Orta Asya'ya hükmedenler şimdi Esaretteler...

Prof. Dr Ekrem Buğra Ekinci 19.07.2009 3951
B
abamın Uygur asıllı kürk tâciri bir ahbabı vardı. Yeni yetişirken beni Doğu Türkistan’dan gelme bir folklor gösterisine götürdü. Ekibin ihtişamı beni büyülemişti. Çin’in toleransına şaştığımı söylediğimde, “Tolerans, sadece folklor ve spor gibi hususlardadır” demişti...

     Oğuzlarla Müttefik
 
     Uygurlar, Oğuzlar, Kıpçaklar gibi Türklerin esas boylarından birisidir. Uygur, müttefik demektir. Oğuzların müttefiki olduğu için bu isimle tanınmıştır. Lehçe ve kültür olarak Oğuzlara Kıpçaklardan daha yakındır. 745’te Göktürk Devleti’nin yıkılması üzerine, Uygur hânedanı Büyük Türk Hakanlığı tahtına geçip bütün Orta Asya’ya hâkim oldu. Uygurlar devrinde Türkistan tamamen Türkleşti. İranlı unsurlar dillerini bırakarak Türkler arasında eridi. Bir kısmı da batıya çekildi. 840’ta kuzeyden gelen Kırgızlar, Uygurları bugünki Moğolistan’dan sürünce, Doğu Türkistan’a yerleşip Karahanlı hâkimiyetine girdiler.

    Uygurların çoğu, eski bir Hıristiyan mezhebi olan Manikheizm’i benimsemişti. Mani (215-256) adında bir İranlı tarafından kurulan bu mezhepte Zerdüşt dininin tesiri kuvvetlidir. İlk defa Uygur Kağanı Böğü Kağan (759-779) Tibet Seferi sırasında resmen bu dini kabul etti. İslâmiyetin zuhuruyla, zaten sathî olarak benimsenmiş olan Mani dini silinip gitti. Tarihçiler, dünyevî bir din olmayan Budizm’in fazla yayılmasına engel teşkil ettiğinden, Mani dininin kabulünü Türklük için avantajlı görürler. Aksi takdirde Türkler, Budizmin uyuşturucu karakteri sayesinde, Budist topluluklar arasında eriyip giderdi. Uygurlar, Karahanlılar sayesinde Müslüman oldu. İlk Müslüman Türk hakanı Buğra Han’ın mezarı ve başşehri Artuç, Kaşgar yakınındadır.

    Matbaayı Tanıttılar

    Uygurlar, dünya tarihinin en medenî ve kültürlü topluluklarındandır. Türkler arasında tamamına yakını yerleşik hayata geçen ilk boydur. Doğu Türkistan’da pek çok şehir kurmuş ve kurulu şehirleri genişletmişlerdir. Çinlilerden matbaa, kâğıt, barut, pusula, saat gibi buluşları öğrenip, dünyaya tanıttılar. Mani’nin tertiplediği 16 harfli Uygur alfabesiyle binlerce eser yazıldı veya tercüme edildi. Kâğıt ve matbaa kullandıkları için, bazı yazılı eserleri günümüze kadar ulaştı.

    Türkistan ve Turfan havalisinde yapılan arkeolojik kazılarda, vasiyetnâme, satış akdi, kirâlama, şirket, rehin senedleri ile, evlâd edinme ve esir âzâdına dair çok sayıda yazılı hukukî vesika ele geçti. Bu da Uygurların çok gelişmiş bir hukuka sahip olduklarını göstermektedir. 1072’de Divânü Lügati’t-Türk adlı Türkçe-Arapça lügatı yazan Mahmud, Kaşgarlı bir Uygurdur. Moğol istilâsı sebebiyle Uygurlardan Anadolu’ya yerleşenler oldu. Selçukluların ardından kurulan beyliklerden en büyüğü olan Ertena Devleti’nin kurucusu Uygur idi. Entelektüel hüviyetleri sebebiyle Uygurlar Selçuklu bürokrasisinin belkemiği oldu. Sultan Fatih, Uygurca bilir ve alfabesi ile yazardı. Uygurlar, sonra Arap alfabesini benimsedi. Bugün bile bu alfabeyi kullanan nâdir Türk halklarındandır.

    Ümitsiz Teşebbüsler

    Uygurların yıldızı sönmeye başladıktan itibaren Çin yavaş yavaş Doğu Türkistan’ı işgal etti. En son geniş istilâ olan 1759‘dan itibaren Uygurlar 40’tan fazla ayaklandı. 1877‘de Çin kesin olarak mıntıkaya hâkim oldu. Buraya Sinkiang (yeni kazanılan) adını verdi ve Çinlileri iskâna başladı. 1932 yılında Uygurlar ayaklanarak, Mehmed Emin Buğra liderliğinde Kaşgar’da Şarkî Türkistan İslâm Cumhuriyeti‘ni kurdu. Ancak Türkiye dâhil olmak üzere hemen hiçbir ülke kendisini tanımadı. Rus Kızıl Ordu‘su yardımıyla 1934‘te Çinliler Uygur ordusunu imhâ edip devleti yıktı. Uygurlar bu sefer 1944‘te Rusların desteğiyle Alihan Töre liderliğinde Şarkî Türkistan Cumhuriyeti‘ni kurdu. Maksatları, bütün Türkistan’ı tek bir bayrak altında toplamaktı. Ancak Mao‘nın Kızılları 1949‘da mıntıkayı işgal edip bu devleti de yıktı. Devletin ileri gelenlerini Pekin’e götüren tayyare Baykal Gölü civarında düştü.

     Bugün bir asrı aşan Çin işgâlindeki Doğu Türkistan’da her türlü haktan mahrum ve tarihte ender rastlanan haksızlıklara maruz bir şekilde takriben 17 milyon Müslüman yaşamaktadır. Sinkiang nüfusunun elan % 54’ü Uygur ve Kazak Türküdür. Dinî ve kültürel hayatları, ticarî faaliyetleri, kitap ve gazete basmaları, matbaa kurmaları, mülkiyet ve seyahat hakları, hatta çocuk sahibi olmaları bile sınırlamalara tabidir. Doğu Türkistan dışında da Uygurlar yaşamaktadır. Çin’in, tabiî kaynakları zengin bu mıntıkayı elinde tutmak ve Çinlileştirmek için elinden geleni yapması normaldir. Hâdiselerde, Amerika‘nın da bölgedeki enerji kaynaklarını kontrol etmek istemesinin de rolü var elbette. Çin’in ekonomik bakımdan Amerika‘ya bağımlılığını, Amerika’nın da Orta Asya ve dünya politikasını bilenler için olup bitenleri analiz etmek zor değildir.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür