları arasında sözü ediliyor. Şehrin Drina Köprüsü inşa edilmeden önceki halini tasvir eden İvo Andriç kale ve çevresindeki birkaç köyün Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa’nın 1571 yılında yaptırdığı köprü ve kervansaraylarla şehir haline geldiğini yazıyor.

Vişegrad ile Saravejo arasındaki eski yolun 40 km batısında kalan Rogatica ilk defa 1530 yılında Çelebi-Pazar adıyla tarih sahnesine çıkmıştır.

Gerçek Bir Türk Şehri Oldular

Vrhbosna Kalesi’nin devamı "Sarajevo", "Saraybosna" adını alarak Fatih, İshak Bey ve 1541’deki ölümüne kadar buranın amirliğini yapan Gazi Hüsrev Bey tarafından önemli bir merkez haline getirildi. Şehrin nüfusu birkaç nesil içinde 7-8 binden 50 bine hattâ 80 bine yükseldi. Böylece Bosna ve Hersek’in birçok şehri en başından itibaren gerçek birer Türk şehri oldular. Daha doğuda halk kendine Osmanlı adını verirken, Bosnalılar da Türklüğü seve seve benimsiyorlardı. Bosna şehirlerinin Türk karakterini incelemek için biraz doğuya dönelim. Anadolu Selçuk Devletinin ilk dönemlerinde Müslümanlar Hristiyanlara (Rum ve Ermeniler) karşı azınlıktaydılar. Bu durum yavaş yavaş değiştiyse de, Osmanlı devrinde de Müslüman, Rum, Ermeni, Yahudi mahalleleri ayrılıyor, gayrimüslimler önemli bir yekûn tutuyordu.

Bosna ve Hersek’de ise durum bambaşka idi. 1520 yılında Saraybosna’da tek bir Hristiyan ailenin bile yaşamadığı biliniyor. 1538 yılında Sveti Arhangel Ortodoks Kilisesi’nin yapılması, bazı Ortodoks Hristiyanların yerleştiğini gösteriyorsa da, 1655 yılında Hristiyanların Saraybosna’da %1’i, Banjaluka’da da %6 gibi çok küçük bir orandaki varlıkları kayıtlarda görülüyor. Sarajevo ve Banjaluka gibi diğer Bosna ve Hersek şehirlerinin de XVI ve XVII. Yüzyıllarda müslüman oranı olarak imparatorluğun diğer şehirlerinden, İstanbul hattâ Anadolu’dan daha ileri olması Türklük damgasının en kesin belirtileridir.

Osmanlıların XVI. Yüzyılda başlayan yükselme devirleri boyunca Boşnak’lardan birçok paşalar, vezirler çıktı. Kanuni’nin ölümünden 1 yıl önce 1565 yılında, torunu ile evlendirip sadrazamlığa tayin ettiği Sokullu Mehmet Paşa Bosna’nın Sokolowitşi vilayetindendir.

XVI. Yüzyılda nüfusu 80 bine yaklaşan Saraybosna dağlarının ortasında Miljacka Akarsuyu’nun geçtiği alanda kurulmuştur. Güneyinde 1600m Trebeviç Tepesi bulunur. Camiler, pazar meydanları ve Osmanlı idaresine ait çeşitli yapılar dere kıyısında, mahalleler ise güney ve kuzey kısımlardadır. Şehrin içi, birçok şehirde görülmeyen bir yeşilliğe sahiptir. Şehrin doğusunda içinde bir Türk mahallesi bulunan küçük bir kale vardır.

Sultan Süleyman’ın ordularıyla Viyana kapılarına dayandığı XVI. Asırda Bosna’nın herhangi bir dış tehlikeye karşı kalabileceği kimsenin aklının ucundan bile geçmediğinden daha geniş bir kale yapılmamıştı. Bosna sancak beyi gazi Hüsrev Bey’in 1530 yılında yaptırdığı merkezi kubbeli cami Osmanlı taşralarının en güzel eserlerinden biri sayılır. Caminin yanında Hacı Hüsrev Bey’in ve Murat Bey’in türbeleri vardır. Bugün müze olan kurşunlu medresesi(1537) zamanın geçerli bilimlerini okutan önemli bir öğretim merkeziydi. Gazi Hüsrev Bey bunların dışında bir Kuran-Kerim okulu, binlerce Türkçe, Farsça ve Arapça eserleri toplayan bir kütüphane, bir de imarethane kurmuştur.

Seyyahların 3 gün parasız ağırlandığı misafirhane 1886 yılında yıkılmış, Taşlı Han adlı bir kervansaray da 1879’da çıkan bir yangınla ortadan kalkmıştır. Gazi Hüsrev Bey Sultan Süleyman’ın İstanbul’a yaptığı hizmetlerin aynısını Bosna’da uygulamış, 6 km uzunluğunda bir su yolu, 40 çeşme ve bir büyük hamam yaptırmıştır. Hacı Hüsrev Bey Camisi'nin yanındaki Pazar meydanında Gazi Ali Paşa Camisi daha batıda 1556’da Eski Cami son yüzyıllarda birçok dış değişikliğe uğramış ve çirkinleşmişlerdir. Bosna bütün yapılarında kendinden kilometrece uzakta olan Sultan Şehri İstanbul’u örnek almıştır. Gazi Hüsrev Bey Camisi’nin yanındaki saat kulesi vardır.

 

 

 

Kaynak: Büyük Sancağın Gölgesinde- Friedrich-Karl Kıenitz









 

 

 

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren