Osmanlı Devleti'nin Sadık ve Mert Bir Tebaası: Bosnalılar

Ömer Bosnavî 11.05.2010 3452

T
ürk akınları Bosna-Hersek'e uzandığı sıralarda Bosnalılar "Bogomil" mezhebinde idiler. Hristiyan Bogomil mezhebi mensuplarını özellikle Katolikler hiç sevmezlerdi. Bunun için daima Papanın tazyik ve tehdidi altında bulunurlardı. Zaman zaman Macarların zulüm ve katliamına da uğramaktaydılar.

Papa, Bogomillere fena gözle baktığı için onların da Papalığa derin bir kinleri mevcuttu. Bogomiller, Hazreti İsa'yı Allahın kulu ve Peygamberi kabul ettiklerinden bu inançlarıyla Müslümanlığa yakınlık duyuyorlardı. Nitekim onların bu inançları dolayısıyladır ki, İslamiyetle temas edince Hristiyanlığı bırakıp, İslamlamiyeti kabulleri kolay oldu.

Bunların bu inançları yanında Papalık ve Macarlardan gördükleri fena muamele de İslamiyeti kolaylıkla kabul etmelerine sebep olmuştur.

Bosnalılar, Türk idaresine geçince, halk kütle halinde İslamiyeti kabul etmiştir. Özellikle memleketin ileri gelen şahsiyetlerinin İslamiyeti kabul etmeleri arkalarından geniş bir kütlenin de İslamlaşmalarına sebep olmuştur.

 Bosnalıların kütle halinde İslamiyeti kabulleri Fatih'i pek memnun bıraktığından, Padişah Bosnalılar'ın  ordu  ve  saray hizmetinde  tercih   edilmelerin yolunu açmıştır.

Eski Osmanlı vesikalarında Potur Oğlanları diye zikredilen ve diğer devşirmelere tercih edilen çocuklar işte bu Bogomil mezhebindeki Bosnalılar’dır. Bunlara “Potur Oğlanları” denmesi de Bogomillerin başka bir adı olan “Pateren” kelimesinden gelmektedir. İslamiyeti kabul eden Bosnalılarda namuslu ve sadakatli insanlar olarak Osmanlı devletine hizmet etmiştir.

                                                       
                                              ***

Bosnalı meşhur tarihçi ve yazar Ömer Bosnavî 1741 yılında yazdığı “Bosna Tarihi” adlı eserinde Bosna-Hersek halkının yapısını ve özelliklerini şöyle dile getirmektedir:

"Bosna Eyaleti Osmanlı Ülkesini'nin o yönde sağlam bir seddi ve Rumeli yöresinin kilidi olarak kabul edilirdi. Toprak bakımından geniş olmamakla birlikte, mesela, Mısır ve Şam eyaletleri gibi ayrı bir ülke sayılsa yeri idi.

Başları göğe yükselen dağlarından herbiri düşman gözüne dikendir. Sözü edilen memleket, kafirler diyarına yakın ve bitişik olması sebebiyle Nemçe (Avusturya), Macar, Sırp, Hırvat ve Venedik gibi düzenbaz, güçlü, ateş saçan top ve tüfeğe sahip, askeri kalabalık, çetin savaşçı, hileci düşmanlar ile bunlar gibi hiyanet ve ayaklanma alışkanlığı olan kavgacı dağ kabileleri, baş eğmeyen isyancı kavimlerle çepeçevre çevrilmiştir.

Osmanlı Devleti hakkında kötü düşünen düşmanlar her zaman fırsat kollayıp zarar vermek için bahane ararlardı, ama Bosna ahalisi, şehirli olsun, köylü olsun çoğunlukla güçlü, yiğit, cesur, çalışkan, aslan yürekli, hamiyetli, mücahid ve kahraman kişilerdi. Bir yandan düşman gözükse hiçbir özür ve bahane göstermeyerek acele birbirlerinin yardımına koşarlar. Gerçi, çoğu alçak gönüllüdür, ama kafirlere karşı düşmanlıkta amansız ve inatçıdırlar, savaşta ve dövüşte yüreklidirler. Amirlerin emirlerine uymada koyun gibi uysaldırlar. Eşkıyalık, ayaklanma gibi utanılacak hareketleri, şakilik, yol kesme gibi kötü işleri yapmazlar.

 İslam dini uğruna, padişah yoluna seve seve ve istekle kendilerini feda etmek, baş ve can vermek Bosna diyarı halkına dedelerinden kalma övünme ve gurur vesilelerinden biridir. Bu, babadan oğula vasiyet ile geçen bir haldir.

Bosna halkının çoğu ve özellikle serhadlerde bulunan mücahidlerin, subay, komutan ve erleri kolayca ata binmek, attan inmek ve yürümek için dar ve kısa elbiseler giyerler, sırtlarına kurt, kaplan postlarıyla kartal kanadı alırlar, başlarına da kurt takkesi diye adlandırılan kalpaklar giyerler, kuş kanadından yapılma, gümüşle kaplanmış "fakla" denilen büyük çelenkler koyarlar. Atlarının kurt ve ayı postundan süslü örtüleri, deriden, acayip görünüşlü kesmeleri vardı. Pusatları kılıç, mızrak, balta, harbe uzun boylu şiş, paluş, piştov ve uzun tüfektir. Atlıları hızlı koşarlar, yayaları ise süratle hareket ederler. Bu kılık-kıyafetle gösterdikleri Kahramanlık ve cesaretle ün kazanmışlardır.

Düşmanlarının gözünde pek fazla yiğit ve heybetli görünürler. Gerçekten bundan önce meydana gelen savaşlar sırasında, üç dört yıllık süre içerisinde memleketin valisi, kadıları, imamları, hatipleri, şeyhleri, müftüleri, mirmiranları, miralayları, zeamet ve tımar sahipleri, dergah-ı ali yeniçeri serdengeçti ağaları ve neferleri, Bosna serhaddinde bulunan yetmiş kadar kale ve palankanın muhafızı ağa ve komutanları ve bütün subay ve erleri, askere alınan yiğitleri, alimleri, dervişleri, hatta kadınları ve çocukları savaşa, cihada karar verip gitmişlerdir. Temiz yürek ve samimiyetle, söz ve gönül birliği halinde din düşmanları ile birbiri ardınca aralıksız savaşmışlar, çeteler kurarak yaptıkları akınlarla kafir diyarını harap etmişlerdir. Yapmış oldukları yararlı hizmetlerini, tam manasıyla anlatmak mümkün değildir."

Kaynak: Bosna Tarihi - Ömer Bosnavî

 

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren