Önce Türkçe Öğretimi

Necati Demir 05.02.2014 2794
D

il öğrenimi ve öğretimi ile ilgili bir gerçek vardır: “Çocuk; önce ana dilini iyi öğrenmeli; onunla okuma ve yazma kabiliyetini geliştirmeli, kavram ve anlamda derinleşmeli, bu dille, şahsiyet ve şuur kazanmalı, kendisine güvenmeli, ondan sonra yabancı bir dil öğretimine geçilmelidir.” Özellikle batı ülkelerinde bu konuda belki binlerce çalışma yapılmış, hep aynı noktalara ulaşılmıştır.

Türkiye’de ise tam tersi yapılmaktadır. Daha doğrusu ne yapıldığı bir türlü anlaşılabilmiş değildir.

Türk aydınları, Türk dil bilimcileri, Türk eğitimcileri ısrarla şunları söylemektedir: “Türkçe öğretimine öncelik verilmeli, Türkçe her Türk vatandaşına iyi öğretilmeli, daha sonra gerekenlere/gerekirse yabancı dil veya yabancı diller öğretilmelidir. Aksi durumda yeni nesiller Türkçeyi öğrenmeden, hiçbir bilim dalında derinleşemeden, hiçbir alanda ufku gelişemeden yetişecekler.”

Bu feryatlar, gök kubbeyi sarsacak duruma gelmesine rağmen hâlâ eğitim kurumlarımız inatla yabancı dil sevdasıyla yanıp tutuşmakta, bütün enerjilerini yabancı dille eğitim yaptırmaya veya yabancı dil öğrenimini erken yaşlara almaya sarfetmektedirler. 

Böyle bir aşk dünyada yaşanmamıştır(?). Bundan sonra yaşanacağa benzemez.

Aslında karşı karşıya kaldığımız durumu ve bir faciaya doğru hızlı biçimde yürüdüğümüzü eğitim kurumlarındaki herkes, bütün devlet adamları hatta eğitimli herkes görmektedir. Ancak niçin düzeltilmek istenmediği anlaşılır gibi değildir.

Yeni nesiller Türkçeyi öğrenmeden, doğru dürüst okumayı yazmayı bilmeden üst sınıflara doğru yükselmektedir. Üniversitede okuyup da anlamlı iki cümleyi bile arka arkaya getirmeyen öğrencilerin, hatta öğretim üyelerinin sayısı mutlaka hesaplanmalıdır. Hangi seviyede olursa olsun (mecbur tutulduğu için) okuduğu kitaptan hiçbirşey anlamayan öğrencilerin, hatta öğretmenlerin hatta ve hatta öğretim üyelerinin durumu gelecekte ne olacaktır? Durumun böyle olduğunu Türkiye’de eğitimle ilgilenen herkes bilmektedir. Ancak gerçek acı olduğundan duyarsız kalınmaktadır. Ya da takke düşüp kel görünür diye kimse bu konularla ilgilenmeye cesaret edememektedir.

Durum böyle iken hangi öğretmen hangi çocuğa yabancı dil öğretecektir. Ya da onlarca yıl bu kadar emek ve bu kadar maddi kayıba rağmen hangi öğretmen hangi öğrenciye, hangi okulda yabancı dil öğretebilmiştir? Bu sorunun cevabını bilen harhangi birisi var ise haber beklenmektedir.

Konunun bir başka yönü yabancı dil ile eğitim yapan kurumlardır. Öğretmen /Öğretim üyesi Türk Öğrenci Türk, Okul Türkiye’de ama öğretim dili İngilizce. Bu eğitim uygulamasının adı nedir, dünyada bir benzeri daha bulunmakta mıdır? Benzeri varsa hangi ülkededir, bilen var mıdır?

Bütün bunlardan sonra aslında aynada suret net görünmektedir. Şu anda Türkiye’de eğitim uygulamaları, nesiller yetiştirmek değil, nesilleri kör etmektir. Türkiye’nin geleceğini karartmaktır. Dünya bilim bakımından ilk beş yüz üniversite içerisinde Türkiye’den bir üniversitenin bile bulunmayışı tesadüf değildir.

İhmal edilen ve takip edilen yanlış yol; sıradan bir durum değil, Türkiye’yi 2023 yılında yönetecek gençliğin yetiştirilmesidir. Herkes bilmelidir ki gölgede olanın gölgesi olmaz.

Mevcut eğitim uygulamalarımızı, Türkiye’yi zor duruma düşürmek, bölmek, talan etmek, geri bırakmak, dünya ile rekabetten koparmak isteyen ülkelere ihraç etmeliyiz. Biz ise önce Türkçenin öğretildiği bir sistemi takip etmeliyiz. Tek kurtuluşumuz budur. Aksi halde yolun sonu görünmektedir.  

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…