Neyi Kaybettiğini Hatırla...

İbrahim Tenekeci 05.12.2012 3114

K
itaplar üzerinden yola çıkmayı çok seviyorum. Mesela İngiliz Yüzbaşı Fred Burnaby'nin "At Sırtında" Anadolu kitabındaki güzergâhı takip ederek, Beypazarı ilçesine kadar gitmiştim: Maşukiye, Arifiye, Geyve, Taraklı, Göynük, Nallıhan ve Beypazarı. İki gezi arasında, 'sadece' yüz otuz senelik bir fark vardı. Fakat konumuz bu değil.

Edirne Savunması Günleri'ni okur okumaz, ne olduğunu anlamadan, kendimi Edirne'nin tabyalarında bulmuştum. Özellikle Mehmet Şükrü Paşa'nın tabyasından ayrılmak zor oldu.

Bu kitap, Hafız Rakım Ertür'ün Balkan Savaşı hatıralarından oluşuyor. Yayına hazırlayan ise Ratip Kazancıgil. Bendeki nüshanın baskı tarihi 1986. Edirne, Bulgar ordusu tarafından tamamen kuşatılmıştır ve kırk gün olarak planlanan direniş, üç aydan biraz fazla sürer. Edirne Savunması Günleri, işte bu direnişi anlatıyor. Kitabın önemi, inşallah bir gün anlaşılır.

Aram Andonyan'ın "Balkan Savaşı" kitabını okuduğumda ise Çatalca savunmasının yapıldığı yerleri gezme/görme ihtiyacı hissetmiştim. Oralara kadar gitmişken, Çakmak Hattı'nı da aradan çıkarmıştık. Dağyenice köyündeki "Alaiye Şehitliği"ni görünce, üzüntüm daha da artmıştı. Çünkü şehitlik, adeta bir çöplüğün içindeydi.

Alaiye Redif Taburu'nun acıklı bir hikâyesi var. Uzun. Sadece şu kadarını anlatalım: Bulgar askerleri, Alaiye Redif Taburu'na karşı gece baskını düzenler ve 657 askerimiz süngüyle şehit edilir. Siperlerinden çıkmaya bile fırsat bulamazlar. Yorgunluk, açlık ve uyku.

Bunları niçin yazıyorum? Okuduğumuz kitaplar bizi ayağa kaldırmıyorsa, ya o kitaplarda bir şeyler eksiktir ya da bizde iş kalmamıştır.

Osmanlı-Rus Harbi, Türk-Yunan Savaşı, Girit İsyanı, Türk-İtalyan Savaşı, Balkan Savaşları, Birinci Cihan Harbi, Mütareke yılları, Milli Mücadele… Bunların yanı sıra irili ufaklı diğer olaylar, devrimler, Tek Parti Dönemi'nin getirdiği sıkıntılar ve İkinci Cihan Harbi'nin inanılmaz yansımaları. Ortalama bir insan ömrü kadar olan bu süre, yani 1877-1944 yılları, milletimiz için korkunç bir yıkımı da beraberinde getirmiştir.

Bu durum, "yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır" (Sezai Karakoç) gibi bir şey değil. Belki şu olabilir: "Hep denedin hep yenildin, yine dene yine yenil, daha iyi yenil." (Samuel Beckett)

Peki, Milli Mücadele'yi nereye koyacağız? Müsaade ederseniz, susma hakkımı kullanmak istiyorum.

Kemal Tahir, "eski zaferlerden çok bahsediliyorsa, artık yeni zafer ümidi kalmamış demektir" der. Bu sözün etkisiyle olsa gerek, yenilgilerimizi anlatan kitapları okumayı daha çok önemsiyorum. 93 Harbi, Balkanlar, Sarıkamış, Filistin vs.

Fikrim şu: Kayıplar, kazançlardan daha öğretici olabiliyor.

Nüfus yapısı dahil, Türkiye'nin birçok şeyini değiştiren Balkan Savaşı'nın yüzüncü yılındayız. Kasım ayının ise ayrı bir önemi var. Bulgar ordusunun Çatalca önlerine gelişi, 11 Kasım ve sonrası. Yenilgi elbette kutlanmaz. Fakat 'neyi kaybettiğimiz', daha güçlü bir şekilde hatırlanabilir. Yayınlar, sergiler, sempozyumlar. Hep birlikte, kaybettiklerimizden gerekli dersleri almak ve elimizde kalanlara daha sıkı sarılmak için...

Bu arada, tarihi şahsiyetleri de artık rahat bırakalım. Sadece bir örnek: Sarıkamış'ta ordunun komutanı Enver Paşa'ydı. Tamam. Peki, Çanakkale'de savaşan askerlerin komutanı kimdi?

Kitaplarla başladık, yine bir kitapla bitirelim.

Balkan Savaşı'yla ilgili elimizde çok fazla fotoğraf yok. Olanlar da batılı fotoğrafçılara ait. Bu fotoğrafçılardan biri de Herbert F. Baldwin'dir. Özellikle Çorlu ve Çatalca bölgesinde, Karıştıran köprüsü civarında, Türk'ün geri çekilişini dokunaklı bir şekilde belgelemiştir. Bilinen ve yürek burkan birçok fotoğraf ona aittir. O fotoğraflardaki yüzleri, özel büyüteçlerle, defalarca ve tek tek incelemiştim.

Çamurlu yollarda yalınayak yürüyen köylüler, perişan haldeki askerler; yoksulluk, acı ve utanç. Ezra Pound'un dediği gibi: "Kafamız üzüntüyle dolu, acımızı kim anlar?" (Cathay)

Baldwin'in fotoğrafları ve günlükleri, yüz sene sonra, nihayet ülkemizde de kitap olarak yayınlandı: "Trakya'da Bir Savaş" Fotoğrafçısı, Demkar Yayınları.

Kitapta, ibretlik olan, sadece fotoğraflar değil. Şahitliklerden oluşan notlar da çok önemli. İşte o bölümlerden biri:

"Trakya'nın ortasında Osmanlı ordularının bozguna uğramasında katkısı olan faktörlerden biri, İstanbul'un yerli halkının genel kayıtsızlığıydı. Günden güne Bulgarların Çatalca'ya doğru ilerledikleri haberleri gelmeye başlamış, bununla birlikte, kahvehane müşterilerinin sayısında bir azalma görülmemiş, sinemalar da hiç görülmediği kadar iş yapmaya başlamışlardı. 

Bu tür eğlence yerlerinin girişlerinde, lobilerinde, kapılar açılıncaya dek sürekli olarak kalabalıkların olması, beni programlara göz atmaya yöneltti. Savaş filmleri gösterildiğini umuyordum, fakat bir tek savaş filmi bile yoktu. Kral Ferdinand'ın ordusuyla kapılarına dayanmış olduğu bir zamanda, kent halkı düzmece bir komedi ve sıradan duygusallığa odaklanmıştı.

Edirne'nin kaderi söz konusuyken, o halk kitlelerinde en ufak bir ilgi görememiştim."

Sorumuz şu: O günden bugüne, değişen fazla bir şey olmuş mu?

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren