"Ordusuz Olmaz"

Yavuz Bülent Bakiler 10.05.2018 2561
resim

Ş
irazlı Sadi’nin, Bostan ve Gülistan isimli eserinde okumuştum: “Tavus kuşunun en büyük düşmanı kendi kuyruğudur” diyordu. Kimse bir kumruyu, bir kartalı, bir leyleği... kuyruğu için vurmaz. Ama tavus kuşunun binbir renkte, binbir şekille süslü, muhteşem bir kuyruğu var. İnsanı âdeta büyüleyen o güzelim kuyrukla, misafir odalarının bir duvarını süslemek isteyenler, tavus kuşunu çekip vururlar. Zavallı tavus kuşu, kuyruğunun kurbanı olur.

Türkiyemizin iki muhteşem kuyruğu var. Biri Çanakkale ve İstanbul Boğazlarımızdır. Ötekisi, çok zengin yer altı ve yer üstü kaynaklarıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolumuz. Bütün yurdumuzu ve bu iki muhteşem “kuyruğumuzu” biz ancak çok kuvvetli, vurucu ve caydırıcı bir orduyla koruyabiliriz. Ordusuz vatan, ordusuz millet, ordusuz devlet olmaz. Canımızı, malımızı, ırzımızı ve bütün hürriyetlerimizi ordumuza borçluyuz.

Ben 1950 yılında, Sivas’ta, ortaokulun son sınıfında iken, Türkiye dışındaki Türklerle ilgilenmeye başladım, Orkun ve Serdengeçti mecmualarını okuyarak, coşkun duygularla bir Turancı oldum. Turan için şiirler, kitaplar, makaleler yazdım. Sonra, Sovyet İmparatorluğu çökünce, yeni Türk Cumhuriyetlerine 10 defa gidip geldim. Hem devlet televizyonumuzdan, hem de özel televizyonlarımızdan, soydaş cumhuriyetler üzerine 101 TV programı hazırladım ve sundum. Okuduklarımla ve dinlediklerimle öğrendim ki, Çarlık Rusyasının orduları, koskoca Türkistan topraklarını ele geçirmek için, sadece 50 ölü vermişler. 500 veya 5.000 askerini değil, sadece (elli) askerini kaybederek Türkiye’den büyük Türkistan topraklarına sahip olmuşlar. Gitmiş olduğum her Türk Cumhuriyetinde devlet yetkililerine sordum:

-Bu koskoca Türkistan topraklarına Rus orduları, ellerini kollarını sallayarak nasıl girdiler? Vatanınızı neden savunmadınız?
Bana her yerde aynı cevabı verdiler:

“-Ordumuz yoktu! Ordumuz yoktu! Ordumuz yoktu!” dediler. “Koskoca Timur İmparatorluğu yıkılınca Türkistan’da birtakım hanlıklar kuruldu. O hanlıklar, birbirleriyle uğraşmaktan kuvvetli ordular kuramadılar. Ruslar da, ordusuz Türkistan’a kolaylıkla girip bize kan kusturdular!”

Bütün Türk Cumhuriyetlerini gezip gördükten, Rus emperyalizmi karşısında bitmez-tükenmez acılar, utançlar... duyduktan sonra anladım ki, Türkiyemizde en büyük ihanet, ordu düşmanlığıdır. Ve yine gördüm ki ordu düşmanlığı, sadece ordumuz aleyhinde yazmak-çizmek, halkımızın, ordumuza güvenini, sevgisini sarsmak değildir. Ordumuzu siyasetin içine çekmek de, ordumuzun ikide bir hükümet darbeleri yapmasını istemek de kesinlikle ordu düşmanlığıdır.

Osmanlı devrinde, Yeniçeri ocaklarının “istemezük”
diye kazan kaldırmaları, Cumhuriyet dönemimizde bazı komutanlarımızın hükümet darbeleri yaparak idareye el koymaları, çok büyük acıların doğmasına, ordumuzun güç kaybetmesine yol açtı. Ordumuz, daima siyasetin dışında kalmalı, hep milletimizin ordusu olmalıdır. Türkiyemizin geleceği, çok güçlü, vurucu, caydırıcı bir ordunun varlığına bağlı!


 

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür